turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DURUMDAN VAZİFE ÇIKARANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 EKİM 2016

Ülkemizde bir şehitliktir tutturulmuş, bu sözle yatılıyor, bu sözle kalkılıyor. Yanlış anlaşılmasın bizim karşı çıktığımız gelenekselleşmiş olan şehitlik anlayışı değildir. Bizim karşı çıktığımız anlayış önüne gelenin madalya dağıtır gibi şehitlik madalyası dağıtmaya kalkmasıdır. Örneğin 15 Temmuz günü yaşamını yitirenlerin şehit olarak belirlenmesi hele de adına "demokrasi şehidi" denmesinin hiç mi hiçbir anlamı yoktur. Çünkü geçmişten bugüne böyle bir şehitlik mertebesi de yoktur. Hele de bu belirlemeyi yapanlar şaibeli kişilerse üzerinde gerçekten de durup düşünmek gerekmektedir.

Önce "Demokrasi şehidi" üzerinde duralım. Bir iktidar düşünün ki, demokrasinin D'sine inanmamakta, bu yüzden de yurttaşlara kumpaslar kurup içeri atmakta, gazetecilere göz açtırmamakta, basın kuruluşlarını kontrol altına almak için şeytanın bile aklına gelmeyen yollara başvurarak ya çökertmekte olmadı kapatmakta, ülke yurttaşlarının iş ve aş sorununu çözmemekte, çalışanların örgütlenmelerini baskı altında tutarak haklarını aramalarını engellemekte, kısacası hak ve özgürlüklerin kısıtlanması ile yetinmeyerek tamamen kaldırmak amacıyla OHAL'e başvurmakta sonra da çıkıp demokrasiden dem vurarak, sanki demokrasiyi savunuyormuş gibi 15 Temmuz gecesi Fethullahçı ve Amerikancı darbecilerin darbe kalkışımı sonrasında yaşamını yitirenlere "demokrasi şehidi" olma mertebesi dağıtmaktadır, acaba siz buna inanır mısınız?

Bizden kimse böyle bir saflığı beklememelidir. Çünkü burada kimse şu demokrasiyi koruyalım diye yaşamını yitirmiş değildir. Yaşamını yitirenler daha çok güvenlik güçlerini ayırırsak Recep Tayyip Erdoğan yandaşlarıdır. Recep Tayyip Erdoğan'da bu gerçeği çok iyi bildiği için yandaşlarının bu özverilerini ödüllendirmektedir o kadar. Çünkü böyle bir iktidara yani demokrasinin kırıntısına inanmayanlara her zaman için fanatik taraftarlar gerekli olduğundan AKP ve saray iktidarı bu konuda fazlasıyla duyarlı davranmaktadır.

Hani bizim yukarıda yazdıklarımızdan kimse bir anlam çıkarmaya kalkışmamalıdır. Bizler kimsenin yaşamını her ne şekilde olursa olsun yitirmesini istemeyiz, yaşam hakkını ortadan kaldıran her girişime karşı çıkarız. Yalnız AKP ve sarayın kafası böyle çalışmamakta her ne olursa olsun olup bitenleri nasıl çıkarıma çeviririm amacı güdülmesini olağan karşılayamayız.

Bugün üniversiteler gerçek görevlerini yapamaz konumdadırlar. Çünkü daha önce bu kişiler siyasallaşmış Fethullahçılardı, şimdi ise en az Fethullahçılar kadar siyasallaşmış AKP ve saray yandaşıdırlar. Bu yüzden de görevi bilim ve araştırma yuvaları olması gereken üniversiteler hukuk katledilirken, ülkede özgürlükler rafa kaldırılıp bir bir yok edilirken gıklarını bile çıkarmamaktadırlar ama durumdan vazife çıkarmaya gelince üstlerine yoktur.

Ne olmuş? Basına yansıdığına göre Bolu İzzet Baysal Üniversitesi'nin Rektörü Hayri Coşkun şehit ailelerine yardım için bir kampanya başlatan yazılı tarifeyi personele göndermiş ve bağış miktarını da 5, 50, 100 TL olarak belirlemiş. Bu yazılı tebligata karşı Fethullahçı olmadıklarını göstermek için personel ne yapmalı acaba? Öyle ya Fethullahçı karşıtlığının en üst rakamı 100 lira olduğuna göre; zaten geçim sıkıntısı içinde olan personel 100 liraya kıyıp Fethullahçı olmaktan kurtulmalı ki içi rahat etsin.

İşte AKP ve saray iktidarı Türkiye'yi böylesine içinden çıkılamaz hale getirdi. İç huzursuzluğa yansıyan dış politikanın yanlışlarının bedelini ödemekteyiz bugün. Gazete köşelerine baktığımız zaman iktidarın sayısız palavraları ile karşılaşıyoruz. Yok, Başika'dan çıkılmayacakmış da, yok koalisyon güçleri Irak'tayken Irak Hükümeti'nin sesi çıkmazken Türk askeri orada olunca mı sesi çıkıyormuş da bir sürü palavra dinliyoruz. Hani Irak işgal edilirken ve koalisyon güçleri Irak'ın kentlerini harabeye çevirirken sanki AKP iktidarı karşı çıkmış da işgal güçlerini desteklemeyip onurlu bir politika izlemiş de şimdi her şey unutulmuş gibi kalkmışlar dayı dayı konuşmalar yapıyorlar.

Gerçek o ki AKP ve saray Türkiye'yi içinden çıkılmaz bir bataklığın içine sokmuşlar ve nasıl çıkaracaklarını da bilemez bir durumdalar.

Dolayısı ile söylemek isteriz ki, bu iktidarın hiçbir sözünde ve tutumunda yerindelik aramanın ne olanağı vardır ne de gereği…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA