turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞAŞAR, ŞAŞAR HEP ŞAŞAR!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 EKİM 2016

Dün, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Aydınlık'ta öyle bir yazı yazmış ki demeyin gitsin. İçerden çıktığı günden bu yana Recep Tayyip Erdoğan'dan bir Atatürkçü yaratmak için ne diller döktü, ne kafa patlattı ama olmadı işte. Bir türlü Recep Tayyip Erdoğan Atatürkçü olamadı. Eee ne demişler; "Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir. Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir." Perinçek de öyle yaptı. Aldı eline köteği verdi de verdi. Ne CİA Şeyhi Gülbettin Hikmetyar'ın dizi dibinden kalkıp cumhuriyet iktidarını gasp etmişliğini bıraktı, ne BOP Eşbaşkanlığını.

Daha düne kadar Recep Tayyip Erdoğan'dan bir cumhuriyetçi ve Atatürkçü çıkarmaya çalışan Perinçek'e ne olmuştu da bu kadar kafasının tası atmıştı acep? Erdoğan'ı kast ederek;
" Onlar, dağılmış bir ordudan zafer kazanan ordu yarattı.

Siz, ABD’nin, Cumhuriyet Ordusunu tasfiye operasyonunun aleti oldunuz!"

Oysa daha düne kadar hiç böyle yazmıyor, konuşmuyordu. Erdoğan, Başkomutan olarak PKK'yı hendeklere gömerken Amerika'yı da aynı yazgıya mahkum eden kişiydi ve onun arkasında durulması gerekliydi. İşi öyle üst noktalara vardırdı ki, bu ülkede bir kez daha herkese vay anasına be dedirtti. Artık denetlenemez bir öfke içindeydi Perinçek. Recep Tayyip Erdoğan'dan bir Atatürkçü yarattıklarını iddia etmesine mi yansın, cümle ilericilerin, devrimcilerin, sosyalistlerin karşısında bir kez daha mosmor olduğuna mı yansındı.

Devam ediyor Perinçek;

"*

Onlar, işgalci orduların başına çuval geçirdi.
Siz, başınıza Amerikan işgalcilerinin geçirdiği çuvalla dolaşıyorsunuz!

*

Onlar, Lozan’da büyük devletlere diz çökertti.

Siz, “2 sayfa dokuz maddelik gizli hizmet sözleşmesi” imzalayarak, büyük devletin önünde diz çöktünüz.

*

Onlar, Cezayir’den Afganistan’a, Hindistan’dan Çin’e kadar bütün mazlumların umudu oldu.

Siz, Irak’tan Afganistan’a, Libya’dan Suriye’ye kadar Haçlı'nın Müslüman dünyasına saplanan sapı silik hançeri oldunuz."

Bu sözler ne kadar okkalı değil mi? Dün söylediklerini unutmuş olan Perinçek; oysa Recep Tayyip Erdoğan'ı arkalamak için nelere katlanmıştı nelere. Kendisini ve partisini eleştirenlere karşı o bildiğimiz köylü kurnazlığı ile verilen yanıtları unutmuş değiliz. "Ne yani doğrulara doğru deyip desteklemeyecek miyiz" diyenlerin hallerine bakıyoruz da onlara sadece gülüp geçiyoruz işte. Perinçek, ne zaman Ulusal Kanal'a çıksa NATO ve Amerikan karşıtı sözler söyleyip Avrasya masalları anlatırken bir de bakıyorsunuz ki partisinin Genel Başkan Yardımcısı Hasan Atilla Uğur, NATO'dan çıkılmamasını Avrasya işinin hayal olduğunu söyleyivermiş. Kime inanacağınızı bilmiyorsunuz.

Aydınlık'ta zaman zaman Doğu Perinçek'le ters düşen yazı yazanlar da olmadı değil, bunlara el altından hıı çekildiyse de, bundan böyle Aydınlık'ta yazamazsınız denmedi niyeyse. Yıllardır tanıdığımız Yıldırım Koç bile Perinçek'i eleştirenlere karşı kale oldu da solcuların solculuğu Perinçek'ten öğrendiklerini yazmak gibi bir gaflete düştüyse de Yıldırım Koç'un övgüleri ne Perinçek'e ne de Vatan Partisi'ne yaradı.

Perinçek, kızmış bir kere; Recep Tayyip Erdoğan'ın ipliğini pazara çıkarmadan duracak gibi değil. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu milli devletin küreselleşmiş olan Erdoğan tarafından yıkılmaya kalkıldığını yazıyor. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının şeyh, şıh, mürit gbi sıfatları ortadan kaldırmak için devrim yaptığını dile getiren Perinçek, CIA Şeyhi Hikmetyar'ın müridi, Katar Şeyhinin de Suriye'deki kiralık mensubu oldunuz diyerek öfkesine bir türlü zincir vuramıyor. Bu kadar mı? Kaleleri zapt edilmiş, tersanelerine girilmiş bir ülkeyi onlar kurdu sizse; ülkenin tersanesini, PTT'sini, toprağını ve ormanını yabancılara peşkeş çekip, komisyonları "üçe, beşe" kapattınız diyerek veriyor veriştiriyor.

İşte yazdıkları aşağıda;

"*

Onlar, milli devleti kurdu.

Siz küreselleşip, onların kurduğu devleti yıkıyorsunuz!

*

Onlar, şeyhlerin, müritlerin, mensupların olmadığı özgür Türkiye için devrim yaptı.

Siz, CIA Şeyhi Hikmetyar’ın müridi, Katar Şeyhinin Suriye’deki kiralık mensubu oldunuz!

*

Onlar, bütün kaleleri zapt edilmiş, tersanelerine girilmiş bir ülkeyi yeniden kurdu.

Siz, ülkenin tersanesini, PTT’sini, toprağını ve ormanını yabancılara peşkeş çekip, komisyonları “üçe kapat”tınız.

*

Onlar, fabrikalar kurdu.

Siz, onların kurduğu fabrikaları yabancıya sattınız."

Perinçek, yazısının devamında ise Mustafa Kemal ve arkadaşlarının varlarını yoklarını kimsesizlerin Cumhuriyetine adadığını, Erdoğan'ın ise milletin varını yoğunu İsviçre bankalarındaki gizli hesaba yatırdığını, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının devlet adamı olduğunu, sizse başka devletin adamısınız diyerek ağır eleştirilerde bulunuyor.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının namını cümle alemin bildiğini, Erdoğan'ın ise süpürülme yetkisini Washinton'a teslim ettiğini, Wikileaks raporlarında nam saldığını belirterek; "Onlar, tarih yaptı. Siz, Amerikan’ın yaptığı Kanlı Ortadoğu Tarihine malzeme oldunuz!" diyor ve şöyle devam ediyor Perinçek:

"Siz kimsiniz!

Kim oluyorsunuz da, Atatürklere, İnönülere, Bayarlara, Çakmaklara dil uzatıyorsunuz!

Siz, onların ayağının tozu dahi olamazsınız, tarihe ABD’nin Haçlı Seferinde proje görevlisi olarak geçtiniz!

Artık isminizi de cisminizi de o kanlı ihanet tarihinden kurtaramazsınız.

Sizi, bu millet deliğe süpürecek!

Sizi, artık Amerika bile kurtaramaz!"

Perinçek'in yazıp çizdiklerini gördünüz. Çok değil daha bir gün önce farklı çizgide seyir defterine Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'yi farklı kaydedip yığınların onların yönünde yönlendirilmesine katkı koyanlar, Recep Tayyip Erdoğan'ın muhtarlara verdiği konferansta söylediği Lozan Antlaşması ile ilgili sözleri mi uyarıcı oldu da yüz seksen derece dönerek bir yazı yazmak gereği duydu Perinçek?

Hiç sanmıyoruz.

Bizim yıllardır tanıdığımız Perinçek'in bugüne kadar kimseyi yanılttığı görülmemiştir. Herkes 12 Eylül'ü 1980 darbesini faşist darbe olarak kabul eder eleştirir karşısında yer alır, o yanında yer alıp akıl vermeye kalkışır. Herkes AKP ve saray iktidarının yaptıklarının karşısına dikilir Perinçek tersine yürüyerek AKP'nin ve sarayın yanında yer alır. Recep Tayyip Erdoğan'dan Atatürkçü yaratmaya çalışır, bakar ki olacak iş değildir sonra da Mustafa Kemal ve arkadaşlarının "ayaklarının tozu bile olamazsınız" diyerek onca uğraşısının boşa gittiğine hayıflanan bir yazı yazar.

Esasen Perinçek'in 30 Eylül tarihli Aydınlıkta yazdığı yazı Erdoğan'a karşı yazılmış sert bir yazı görünümünde olmasına karşın bu yazı sadece ve sadece bir hayıflanma yazısıdır o kadar.

Perinçek'in yeni hayıflanma yazılarını bekliyoruz hayırlısıyla…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA