turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TENEKE TINGIR KAFALAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 EYLÜL 2016

Gün geçmiyor ki, AKP iktidarının görevlendirdiği bir görevliden ya da AKP'liden skandal bir açıklama işitmeyelim. Bakın; Burdur Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram nasıl bir inci döktürmüş. Mahmut Bayram'a göre, "Bir kadın evinden süslenip sokağa çıkıp evine dönerse dönene kadar kaç erkeğin şevhetini tahrik etmişse o kadar erkekle zina yapmış" sayılırmış. Aynı kişi bir herze daha yumurtlamış, "Dinsiz adama devlette iş verilmez" demiş.

Benzer açıklamalara ve yaşam tarzına müdehalelere son zamanlarda daha sık rastlıyor oluşumuz bilinmelidir ki bir rastlantı değildir. Bu adam gibi teneke tıngır kafalar her nasıl olmuşsa iktidarın da himmetiyle bir MilliEğitim Müdürlüğü kapmışlar ama adamın kafasının içinini örümcek ağı sarmış. Sözü geçen adam hem kadın düşmanı hem de ruh sağlığını dünya görüşü iyice bozmuş. Bu yüzden de sokakta insan gibi giyinip dolaşan kadınlarımızı kendi kafasında olan ruh hastalarına hedef olarak gösteriyor. Sözü geçen kişinin dünya görüşünden kaynaklı ruh sağlığının bozuk olması bir yana adam açıktan açığa nefret suçu işliyor. Bu adamın söyledikleriyle sokakta kadınlarımıza saldıracak çok deli bozuk olduğunu unutmayalım.

Bütün bunlar iyi tamam da, böyle biri nasıl olur da Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğunda oturur? İl düzeyinde eğitimden sorumlu böyle bir kişinin eğitime hiçbir olumlu katkısı olmayacağı bir yana adam resmen hedef göstererek ve bazılarını suça tişvik ederek suç işliyor. Böyle durumlarda harekete geçmesi gereken Cumhuriyet Savcıları olması gerekir, ancak her ne hikmetse hiçbir Cumhuriyet savcısının görevini yaptığı yok. Hani Cumhuriyet savcıları olarak anılmasalar kuşkuya düşeceğiz ya öyle anılıyorlar ve de bu muhteremlerin hiçbiri Cumhuriyet savcısı gibi davranmıyor niyeyse.

Aynı kişi; "dinsiz adama devlette iş verilmez" de demiş. Sözü geçen teneke tıngır kafa bu Milli Eğitim Müdürü için ne söylesek yeridir de, acaba bu kişi bu sözleri kendiliğinden mi söylemekte, sonucunu bile bile böylesi herzeler yemeyi göze almaktadır? Elbette değil, sözü geçen kişi bu gücü doğrudan AKP ve saray iktidarından almaktadır. Öyle olmasa bu denli cesaretli davranmasının mümkün olmadığını hemen herkes bilir. Öyle ya işbaşında dini politikaya alet eden ve dini faşit bir yönetim kurmak isteyen bir iktidardan söz ediyorsak; olup bitenlerin içyüzünü de anlamakta zorlanmayız.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman Abdülhamit'i öven bir kampanya başlatmıştır. Üstelik de Dolmabahçe Sarayı'nda yaptığı konuşmada Abdülhamit'e bolçlu olunduğunu söylemiştir. Daha önce de yazdığımız gibi Abdülhamit'e niye bu ülkenin borcu vardır açığa çıkarılmasında yarar var. Abdülhamit ki 33 yıllık isdibtat döneminde aydın düşünen kim varsa inim inim inleten kişidir. O dönemde hiçbir özgürlükten söz edilemediği gibi Abdülhamit döneminde yapılan zulümde aymalı açık ortadadır. Yine Osmanlı en fazla toprak kaybını Abdülhamit döneminde yaşamıştır. Ülkelere karşı denge politikası yürütmesinin dışında ne bir öngörüsü ne de bir becerisi olmayan bu kişiyle ilgili AKP ve sarayın şimdilerde bir sevgi ve saygı kampanyası başlatmış olmasını da doğru okumak gerekir.

Bakın 2. Abdülhamit'le ilgili sempozyumda İsmail Kahraman ne demiş; "HAFIZASINI KAYBEDEN MİLLET ONURUNU KAYBETMİŞTİR." Bu ülkenin işçisi, emekçisi, aydını, genci 2. Abdülhamit'in neyin nesi olduğunu çok iyi bilmektedir. 2. Abdülhamit'le ilgili ne kadar uydurma sözler ederseniz edin durumu değiştirmenizin olanağı yoktur. Yani bu millet kendi tarihini bilir, o tarihte de 2. Abdülhamit'i hak ettiği yere koyar. Bu durumda hafızasını kaybedenler sanırız 2. Abdülhamit'e sahip çıkanlar olsa gerektir. Ucuz onur tarifleriyle kimsenin aklını çelemezsiniz Sayın İsmail Kahraman. İsterseniz düşünce sistematiğinizi gözden geçirin ve kimin onurunu yitirdiğini de görmekte zorlanmayacaksınız. Bu yüzden Cumhuriyetin meclisinin başkanı olarak bulunduğunuz mevkiyi temsil etmediğiniz çok açıktır. Size istifa etmek düşer ancak bunu yapacak ne konumdasınız ne de çöreklendiğiniz mevkiyi terkedersiniz.

Bir bakın, sizin son birkaç gündür konuştuklarınız ortada. Sizin zihniyetinizde olan iktidarın çeşitli mevkilere getirdiği insanların durumu da ortada. Hani susun diyeceğiz de gerek yok. Bu ülkenin halkının karşısına çıkın gerçek niyetlerinizi ve kimliğinizi bir bir ortaya dökün ki bu ülkenin halkının da sizi anlaması kolaylaşsın. Kolaylaşsın ki bir an önce bulunduğunuz mevkilerden kendiliğinizden ayrılmayacağınıza göre bu ülkenin gerçek sahipleri tarafından kolunuzdan tutulup işgal ettiğiniz mevkilerden indirilesiniz.

Hani sanıyorsunuz ki her yola başvurur, seçimleri kazanır yine iktidar koltuğunda bizler otururuz. Hiç öyle düşünmeyin, sonunuz hızla yaklaşıyor.

Aşık İhsani'nin şiirinden kısa bir bölümü alarak yazımızı bitirelim.

SÖZÜM HAİN HIRSIZADIR, ÇABALAMA BAY DÜZENBAZ.

TABAN UYANIYOR TABAN.

HELE BİR AYAĞA KALKSIN, DURDURAMAZ ONU BABAN.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA