turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SOL'DA BİRLİK-1

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

20 EKİM 2016

12 Mart sonrası sol tarafta birlik konusu sürekli konuşulmuştur. Özellikle de birlik konusunu Türkiye Sosyalist İşçi Partisi kurulduğu andan başlayarak sürekli vurgulamış, hatta öylesine ileri gidilmiştir ki, sol'un birliği bir sihirli değnek gibi algılanmış, ah bir sağlanırsa akan suların duracağı sol'un da hak ettiği güce kavuşacağına ısrarla değinilmiştir.

Ancak TSİP'in kast ettiği 'sosyalist birlik' daha çok sosyalist sol'u kapsadığı için birliğin ana bileşenlerini TSİP, TİP ve TKP'nin oluşturacağı düşünülmüştür daha çok. Bu arada Kemal Burkay'ın 'Özgürlük Yolu' ve Kürdistan Öncü İşçi Partisi (DDKD) de bu birliğin içinde görülmüştür.

Sözünü ettiğimiz birlik daha çok bilimsel sosyalizmin ödünsüz savunulması üzerinden yürütülmüş, parti anlayışı da Leninist çizgi olarak saptanmıştır. Konu ile ilgili görüşmeler başta TİP olarak sürdürülmüşse de bir sonuca varılamamış, TSİP'in özenle üzerinde durduğu 'birlik' politikası da sonuç vermeden kapanıp gitmiştir. 12 Eylül 1980 faşizmi de solu ve sosyalist solu dağınık olduğu bir dönemde yakalamış, 12 Eylül 1980 faşist darbesine karşı üzerinde durmaya değer bir direnişte olmamıştır. Burada söylenebilecek şeyleri kısaca özetlersek şudur; TSİP'in 'birlik politikası' ne sosyalist sol arasında sağlanmış ne de faşizme karşı sol'un geniş cephe birliği yönünde dikkate alınacak bir adım atılabilmiştir. 12 Eylül sonrası yurtdışında oluşturulan içinde pek çok sol örgütün yer aldığı 'Sol Birlik' kurulmuşsa da bu birliğin çaba ve çalışmaları Türkiye'de organize edilemediği gibi devamı da sağlanamayarak dağılmıştır.

Konuyu kapatırken bir tek şey söylemek isterim o da Sol Birlik'le ilgili bildiri ve doküman ülkede bir tek TSİP'liler tarafından dağıtılabilmiş, diğer yapıların gerekli organizasyonları olmadığı için Sol Birlik'in ülkeye yönelik kısa süreli adımı sadece TSİP çabalarıyla sınırlı kalmıştır. Sonrasında ise Sol Birlik hiçbir iz bırakmadan ortadan yok olup gitmiştir.

Buraya kadar sürdürülen Birlik çalışmaları sosyalist birlik bağlamında bilimsel sosyalizmin ve Leninist parti ilkelerinin gözetilerek sürdürüldüğü çalışmalardır. İkincisi ise faşizme karşı daha geniş bir sol yelpazeyi içine alacak olan birlik çalışmalarıdır ki, bu konuda Sol Birlik oluşumunu saymazsak ortada dikkate alınacak bir şey yoktur.

Birlikle ilgili daha ısrarlı çalışmalar 12 Eylül faşizminin etkisinin azaldığı dönemlere rastlar. Sovyetler Birliği'nde çatırdamalar gün yüzüne çıkmıştır. Doğu Avrupa ülkeleri birer ikişer bloktan kopmayı yaşamaktadır. Sonuç olarak gelinen noktada sosyalizm düşmanlarına ve kapitalizmin ölümüne savunucuları olan liberallere büyük bir fırsat çıkmıştır. Sosyalizme en çaplı saldırı özgürlük adı altında liberaller tarafından yürütülmüş, bilimsel sosyalizmle neredeyse alay edilerek hâlâ bilimsel sosyalizmi savunanlara karşı görülmemiş bir ideolojik savaş başlatılmıştır. Kuşkusuz Sovyetler Birliği'ndeki yıkılışı hazırlayan gelişmelerin komünist yapılar üzerinde de büyük etkisi olmuş ve bugüne kadar bilimsel sosyalizm ve Leninist parti anlayışı çizgisinden ödün vermez görünen dünyada ve ülkemizde pek çok parti ve yapı sağa çark ederek liberallerle tarihte hiç olmadığı kadar sosyalizmden uzağa düşerek kucaklaşmışlardır.

Sonuç olarak bu gelişme, ülkemizde Sosyalist Birlik Partisi (SBP) kuruluşu ile sonuçlanmış, bu parti üyelik normlarını iyice aşağılara çekerek liberalinden, demokratına, solcusundan komünistine kadar herkesin üye olabileceği bir birlik sınırı çizmiştir. Ayrıca bu parti kurulurken partinin adında sosyalizm sözcüğünün olup olmaması da günlerce tartışma konusu yapılmıştır. Aynı durum yeni katılımlarla adı Sosyalist Birlik Partisi'nden Birleşik Sosyalist Parti'ye dönüştürülen Genel Başkanlığını Sadun Aren'in yürüttüğü partide de devam ettirilmiştir.

Bu arada Dev-Yol'un bir kanadının parti kurma çalışmaları söz konusu olduğu için BSP bu çalışmaları yürütenlerle ilişkiye geçmiş, yeni parti kuruluşu üzerinde düşün birliğine varılarak çalışmalar birleştirilmiştir. İşte bu andan itibaren partinin isminde sosyalizm sözcüğünün olmasında ısrarlı olanlar yeni çalışmaları yürütenlerce geri adım attırılmış, liberallerin en kazançlı çıktığı dönem olan bu dönemle birlikte tarih sahnesine adı birlik olarak geçen aşkın ve devrimin partisi Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) siyasi yaşamımızda böylece sahne almıştır. Bu çalışmaların içine her boydan ve her soydan dalış yapan sosyalizmden uzaklaşmış kişi ve yapıların yanında liberal unsurlarında bütün güçleriyle kendilerini ÖDP içinde ifade ettiklerine tanık olduk.

Sonuç olarak çürüme kaçınılmazdı. Liberal ve sadece solculuk sıfatı taşıyanlar sosyalizme gönül verenleri ve bu anlayışla bir araya gelenleri çürüttü ve ana eksenin dışına çıkartarak sola ve sosyalizme duyulan güveni büyük ölçüde yok etti. Bu bağlamda SBP, BSP ve ÖDP sol anlayışla gerçekleştirilmek istenen birlik konusunu bir daha belini doğrultamayacak şekilde silip süpürdü ve tarihin çöp sepetine attı. Bugün de birçok kesim tarafından konuşulan birlik öyküsünün ilk raundu böylece hazin bir sonla bitti.

Yazımızın devamında ise ÖDP sonrası birlik konusunu ve HDP çevresinde kümelenenlerin birlikten ne anladıklarını dile getirerek yazımızı tamamlayacağız.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA