turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GÜÇ BENDE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 EKİM 2016

Gazman mıydı şimdi unuttum, birden havalanır ve kurtarılması gerekenleri kurtarmaya, yardım edilmesi gerekenlere de yardım etmeye giderdi. Bu yola çıkarken de sanırım; "Güç bende" diye bağırır sonra da olay yerine ulaşır gerekeni yapardı. Bizim ülkemizde gücü elinde bulunduran Gazman çok. O gazmanların her gün bir olayını izliyor ve çıkardıkları gazlarla da bütün ülke birlikte bir güzel zehirleniyoruz. Öyle ya güç kimde ise gazı da o çıkarıyor, milletin yedi sülalesine de o okuyor. Öyle olmasaydı tam 14 yıldır tepemizde dolaşan AKP ve saray iktidarının bize çektirdiklerine katlanır durur muyduk? Adamlar bir kez gücü ellerine geçirmişler ve istedikleri gibi davranabiliyorlar. Kanunmuş, uluslararası hukuk kurallarıymış, temel insan haklarıymış bunlar için hiç mi hiç önemi olmayan şeyler.

İktidar demek güç demektir. Denetlenmesi ortadan kaldırılmış olan bir iktidar ise hiç tartışmasız diktatörlükten başka bir şey değildir. Bugün ne Recep Tayyip Erdoğan'ı ne de AKP iktidarını demokratik bir şekilde denetleyen ortada bir kurum kalmadığına göre içinde bulunduğumuz mevcut durum için hayıflanmanın da ötesinde bir gerçekle karşı karşıyayız demektir.

Türkiye parlamenter bir sistemle yönetilmektedir ama meclis sözü geçen güç odağı yüzünden devre dışıdır. Ortada Anayasayı, hukuku, takmayan bir güç söz konusudur. O güç ki, şimdi geçmiş karşımıza; "ortada fiili bir durum vardır, bu fiili durumu yasalara uydurmak gerekir" demektedir. İşte bu fiili güç her anlamda fiili durumu geçerli kıldığı için hemen her gün sanki savaş çocuk oyuncağıymışçasına savaşla yatıp savaşla kalkmaktadır. Sözü geçen güç odağının bu tür davranışları Devlet Bahçeli gibi bazı çevrelerin hoşuna gitse bile ülke için ne gibi felaketlere yol açacağı belli bile değildir.

AKP ve saray iktidarı kendi tasarrufları ile ilgili olarak Sayıştay gibi bir kurumu bile devre dışı bırakmışlardır. Bu yüzden de ne nereye ve nasıl harcanıyor bilinmesi ve hesap verilmesi bile ortadan eylemli olarak kaldırılmıştır.

Ülke böyle bir durumdayken 'Akit' deniler paçavranın bugünkü üst başlığına bir bakın. Bu üst başlığın bir tarafında Mustafa Kemal Atatürk, diğer tarafında İnönü, ortada çil çil altınlar yer almakta ve "Her ay servet alıyorlardı" denilerek hem Mustafa Kemal Atatürk hem de İnönü karalanmak istenmektedir. Böyle bir başlığın Cumhuriyet'in yıldönümünden bir gün önce atılması da ayrıca çok ama çok önemlidir. Gerçi sözü geçen paçavra gazetenin amacının ne olduğunu bilmiyor değiliz, ancak yine de önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz, çünkü Türkiye AKP ve saray iktidarı döneminde öyle bir noktaya getirilmiş durumda ki bir adım ötesi kimsenin sesinin bile çıkmasına izin verilmeyeceği gerici, dinci, şeriatçı ve faşist bir devlet anlayışıdır ki geldiğimiz nokta göz önünde bulundurularak bu çevrelere en küçük bir ödün vermemek için mücadeleden bir adım bile geri atmamak gerekir.

Daha önce sayısız kez ülkenin hangi noktalara getirildiğine dair düşüncelerimizi yazdık, çizdik ve de konuştuk. Sonuçta gördük ki, yaşam bizi her söylediğimiz ve yazdığımız konularda doğrulamaktadır. Bu yüzden bir kez daha cumhuriyetin ve cumhuriyetin kazanımlarının önemi kendini yaşamsal olarak dayatmaktadır. O halde bugüne kadar kazanımlarımızdan geri adım atmamalı, bunun için kararlıca mücadele etmeliyiz. Etmeliyiz ki ancak sosyalizm yolunda yürüyüşümüzün önü açılabilsin.

Biliyoruz, bazı küçük burjuva devrimbazları demokrasi mücadelesini ve cumhuriyetin kazanımlarını küçümseyerek burun kıvıracaklar. Ne ki cumhuriyetin kazanımları ve demokrasi için mücadele etmek geniş halk yığınları ve emekçi unsurlar için okul işlevi görecek ve de yığınların kendilerine güvenini arttıracaktır. İşte bu nedenlerle önümüzdeki günler çok daha yeni olaylara ve mücadele biçimlerine gebedir. AKP ve saraya karşı ya kazanacağız, ya kazanacağız başka bir seçeneğimiz söz konusu bile olamaz.

Yarın cumhuriyetin 93. Yılı.

Yığınlar cumhuriyeti hedef seçenlere ve kazanımlarını bir bir ortadan kaldıranlara karşı ayağa kalkmalı ve gücüyle halkın anasını ağlatan ve de ülkeyi zehirleyen Gazmanlara haddini bildirmelidir.

Başka da bir seçenek şu an için önümüzde yoktur.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA