turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


A, B, C, Ç, D, E, F, G VE Ğ SEÇENEĞİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 EKİM 2016

AKP ve sarayın gündemi hep palavra ve saldırı üzerine kurulmuş. İçerde hukuk tanımaz bir anlayışla bütün muhalefete saldırılır ve her türlü muhalefet susturulmak istenirken, dış politika ise palavralarla yürütülmek isteniyor. Önce birinci yetkili konumundaki kişi çıkıyor, herkese demediğini bırakmıyor. Arkasından da tespih tanesi gibi diğerleri söylenen sözleri bir kez daha yineleyerek sanki bir şeyler yapılacakmış izlenimi yaratılarak bir bardak suda fırtına kopartıldıktan sonra bir de bakıyoruz ki sözlerin hiç mi hiçbir hükmü kalmamış. Nitekim Recep Tayyip Erdoğan ülkemiz ve bütün dünyanın gözlerinin içine baka baka önceki gün Musul'u kastederek ne söyledi?

'YAHU NASIL GİRMEYEYİM'

Sonra ne oldu? Girmek şöyle dursun masanın kıyıcığına bile kendisini oturtmamak için bütün emperyalist ülkeler, Irak Yönetimi ve Barzani karşı tutum aldılar. Bizimkiler durur mu? Bu olmazsa öteki olur cinsinden B ve C seçeneklerinin olduğunu söyleyerek bir palavra daha patlattılar. Yani sizin anlayacağınız dış politikanın palavralarla yürütüleceğini sanarak öyle bir boşluğa düştüler ki, şimdi işin neresinden tutabiliriz acaba diyerek atmadıkları takla yok. Darbeyi bile önleyememiş, komuta ettiği orduların durumundan bile habersiz kişi Hulusi Akar Amerika'ya gönderildi. Bu yolculuktan bir şey çıkacağını hiç sanmıyoruz. Ancak her zaman olduğu gibi diplomatik ve askeri trafikte hızlanacak. Nitekim Amerikalı yetkililer ülkemize ha damladılar ha damlayacaklar.

Başika'da duruyoruz. Irak'a 350 kilometre sınırımız olduğundan kendimizi müdahalenin bir parçası gördüğümüz için de sınıra söylendiğine göre yığınak yapmış bulunuyoruz. Musul'a yapılacak operasyonun dışında tutulursak ki tutulacağımız kesin, o zaman da hedefimiz Türkmen kenti Tel Afer olacakmış. Yani çevir gaz yanmasın hesabından içerde kamuoyu uyutulmak isteniyor. Bir de misakı milli sınırlarından söz edilerek Musul bizim olmazsa olmazımız olarak gösteriliyor. Bu kadar toz duman bulutunun içinde Kerkük'ün adı bile geçmez oldu. Sözün özü; misakı milli palavrası AKP ve saray iktidarının ağzında sadece içerdeki kamuoyunu kandırmaya en çok da her şeye teşne Devlet Bahçeli ve partisi MHP'yi kafeslemeye yönelik.

Dün, çıkışsızlık içinde olduğunu Bahçeli 'de biliyor olmalı ki, grup toplantısında hiç de ikna edici olmayan sözler sarf ederek işin içinden sıyrılmaya çalıştı. Bu arada da Ana muhalefet Partisi CHP'ye de gönderme yapmadan edemedi. Bir de, "CHP, PKK'nın sim kartıdır" diyerek akıllara ziyan sözler söyledi. Yani Bahçeli içine yuvarlandığı dereden kurtulmak için okun sivri ucunu CHP'ye çevirmiş bulunuyor. Oysa AKP ve saray iktidarı kendisini yalan bir milliyetçilik silahına sarılarak çoktan kündeye getirip göbeğini göğe çevirdi bile. Şimdi iki taraf birden misakı milli kandırmacasına sarılmışlar halkı uyutmaya çalışıyorlar. Oysa bölgemizde tehlikeli yaşam hem de heyula olmuş doğrudan üstümüze geliyor dersek abartmış olmayız.

Bir başka önemli konu da Musul'a yapılan operasyonda IŞİD kuşatılıp yok edilmek istenmiyor. Yani IŞİD, Suriye topraklarına doğru sürülecek. Bu yeni durum hem bizim sınırlarımızın güvenliği zaten yok daha da bozacak ve ayrıca yeni bir mülteci dalgasına da sebep olabileceği gibi, diğer yandan da bizim birliklerimiz Suriye topraklarında olduğuna göre bizim birliklere yönelik daha fazla bir güç IŞİD'ın elinin altında olacak. Sözün özü Musul'du, misakı milliydi derken fatura bir kez daha Türkiye'ye çıkarılmış olacak. Ayrıca yaratılan ortam sonrası PKK ve PYD'nin eli de çok büyük olasılıkla biraz daha güçlenecek. Böylece AKP ve saray iktidarı ile birlikte MHP'nin ay altında ayazda kalacaklarını hep birlikte göreceğiz.

Şu B ve C planı var ya, işte o plan palavradan ibaret. AKP ve saray iktidarı Musul için B ve C planı yapamayacak kadar bilgisiz ve hünersiz aslında. Ancak içerde bunların eline kimse su dökemez. Bu iktidar, içerde halkına değil B ve C planı; A, B, C, Ç, D, E, F, G ve Ğ planı yapacak kadar çok seçeneği olan bir iktidardır. Diyebiliriz ki bu iktidarın elinde geniş halk yığınlarına karşı alfabenin bütün harflerini on kez tüketecek plan bulunmaktadır. Öyle olmasaydı temel hak ve özgürlükler ortadan kaldırılır, Türkiye OHAL'le yönetilmeye kalkışılır mıydı?

Gerçekler ortada.

Bu iktidar, içerde şahin, dışarıda ise keklik.

HEPSİ BU…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA