turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KAFALAR KUBUR BAĞLAMIŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 KASIM 2016

Kafalar kubur bağlamış. Öyle bir karanlığın içine düşmüşler ki düştükleri yerde iğne deliği kadar bile ışık yok. Bu yüzden de her anlamda çöküş ülkede öyle bir tavan yaptı ki hemen her taraftan kokusu geliyor. Bir iktidar düşünün ki kimseye özgürce düşünüp özgürce davranmasına en küçük bir fırsat tanımıyor, o ülkede her şeyi bekleyebilirsiniz. İktidarın dümen suyunda düşünüp davranma hali devletin bütün kademelerine işliyor. Bu yüzden de devlet kadrolarının her basamağında görev almış insanların kimlik ve kişilik değiştirdiklerine tanık oluyoruz. Yoksa insanların bırakalım kendi dallarında yükselmeleri işlerine bile devam etmeleri zora giriyor. Bu yüzden de sayısız insan, insanın içini bulandıran tutum ve davranışların içine yuvarlanarak birer yağdanlığa dönüşüyorlar. Böyle olunca da kimsede ne güven duygusu kalıyor ne de saygı söz konusu.

AKP ve saray iktidarı, ülkenin onca kanayan yarası dururken, tecavüz olaylarına kanayan yara tanısı koyup aklınca tedaviye kalkışıyor. Neymiş efendim, bu kanayan yarayı tedavi etmeyecekler miymiş? Edin, edin tabi de, madem ortada tedavilik bir yara var bu konuyu kim ya da hangi hukuk ve sosyal konularda uzman çevrelerle tartışıp olgunlaştırdın ki, bir gecede getirip TBMM'nin burnuna yasayı dayayıveriyorsunuz? Bu tür olaylarda yangından mal kaçırır gibi davranmaya niye gereklilik duydunuz açıklayabilir misiniz? Şimdi kalkmış onu kapsıyor, bunu kapsamıyor gibisinden zırvalayıp duruyorsunuz niye?

Gerçi sizler bu gibi konuların üniversite ve bilim insanları çevresinde tartışılmasını istemezsiniz, istemezsini de hiç mi aklınıza bu konunun kamuoyu önünde tartışılması gelmez? Bu denli korkunuz nedendir acaba ki, el çabukluğu marifet anlayışı ile hareket ediyorsunuz?

Bak, hakkınızı yemeyelim, sizin bir dediğinizi ikilemeyecek sözüm ona hukuk insanlarınızda varmış demek. Onlar ne demişler, dinleyelim isterseniz. Yargıtay Onursal I. Başkanvekili Yargıtay Ceza Kurulu Başkanı Abdülkadır İlhan, düzenlemeye duyulan ihtiyaca dikkat çekmiş: "Bunların siyasi bir tarafı yok. Derhal bu kanayan yara durdurulmalı. Bazı kadın hakları savunucuları ve muhalefet çok şuursuzca, akılsızca bu işin üzerine geliyor. Cebir, şiddet, iradeyi zorlayan haller bu yasada yok" diyor.

Yargıtay 14. Dairesi Başkanı Mustafa Demirağ, küçük yaşta evlenen şahsa cinsel istismardan ceza verilmesini eleştiriyor; Demirağ; ilk derece mahkemesinin verdiği kararları kanun gereği imzaladıklarını ifade ederek; "imzaladığımızda benim vicdanım sızlıyor" diyor

Bu görüşleri okuduğunuz zaman nasıl da Başbakan Binali Yıldırım'la görüşlerinin çakıştığını görüyor ve diyorsunuz ki; tam da yukarıda belirttiğim nedenlere bağlı olarak konuşuyorlar bu iki hukuk insanı da. Yoksa çocuk yaşta evlendirmeyi ve çocuk tecavüzlerini bu insanlar niye savunsunlar ki demekten de kendinizi alamıyorsunuz, ancak bir şey daha var. Biliyorsunuz AKP iktidarı; 15 yıllık iktidarı döneminde ortada ne hukuk bıraktı, ne de güven duyulacak hukuk insanı. Bu yüzden de Yüksek Yargıya getirilenlerin çoğu da tıpkı AKP'nin dünya görüşleriyle tıpa tıp aynılaştığı için sözüm ona hukukçulardan gelen tepki de böyle bir tepki oluyor gördüğünüz gibi.

Bu kısmı uzatmanın alemi yok. AKP ve saray iktidarının nasıl bir çöküntü içinde olduğunu dünya alem zaten biliyor. Bu yüzden de toplumun değerlerini bu denli aşağılara çekmelerine de şaşırmamak gerek değil mi?

Bu yazıyı yazdığımız sırada Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı ve 6 dönem TBMM'de milletvekilliği yapan Ahmet Türk'ün de gözaltına alındığını öğrenmiş bulunuyoruz.

Ahmet Türk'ü tanıyoruz.

Bu yüzden de gözaltına alınmış olması, AKP ve saray iktidarı tarafından Türkiye'nin ne denli siyasi krizin içine sokulmasının en yeni örneği olarak görüyor ve diyoruz ki umarız Ahmet Türk serbest bırakılır.