turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÜLKE İNSANI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 KASIM 2016

Dinci, gerici, şeriatçı ve faşist yöneticilerin elinde bu ülkenin insanlarının çekmediği kalmadı. İnsanlar, din istismarı ile karanlığa mahkum edildiler. Ne doğru dürüst bir eğitim gördüler ne de insan yerine konulup insan gibi yaşayacakları bir iş sahibi edildiler. Muhtaçlıkları ve umarsızlıkları sürekli olarak kullanıldı. Gerektiğinde sözünü ettiğimiz iktidarlar tarafından insanların yoksullukları sonuna kadar kullanılarak yığınların peşlerinden gelmeleri sağlandı. Dinci, gerici, şeriatçı ve faşist kafalı iktidarlar tarafından milyonlar hayır ekonomisi ile yaşamlarını sürdürüp halk düşmanı partiler için oy deposu işlevi gördüler. Gün geldi bu hayır ekonomisi yığınları zalimlerin kulu, kölesi haline düşürdü. Gün geldi, bu yığınların dinci, gerici, şeriatçı ve faşist heveslilerin vurucu gücüne dönüştürülerek ilericilere, devrimcilere ve sosyalistlere karşı tehdit unsuru olarak kullanıldılar.

Bir söz vardır, derler ki Kayserili uyanıklığı için "eşeğini boyar sahibine satar" işte AKP ve saray iktidarının konumu da bu. 80 milyon nüfusu olan ülkemizde en az 15 milyon insanımız yapılan yardımlarla yaşamını sürdürüyor. Kalan nüfusun büyük bir bölümü ise gece gündüz çalışarak kuru ekmeğe muhtaç bir şekilde yaşıyor. Anlayacağınız ülke hem karanlığın hem de yoksulluğun içine itilmiş. Yığınların ekonomik ve sosyal gelişmesi öylesine sınırlı ki, bu gerçeğe bağlı olarak da değer yargıları çöküntüye uğramış. Başka nedenleri de hesaba kattığımızda ülkemizde hem cinsel tacizlerin ve tecavüzlerin sayısı artmakta hem de çocuk yaşta evlendirmeler tavan yaparak toplumu her anlamda çürütüp kemirmektedir.

AKP ve saray iktidarı tam da yığınları böyle bir yaşama muhtaç etmiş, toplumun değerlerini dini bir boya tenekesinin içine atarak toplumun sosyal yapısını iyice bozarak dibe vurdurmuştur. Bu yüzden de bu iktidar döneminde çocuk yaşta evlendirmelerden tutun da cinsel taciz ve tecavüzler tavan yapmıştır. AKP iktidarı da biliyor ki, bugün meclise getirilmek istenen yasa teklifi kanayan sosyal bir yarayı tedavi edici değildir. AKP'nin getirdiği yasa aksine bu tür suçları tam da teşvik edici bir nitelik taşımaktadır.

AKP ve saray iktidarının milletvekilleri mecliste, yandaş gazete ve televizyonları da dışarda yasayı geçirmek ve toplumun tepkisini azaltmak için olmadık yollara başvurmaktadır. Görüyoruz ki Roman yurttaşlar arasında bu tür suçlar epey fazlaymış. Bu yüzden de içerde olan ve durumlarından yakınan Roman yurttaşlar sahneye sürülmüş. Yani sizin anlayacağınız; dinci, gerici, şeriatçı ve faşist kafalar Roman yurttaşlarımızı istismar ederek çektikleri tepkiyi azaltmaya yeltenmişler.

Tabi sözü geçen suç çevresi hiçbir zaman Romanlarla sınırlı değildir. Tecavüz ve erken evlenmelerde suç işleyenlerin başını büyük ölçüde topluma din, iman pazarlayanlar çekmektedir. Ayrıca yoksulluğun içine itilen milyonların arasında da böylesi suçlular az değildir. Bu yüzden dünkü yazımızda da iki yüksek yargı üyesinin belirttiği gibi kanayan bu sosyal yara bir an önce durdurulmalıdır sözü tepeden tırnağa yanlıştır. Çünkü kanayan bu sosyal yara ancak ve ancak toplumun ekonomik ve sosyal gelişkinliğinin sağlanmasıyla olasıdır. Yoksa AKP'nin tecavüz yasası sorunu değil çözmek daha da arttırıcı niteliktedir.

15 yıldır toplum bu iktidar tarafından çatır çatır çatlatılmış ve un ufak hale getirilmiştir. Sömürü tavan yapmış, hak arayışı suç olarak görülmüş, patrona eli açık olan iktidar işçiye ve emekçiye gelince cimrinin de cimrisi kesilmiştir.

İşsizlik fonunda biriken 101 milyar liranın bugüne kadar sadece ve sadece 13,6 milyar lirası işsizler için harcanmış gerisi ise belirsizdir. Bu iktidar eliyle öyle bir vurgun çarkı dönmektedir ki, toplum iyi özellikleri bu yüzden birer birer yitirmekte, kimse kimsenin gözünün yaşına bakmaz hale getirilmiş bulunmaktadır. Kimin gücü kime yetiyorsa o haklıdır. Kimin cebi para doluysa o suçsuzdur. Kim daha iyi çalıp çırpıyorsa gemisini yürüten kaptandır. Uzatmayalım toplumsal çöküşü hazırlayan sayısız neden AKP ve saray iktidarı tarafından arşı alaya çıkarılmıştır. Dolayısıyla cinsel istismar ve tecavüz olayları gibi ağır bir insanlık suçu bunlar tarafından af kapsamında görülmezse şaşırmak gerekir.

Yoksa bunların getirdiği bu yasa teklifinin şaşılacak bir yanı asla yoktur.