turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


10 KASIM

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 KASIM 2016

Bugünkü gazetelerin başlıklarına baktığınız zaman epey şaşırıyorsunuz. AKP'yi doğrudan destekleyen Sabah, Akşam, Star, Yeni Şafak, Güneş gibi gazeteler 10 Kasım Mustafa Kemal Atatürk'ün 78 ölüm yıldönümünü üst ya da alt başlıklarında küçücük vermişler. Akit, Milli Gazete, Yeni Asya, Türkiye, Diriliş Postası gibi gazetelerse 10 Kasım'ı hiç ama hiç görmemişler Trump'u ise haberlerinde öne çekmişler. BirGün üst başlıkta kısaca vermiş, Evrensel Gazetesi de 10 Kasım hiç görmeyen gazeteler arasında yer alıyor.

Hürriyet, Sözcü, Haber Türk, Posta, Milliyet, Cumhuriyet, Vatan, Takvim, Ortadoğu, Aydınlık, Yeni Mesaj, Dünya, Yeniçağ, Yurt ve Hürses gazeteleri ise daha geniş yer vermişler. Bu gazetelerden bazıları ise işin sadece abartılı yönüne kaçarak daha geniş görüntülerle vermeyi gerekli görmüşlerdir. Çünkü bizler bazı gazeteleri bu bağlamda içtenlikli bulmuyoruz.

10 Kasım bugün neden Türkiye için önemli bir gündür kısaca üzerinde durmak isterim.

Bilindiği gibi Türkiye'de Atatürkçü olmak süreç içinde şekilcilikten öteye gitmeyen bir anlayışla örtüştürülmüştür. Kendilerine Atatürkçüyüm diyenler; ne emperyalizmi doğru dürüst anlamışlar ne de "bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir" diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün bu sözlerini doğru anlayıp içselleştirmişlerdir. Türkiye'nin yüzünü Batı'ya dönmesi sözleri bile Batı ile her türlü ortaklıklar kurup NATO'da birlikte olmak olarak değerlendirilmiş, Mustafa Kemal Atatürk'ün bu sözleriyle çağdaşlığı kastettiği bile ya görmezden gelinmiş ya da bilerek isteyerek anlamak istenmemiştir. Dolayısıyla her fırsatta kendilerini Atatürkçü sayan asker/sivil büyük bir kesim emperyalizmin saldırı ve savaş örgüt NATO ile kendi karakterlerini bütünleştirmişler Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözlerini anımsamak akıllarına bile gelmemiştir. “En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler. Bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.” (1)

Son on beş, yirmi yıl içerisinde ise dünya mazlum halklarını tehdit eden kapitalist/emperyalist sistemin yıkımlarına ise dünya çok daha açık bir şekilde tanık olmuştur. Kuzey Afrika'dan Çin Seddi'ne kadar uzanan coğrafyada emperyalist/kapitalist dünyanın çok büyük yıkımlarına tanık olduk, olmaya devam ediyoruz. Bilindiği gibi Türkiye bölgede önemli bir güç. Bu gücün tartışmasız şekilde emperyalist/kapitalist dünyanın çıkarlarına koşulması politikasının önünde her zaman sağ politikalar da izleseler onların davranışlarına şu ya da bu şekilde yön veren Mustafa Kemal Atatürk'ün görüşleri olmuş, bu görüşler aşılmaksızın emperyalist/kapitalist sistem istediğini yapamayacağını bildiği için bazı operasyonlara girişmiştir. Ne ilginçtir ki, ABD ve Batı liberal ve dinci kesimlerle birlikte Mustafa Kemal Atatürk'ün görüş ve ilkelerine savaş açmış, palazlandırılan dinci kesimlerle de amaçları doğrultusunda büyük kazanımlar elde etmişlerdir. AKP projesi bu anlayışın bir gereği olarak sahneye konmuş, bir erken seçimle de AKP iktidar olmuş, bildiğimiz yöneticileri ise iktidar koltuğuna oturtulmuştur. Burada Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözlerinin bir kez daha anımsatılmasında yarar vardır.

“İnkılâbımızın tam dönüm anında topraklarımıza göz dikerek saldırmak isteyen düşmanın, dini ele alarak birçok fitne ve fesatla halkı kandırmaya kalkıp, türlü entrikalar çevirmekten çekinmeyeceği de muhakkaktır. Biliyor musunuz ki Mussolini peşindekilerle buraya gelirse nasıl gelecektir? Önünde dervişler, hacılar, hocalarla gelecektir. Din adamlarını elinde silah olarak kullanacaktır.” (2)

“Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı geçecektir.” (3)

“Mazlum milletler, zalimleri bir gün mahv ve yok edecektir. O zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak, insanlık kendisine yakışan bir toplumsal hale mazhar olacaktır.” (4)

Daha buraya almadığım pek çok görüşleri var Mustafa Kemal Atatürk'ün. Mustafa Kemal'in ölümünün 78. Yılında yığınlar anmak için meydanlara koşuyor ve Anıtkabir'e gidiyorsa milyonların bir ölçüde de olsa dinci, gerici, şeriatçı ve faşist unsurların gerçek niyetlerini doğru anlamaya başladıkları içindir. İlericilik, devrimcilik ve sosyalistlik adına bazı numaralara yatmak ve geldiğimiz tehlikeli noktayı görmezlikten gelmek ise büyük bir yanılgıdır ve ilericiler, devrimciler ve sosyalistler asla bu yanılgıya düşmemelidir.

Bir not: Saat 9.05. Ankaray'ın içindeyiz. Anma anonsu yapıldı ve herkes ayağa kalktı ve 1 dakika saygı duruşunda bulundu. Anons sırasında tam karşımda oturan sakallı genç ağzının içinde bir şeyler mırıldandı. Anma boyunca ayağa kalkmadığı gibi bacak bacak üstüne atarak da aklınca meydan okuyan bir görüntü sergiledi. Bu gencin elindeki kitaplara baktım. En üstünde Hz. Muhammed yazıyordu. Yani din adına böylesi bir saygısızlık gösteren gence Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleri ne de güzel oturmuştu, bir kez daha anlamış oldum.

"…Biliyor musunuz ki Mussolini peşindekilerle buraya gelirse nasıl gelecektir? Önünde dervişler, hacılar, hocalarla gelecektir. Din adamlarını elinde silah olarak kullanacaktır.”

1. M. Kemal Atatürk, Hâkimiyet-i Milliye, 20 Temmuz 1920

2. Atatürk’ün Bütün Eserleri, cilt 18, Kaynak Yayınları, sayfa 182

3. Atatürk’ün Bütün Eserleri, cilt 26, Kaynak Yayınları, sayfa 144

4 Atatürk’ün Bütün Eserleri, cilt 12, Kaynak Yayınları sayfa 201