turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HEM KELLER HEM FODULLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 EYLÜL 2016

Dün on asker yaşamını yitirdi bir o kadar da yaralandı. Yaşadıklarımız öylesine olağanlaştı ki, her gün on eve ateş düşmesine kimsenin aldırdığı bile yok. İktidarın işi Fethullahçı cemaatle yatıp, Fethullahçı cemaatle kalkmak. Tam fırsat bir fırsatken bu arada da aradan ilerici, devrimci, sosyalist muhalefeti çıkarırlarsa oh ne âlâ. Yeme de yanında yat bir sonuç elde etmiş olacaklar. Nitekim Olağanüstü Hal silahına sarılıp istedikleri gibi davranabiliyorlar. İstanbul'da laiklik bildirisi dağıtan HTKP'li Erkan Baş'ın tepesine polisler çökmüşler yerde boğazını sıkıyorlar. Sonra da nasıl bildiri dağıtırsınız diyerek yallah gözaltına. Gün geçmiyor ki, gözaltına alma, tutuklama furyaları devam etmesin. Yani sözün özü Türkiye'de şu anda cadı avından başka yapılan bir iş yok.

AKP ve saray iktidarına sorarsanız darbeci Fethullahçılara yönelik operasyonlar yapıyorlar. Niye? Çünkü Fethullahçı cemaat kötü ve hain. Öteki tarikat ve cemaatlerse sütten çıkmış ak kaşıklar maşallah. Oysa bizler daha önce de pek çok kez yazdık çizdik. Bunların alacaksın birini vuracaksın ötekine, yani aynı soyun soyu hepsi. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra sokaklara dökülenlerin attıkları sloganları zaman zaman ele alıp irdeledik. Bu sloganların çoğu gerçekten de IŞİD sloganlarından hiç de farklı değil. Bugün gazetelere yansıyan bir MHP'li Zihni Açba darbe karşıtı gösteriler yapanlarla ilgili gerçekten de akıllara durgunluk veren açıklamasını da bizler söylüyorduk da bir kez daha işitince bize bu konuda bir şeyler söylemek farz oldu.

Darbe karşıtı gösteri yapanlar zaman zaman askeri lojmanların önüne kadar gidip rahatsız edici gösteriler yaptılar. Bu gösteriler sırasında bu kişiler darbecilerin eşlerinin kendilerine helal olduğunu dile getiren sloganlar atmayı da ihmal etmediler.

Şimdi konuşalım; Fethullahçı cemaat ABD'nin güdümünde darbe girişiminde bulundu. Zaten bugüne kadar sayısız dinci örgüt, hep ABD emperyalizminin çıkarlarına uygun kılıç salladı, kan döküp zulümler gerçekleştirdi. Yani demek istiyorum ki bunların özellik açısından birbirlerinden çok da farkları yok. Doğrudan karşılaştırma yaparsak ha darbecilerin eşlerinin kendileri için helal olduğunu söyleyen değişik tarikat ve cemaat ha Fethullahçı cemaat, kim bunları birbirinden ayırt edebilir ki?

Yani sözün özü şudur. Türkiye'de gerçekten de olağanüstü şeyler yaşanmasına karşın iktidar işi gücü bırakmış toplumu Fethullahçı cemaatin darbe girişimi ile oyalamaktan başka ülke ve ülke yurttaşları yararına minnacık olsun olumlu bir şey yaptığı yok. Gözaltılar… gözaltılar…gözaltılar, tutuklamalar…tutuklamalar…tutuklamalar bu işin sonu nereye kadar gidecek? Oysa her gün on asker yaşamını yitiriyor. Ekonomi cavlağı çekmek üzere. Hiçbir sorunun değil çözülmesi daha da ağırlaştığını görüyoruz. Yani sözün özeti yönetemez konuma düşmüş bir iktidarla yüz yüzeyiz. Bu yüzden de iktidar faşizan yöntemlere başvurarak iktidarını sağlamlaştırmaya çalışıyor. Kimi kredi kuruluşları Türkiye'nin kredi notunu düşürüyor, iktidar çevreleri ise koro halinde durumlarının ne kadar iyi olduğu yönünde laf yetiştirmekle meşgul. Yani hem kel, hem fodul durumdalar.

Ülkemizi öyle görünüyor ki, daha bir sürü tehlike bekliyor. Sözüm ona iktidarın iradesiyle IŞİD'a karşı operasyon yapacağız bahanesiyle ne oldukları belirsiz ÖSO ile Suriye topraklarına girildi. Şimdi ise tam anlamıyla bir belirsizlik yaşanıyor. Zaman zaman ABD ile Rakka'ya operasyon yapılacağı söylense de birçok nedene bağlı olarak bu operasyonun yapılması olası görünmüyor. Suriye'de savaş giderek daha da kızışmaya başladı. PYD'nin Fırat'ın doğusuna çekilmesi sağlanamadı. Böyle giderse sağlanacağı da yok gibi. Bölgede tam bir belirsizlik egemen. Bu belirsizlik ortamının sürgit devam edeceği beklenmediğine göre iktidar ve sarayın ülkeyi nasıl bir çıkmazla karşı karşıya getirdiğini de net olarak söyleyebiliriz.

Öyle görünüyor ki, her gün yaşamlarını yitiren askerlerimizin sayısına yenilere eklenirse ve de bu karanlık gidiş sürerse çok ama çok önemli gelişmelerle karşı karşıya kalacağımızı söyleyebiliriz.

Evet, Türkiye dayanıyor, Türkiye halkı dayanıyor ancak bu sıklet bu ağırlığı çekemez, çekecek durumda da değil…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA