turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DÖKÜLÜYORLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 KASIM 2016

AKP ve saray iktidarının neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Sanki ülkenin başka hiçbir sorunu kalmamış da geriye bir tek sapıkların sorunu varmış gibi meclise tecavüz, taciz ve çocuk yaşta evlendirme ile ilgili yasa teklifi getirildi.

Doğal olarak böyle bir yasanın getirilmesi toplumu ayağa kaldırdı ve yığınlar karşısında daha fazla direnemeyeceğini anlayan iktidar da yasayı geri çekmek zorunda kaldı.

Hani bu yasa teklifini gündeme getirenler için salt ahlaki bir takım eleştiriler getirmekle yetinemeyiz. Böyle bir yasa teklifi aynı zamanda da dinci, gerici ve şeriatçı çevrelerin ne denli bir çürümüşlük içinde olduklarını göstermesi bakımından da çok ama çok önemlidir. Sözünü ettiğimiz iktidar her anlamda çürümüş bir gemi niteliğindedir. Bu yüzden de hangi yırtığını kapasanız bir diğer yırtığından su almakta olup bu geminin kurtarılmasının hiç mi hiç olanağı kalmamıştır. Dolayısıyla toplumun her kesiminden gelen ağır eleştiriler karşısında daha fazla direnemeyen direnecek de gücü kalmayan iktidar yasayı geri çekmek zorunda kalmıştır.

İktidarın taciz, tecavüz ve çocuk yaşta evlendirmelerle ilgili getirdiği yasa teklifi aslına bakarsanız iktidarın uygulamaya koyduğu pek çok önemli teklifi de gölgede bırakmıştır. Bu yüzden de yazımızın başında da söylediğimiz gibi neresinden tutsanız elinizde kalan iktidar halk düşmanı uygulamalarını hız kesmeden devam ettiriyor. Neymiş efendim; 15 Temmuz şehitlerinin yakınları askerlikten muaf tutulacaklarmış. Tıpkı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylediği gibi bu anlayış tartışmasız vatan hainliğinden öte bir şey değildir. Bu anlayış böyle giderse AKP'ye üye olanları da askerlikten muaf tutabilir. Ve zaten AKP'ye üye olan kimseler herkesin bildiği gibi pek çok ayrıcalıklardan yararlanmaktalar. Kamuya personel alımından tutun da diğer pek çok konularda AKP ve saray iktidarı tarafından yandaşların kayrıldığı ortadadır.

AKP ve saray iktidarı ki, ülkeyi uçurumun eşiğine getirmiş, iktidarı döneminde devletin ordu başta olmak üzere bütün kurumlarını Fethullahçı cemmaatin ele geçirmesine salt fırsat tanımakla kalınmamış özellikle de korunup kollanmışlar ve teşvik edilmiştir. Sonra bir de bakmış görmüşüz ki, bunlar darbe girişimine kalkışmışlar. Darbe girişimine karşı sokağa çıkanların birçoğu yaşamını yitirdiği için iktidar hemen bunları şehitlik mertebesine yükseltmiş, aylık bağlamaktan tutun da yakınlarına askerlik muafiyetine kadar bu gibi kimselerin yakınlarına olanaklar sağlanmaya kalkışılmıştır. Bir iktidar düşünün ki, ortaya çıkan bütün suçların bir numaralı suçlusudur, ancak suç iktidardan sorulmaz, aksine iktidar yandaşları her fırsat bir güzel değerlendirilerek adeta ödüllendirilir. İşte bu tür tutum ve davranışları ne kamu vicdanı kaldırabilir ne de yığınlar böylesine kayırmacı bir anlayışa fırsat verirler.

Hani 15 Temmuz şehitlerinin yakınlarına askerlikten muafiyet getirilmiş ya, bu anlayışı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu haklı olarak eleştiriyor ya gazete olmaktan öte bir paçavra parçası olan Akit, Kılıçdaroğlu'nu bu yasa çok önceden çıkarıldı bire cahil diyerek eleştirmeye kalkışıyor. Akit'çilere şunu anımsatmak isteriz ki şehit sayılan asker ve diğer güvenlik görevlilerinin durumu ile 15 Temmuz Fethullahçı darbe girişiminde yaşamlarını yitirenler hiçbir şekilde aynı statüde ne sayılabilirler ne de böyle bir şey söz konusu bile olamaz. Bu yüzden de bu tür tevatür kayırmacı anlayışlar bilinmeli ki ülkede sosyal ve siyasal ortamı değil normalleştirmek, aksine çok daha kötüleştirecektir.

Üzerinde durulması gereken konu çok fazla. Dünkü grup toplantısında MHP Genel Başkanı Bahçeli, CHP'yi eleştiriyor ve diyor ki; "içine HDP kaçmış." Bu tür yaklaşımlar gerçeği ve de olumlu bir yaklaşımı hiçbir şekilde yansıtmıyor ancak Bahçeli'nin içine neyin kaçtığını bu ülkenin yediden yetmişe bütün yurttaşları çok iyi biliyor. Dolayısı ile böylesine afaki ve tumturaklı sözlerle Bahçeli'nin kendisini kurtarması ve kamuoyunun karşısına ak pak bir yüzle çıkmasının ne olanağı vardır ne de Bahçeli'yi bu tür sözler partisine yakınlık duyanların nezdinde kurtarır. Bahçeli her şeyden önce ülkede tam anlamıyla rejim değişikliği anlamına gelen AKP ve sarayla birlikte anayasa konusundaki tutum ve davranışlarının hesabını vermelidir ki ancak konuştuğunun dinlenir ve dikkate alınır yanı olsun.

Bakın iktidar; Kanun Hükmünde Kararnama ile nelere imza atıyor. Birçok derneğin çalışmaları durduruluyor, yöneticileri birer ikişer Gözaltına alınıyor. Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı ve üç arkadaşı büroları basılarak gözaltına alınıyor. Kaç yıldır kamuda çalışan Veli Saçılık yine kararname ile işinden edildi. Yani sözün özü şudur. AKP ve saray iktidarı her anlamda meşruluğu kalmamış, yurttaşına karşı zorbalığı alışkanlık haline getirmiş bir iktidardan öteye bir şey değildir artık.

Çürümüşlüğün kokusu bütün ülkeyi sarmuş durumda. Yani öyle bir dökülüyorlar ki, gün gelecek iki parçasını bir araya getirmenin bile olanağı kalmayacak, işte söylüyoruz.