turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SEN KİMSİN?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

14 EKİM 2016

 Bu soruyu eğriltip bükmeden doğrudan Adalet Bakanlığı koltuğunda oturan kişiye soruyorum. Sen kimsin ve hangi yetki ile konuşuyorsun? Ya da şöyle sorayım; sen yasaların üstünde bir konuma mı sahipsin ki aklına geldiği gibi konuşabiliyorsun? Türkiye bir cumhuriyettir. Bugüne kadar cumhuriyetin ilkeleri yeterince işletilmese de tıpkı sizin gibi cumhuriyetin ilkelerini sık sık askıya alan sağ ve faşist yönetimler işbaşına gelip gittilerse de öze değin konuşmak gerekirse cumhuriyetin bu ülkenin yurttaşlarına kazandırdığı şeylerin de olduğunu herkes biliyor. Sistem olarak bizim ülkemizde parlamenter sistem benimsenmiş bulunmaktadır. Bu ülkede gerçek anlamda parlamenter sistemi kaldırmak ve yerine gerici, dinci, şeriatçı faşist bir sistem kurmak isteyen siz ve sizin gibi sağ iktidarlar, sayısız anayasal suç işledikleri halde sizler suçlu sayılmamışsınız.

Bu ülkede pek çok genç Anayasayı tebdil, tağyir, ilga etmekten ve parlamentoyu ortadan kaldırmaktan idam sehpalarına gönderilmiş ya da ağır cezalara çarptırılmışlardır. Size gelince Sayın Bekir Bozdağ, sizin konuşmalarınız da doğrudan anayasal bir suç olup karşılığı da bugün darbe yapıp içeri attığınız Fethullahçılardan hiç de farklı değildir. Yani siz ağırlaştırılmış müebbet ceza ile yargılanmalısınız. Üstelik Adalet Bakanlığı koltuğunda oturduğunuz için bilmem farkında mısınız bu cezadan hiç mi hiç kaçar yanınız yoktur.

Nasıl konuşuyorsunuz öyle? Zaten fiili olarak başkanlık sistemi varmış, siz işi kılıfına uydurup fiili durumunuzu yasal hale getirmek istiyormuşsunuz. Bir adalet bakanı böyle konuşabiliyorsa böyle bir adalet bakanını tanımamız ülkenin hiçbir yurttaşından beklenilemez. Yargıyı içine düşürdüğünüz gülünç durum yetmiyormuş gibi adeta uluslararası hukuk normları ile alay ediyorsunuz. Alay ediyorsunuz çünkü sanıyorsunuz ki mecliste öyle ya da böyle bir yasal kılıf uydurulursa işler tıpış tıpış gider. Şu an sizler iktidar gücüne dayanarak fiili bir durum oluşturmuşsunuz. Bugüne kadar sokakta gösteri yapan gençlerin anayasal düzeni değiştirecek hiçbir güçleri yok, onlar sadece kendilerine tanınan hak ve özgürlüklerini kullanmakta ama onlara her türlü baskı yapıp göz açtırmıyor, üstelik de en ağır suçlamalarda bulunurken her ne hikmetse sizin doğrudan işlediğiniz suçların bir karşılığı olmuyor niyeyse?

Bugün güvenip yaslandığınız dağlar olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Ama unutmayın, yarın o dağlara kar yağdığında kendinizi nasıl savunursunuz bilemem. Neki sizlerde oyun çok, o gün geldiğinde de tıpkı bir zamanlar Fethullah Hoca Efendi diye diye damak şaklattığınız sonra da Fethullah Efendinize demediğiniz bırakmadığınız gibi o günde kendinizi savunacak bir şey bulacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Hem hukukun üstünlüğüne inanan yargıçları "kandırıldık" diyerek aldatamazsınız da. Bilmem anlatabiliyor muyum.

Ülkenin çivisini çıkardınız. Hemen her gün ülke evlatları ölüyor, sizler bir tek Recep Tayyip Erdoğan'ı memnun etmeyi kendinize görev saymışsınız. Her gün başkanlıkla yatıyor, başkanlıkla kalkıyorsunuz. Dolar sizin iktidarınız döneminde Türk Lirası karşısında üç kattan fazla değer kazandı. Ülkemizde durmuş, ekonomi çarkını rantiye üzerinden döndürmeye çalıştığınız için yurttaşlarımız için iş yok, aş yok. İşe aldığınız kimselerse sizin iktidarınız döneminde sadece ve sadece yandaşlarınız olabiliyor. KPSS yetmiyormuş gibi bir de mülakat adı altında eleme barajı getirmiş böylece adaletsizliği arşı alaya çıkarmışsınız. Dipten doruğa ne kadar elinizde kurum varsa dökülüyor. Milli Eğitimi batırdınız.

Sağlığı ticarileştirdiniz. Dış politikada bataklığa gömüldünüz. Diyanet İşleri Başkanlığı sözüm ona dini kuruluş ama her türlü alavere ve dalaverelerin döndüğü cıfıt yuvasına dönmüş. Faize karşısınız, ancak Diyanet'in faizciliği Sayıştay raporları ile kanıtlı. Ortalıkta din kisvesi altında cirit atan ne kadar tarikat ve cemaat varsa besliyor semirtiyorsunuz. Çünkü bu kuruluşlar cumhuriyet ve ülke düşmanı. Hani o çok sevip televizyonlardan indirmediğiniz sarayda ağırlanan sözde tarihçiniz Kadir Mısırlıoğlu var ya Keşke Kurtuluş Savaşı başarılı olmasaydı da Yunanlılar ülkeyi işgal etmiş olsalardı diyor ya sizin karanlığınız böylesi ne olduğu belirsizlerle dolu. Normal okullara kumpas kuruyorsunuz. Normal okulları İmam Hatip Okulu haline getirmek için başvurduğunuz dolaplara bakın bir. Hemen hangi taşı kaldırsak altından bilerek ve isteyerek yarattığınız felaketler çıkıyor.

Bu halinizi hiç mi hiç masaya yatırmaksızın sanıyorsunuz ki iktidarınız daim olacak. Kökünüzle kömçeğinizle çürümüşsünüz. Çürümüşlüğünüzü anlamak istiyorsanız yandaşlarınıza bakın göreceksiniz. Dünün parasız pulsuzları bugün birer Karun olup çıkmış. Bu haramzadeleri besleyen sizlersiniz, sizlerin yarattığı adalet sistemi ile birlikte hırsızlar, dolandırıcılar, ülke varlıklarını peşkeş çekenler, alavereciler, dalavereciler, rüşvetçiler, ihale yolsuzluğu yapanlar ortalığı doldurmuş.

Siz sadece başkanlık konusunda fiili durum yaratmış değilsiniz. Yukarıda saydığım şeyler konusunda da yarattığınız bir sürü fiili durum var.Madem hukuku hiçe sayıyorsunuz ve fiili durum yaratarak iktidarınızı sürgit devam ettirmek istiyorsunuz halkın fiili durumuna da hazır olun.

Hazır olun, çünkü sizi koltuk değneğiniz Devlet Bahçeli'de kurtaramayacak.

Bilmem anlatabildim mi?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA