turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İŞTE SİZE DİYANET GERÇEĞİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 EKİM 2016

Bugünkü BirGün gazetesinin başlığına bir bakın. Şaşırmamanız olanaksız olduğunu göreceksiniz. Sözüm ona Cumhuriyet savcıları Fethullahçıları sorguluyor. İfade vermek isteyen yani itirafçılar "bize yemin ettirildi, bilgi verirsek çarpılırız" diye ifade vermiyorlarmış. Bunun üzerine de savcılar hemen bir yolunu bulmuşlar ve Diyanet'ten görüş alma yoluna gitmişler. Diyanete sorulmuş; "Fethullahçılar ifade verirse çarpılırlar mı" diye. Diyanet, fetvasını yapıştırmış. El cevap; "çarpılmazlar, Fetöcülerin yemini geçersizdir" şeklinde Diyanet yanıt vermiş.

Şimdi bu olayı ele alıp biraz altını üstünü karıştırırsak Fethullahçılarla savcıların ve Diyanet'teki fetva meraklılarının birbirlerinden farklı olmadıklarını görürüz. İşte bu yüzdendir ki bizler Fethullahçılarla diğer tarikat ve cemaatlerin birbirlerinden hiç ama hiçbir farklarının olmadığını söylüyoruz.

Şimdilik farklarını bir yana bırakalım nasıl olmaktadır da cumhuriyetin savcıları böyle bir fetva ya da görüş almak için Diyanet'e başvurabilirler? Yoksa burası çoktandır şeriat devleti de bizim haberimiz mi yok? Sözü geçen savcılar her kimse çıkıp bu sorumuzun yanıtını kamuoyuna vermelidir. Yok, eğer vermiyorlarsa, hukuk kurallarına göre böylesi bir yargının adil karar verebileceğini düşünmek hiçbir şekilde olası değildir. Çağdaş hukuk kuralları bir kişinin cezalandırılması için maddi kanıt arar. Öyle tehditle, dini bir takım baskı yöntemleriyle hiçbir yargıç hukuki yaptırımlarda bulunamaz.

Bu yüzden de bu savcıların zaman yitirmeksizin hemen haklarında soruşturma yapılmalı ve görevlerinden alınmalıdır. İnsan; ya Türkiye Cumhuriyeti'nin savcısıdır ya da değildir, Türkiye Cumhuriyeti'nin savcısı ise ona göre davranmalı, değilse bulunduğu yeri bir an bile işgal etmeyip görevinden ayrılmalıdır.

Gelelim Diyanet'e. 10'a yakın bakanlığın bütçesine denk bir bütçeyle tam bir mirasyedi gibi davranan Diyanet'e niye gereksinim vardır bilemiyorum. Bilemiyorum çünkü ben kendimi bildim bileli bu kurum cumhuriyetin bir kurumu olmaktan çoktan çıkmış, dinci ve gerici partilerin arka bahçesi haline gelmiştir. Hele de AKP iktidarı ile birlikte Diyanet'in ipliği tam anlamıyla ortaya çıkmıştır. Bu diyanet öyle bir hale gelmiştir ki, sanki kurum olarak bir Osmanlı'nın kurumu, başındaki kişi de Şeyhülislam'dır da bu sıfata göre davranmaktadır. Baksanıza; Fethullahçıların ifade verdiklerinde çarpılmayacaklarına da karar verebilmektedir. Sizin anlayacağınız bu Diyanet kurum olarak bitmiş ve halkın düşmanı olarak görev sürdürür hale gelmiştir.

Bugün, Diyanet AKP'nin yan kuruluşu işlevi görmekte, Recep Tayyip Erdoğan'ın her dediğini dini bir görevmiş gibi yerine getirmektedir. Bu yüzden de Diyanet'e bu ülkenin yoksul halkının verdikleri vergilerden bütçeden büyük bir pasta verilmesi haramdır.

Cumhuriyet savcısına bakın!

Diyanet'e bakın!

Bakın da, bu ülke nasıl fırıldaklarla çevrilirmiş öğrenin…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA