turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ENKAZ, RTE ve BAŞKANLIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 EKİM 2016

AKP iktidara geldiği günden başlayarak cemaat ve tarikatçılara yol verdi. Onları her anlamda desteklemekle kalmadı gerektiğinde bu çevrelerin olanaklarına da olanak katarak toplumu bir pıtrak gibi sarmalarına gerekli zemini hazırladı.

Cumhuriyet kurulduğundan bu yana sözünü ettiğimiz kesimler; kimi zaman açıkça kimi zamanda geri çekilerek mücadelelerini hep sürdürdüler. Bu kesimlerin cumhuriyetin kurucuları arasında en başta Mustafa Kemal'e karşı yürüttükleri her türlü aşağılayıcı tutum ve davranışı bir rastlantı olarak görmemek gerekiyor. Çünkü Mustafa Kemal her şeyden önce bu işin hem mimarı hem de tartışmasız bir numaralı önderiydi. Bu yüzden dinci, gerici ve şeriat yandaşlarının yıldırımlarını üstüne çekmesinden doğal bir şey olamazdı. Eh tabi dinci, gerici ve şeriatçıların tepkileriyle karşılaşan elbette salt Atatürk olmadı. Atatürk'ün bu yolda birlikte yürüdüğü arkadaşları da gericilerin bu saldırılarından gerektiği kadar nasiplerini aldılar.

Dinci, gerici ve şeriatçı kesimlerin cumhuriyetin kurucularına ve Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyip başarıya ulaştıran Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına karşı yürütülen itibarsızlaştırma propagandaları ülkemizde bütün sağ iktidarlarca bazen aleni, bazende gizli kapaklı olarak şu ya da bu şekilde desteklenip sözü geçen kesimlere destek verildi, semirtilip bir güç haline getirildi. Yine sağ iktidarlar, salt kendi iktidarlarını ayakta tutmak için her fırsatta eğitime yönelik budamalarda bulundular ve bugün geldiğimiz noktaya baktığımız zaman diyebiliriz ki Türkiye'de eğitim büyük ölçüde İmam hatipleştirildi.

Yine bu dinci, gerici ve şeriatçı kesim Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyip başarıya ulaştıranlara ve Cumhuriyetin kurucularına yönelik saldırılarla yetinmediler, aynı zamanda da cumhuriyetin değerlerine çok yönlü olarak saldırarak iktidarların da yardımıyla cumhuriyete adeta bir savaş açtılar. Bu tarihsel kapışma diyebiliriz ki uluslararası güçlerin de yardımıyla süreç içinde palazlanıp biti kanlanan AKP'yi iktidara taşıdı. Bugün geldiğimiz noktaya baktığımız zaman açıkça cumhuriyetin bir 'enkaz' olduğunu ve bu enkazın kaldırılması gerektiğini savunan bir AKP ve saray iktidarı var ülkemizde. İşte bu iktidarın en tepedeki adamından aşağılara doğru koro halinde bugünlerde bir kez daha cumhuriyetle ve kurucularıyla hesaplaşmayı gündeme getirmelerini salt bir propagandaya indirgememek gerekir. Bu çevreler öyle görünüyor ki, artık kendilerini rejim değişikliğine gidecek denli güçlü görüyorlar.

Bu yüzden de Ortadoğu bataklığının yarattığı kargaşadan da yararlanarak istedikleri adımı atabileceklerini düşünüyorlar. İşte bu yüzdendir ki, Recep Tayyip Erdoğan Lozan Antlaşması'na karşı çıkan sözler etti. İşte bu yüzdendir ki, yığınlara misakı milli şurubu vererek uyutmak için Musul sorununu gündeme taşıdı. Gerçekleri enine boyuna kurcaladığımız zaman Musul'un misakı milli sınırları içinde görülmesi ve Musul'un Türkiye'ye katılmasını savunmak belki Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarına kısa vadede yandaş kazandırabilir ancak bu sözlerin yaşam bulmasının hiç ama hiçbir şansı yoktur. Bu gerçeği azbuçuk kafası çalışan bilir. Hoş AKP'nin de bilmediğini kimse söyleyemez ama AKP ve saray bu söylemle Recep Tayyip Erdoğan'ı başkan yapabileceğini, böylelikle de kolaylıkla rejim değişikliğine gideceğini düşündüğü için bugün Musul ipine sarılmış bulunmakta ve cumhuriyetin kurucularına, cumhuriyetin değerlerine her fırsatta saldırmayı gerekli görmektedirler.

Yani cumhuriyetten enkaz olarak söz etmek, enkazın temizlenmesini gündeme getirmek özünde cumhuriyetin bütün değerlerini rafa kaldırmak demektir.

Bu konunun özellikle de Recep Tayyip Erdoğan yani birinci ağız tarafından ifade edilmesi ise ayrıca son noktayı koyma hazırlığıdır ki, enkaz üzerinden yürütülen tartışmalar Recep Tayyip Erdoğan'ı başkan yapacağı anlayışı sağlam bir dayanakmış gibi görülse de bu girişimlerin ülkemizde şimdiye kadar görülmemiş bir direnişle karşılaşacağını da kimse aklından çıkarmamalıdır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA