turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU DA OLDU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

06 ARALIK 2016

Türkiye'de olmaz olmaz diye bir şey yoktur. Baksanız ya adamlar Cin Çıkarma Hastanesini bile kurmuşlar. İstanbul İkitelli'de bulunan Manevi Şifa Merkezi veya söylenen ismiyle Cin Çıkarma Hastanesi için kurucusu şöyle demiş; "Olayı merdiven altından çıkarıp kurumsallaştırdık."

Türkiye’nin ilk cin çıkarma hastanesinde; ‘Büyü bozma, maneviyat, cin çıkarma, Rukye’ işlemlerinin yanı sıra ‘bio enerji, sülük ve hacamatlı tedavi’ de yapılıyormuş. Bizler; merdiven altlarında da, açıktan açığa da yapılan bu soytarılıkları bilmiyor değiliz, değil olmasına da bu kadarına da pes dedirten uygulamaların AKP ve saray iktidarı döneminde olmasının da bir nedeni olmalı diye düşünüyoruz. Öyle ya, şu geldiğimiz çağda yurttaşlarına doğru dürüst sağlık hizmeti veremeyen bir yönetimden de bundan ötesi beklenemez zaten. Sözü edilen hastane basbayağı hizmet veriyormuş. Bu üçkağıtçı takımı ise hastanelerine kadrolu eleman olarak Huzeyfe, Zülfükar ve Zülkarneyn isimli melekleri almışlar.

Hastaneyi kuran Lütfü Bulut'un kendine göre bir öyküsü var elbette. Cinci Bülbül Hoca mıymış neymiş; Lütfü Bulut kendisi de sözüm ona gazeteci olduğu için bir haber yapmış ve bu hoca ise demiş ki; senin haberin sayesinde işlerimiz açıldı çok ekmeğini yedik, gel sana işin gerçeğini anlatayım. Çevrende içine cin kaçmış biri varsa çıkarayım gör demiş. Anlayacağınız böyle başlayan serüven de bir hastane gerçeği ile sonuçlanmış.

Bu cin hastenesi denilen yer öyle ki sanki maneviyatın gücüne sarıldılar mı yallah cin taifesini bozguna uğratıyorlar. Hani haklarını yememek gerek; hastaya tanıyı koymak için ise bayağı çaba harcıyorlar. Kendilerine bir hasta mı başvurdu; önce içine cin kaçıp kaçmadığı konusunda emin olduktan sonra tedaviye alıyorlar. Bir de eşitlikçilermiş ki, demeyin gitsin. Bunlar; fabrikatörden de sıradan bir işçiden de aynı ücreti alıyorlarmış. Üstelik de bunlara göre hırlısı varmış, hırsızı varmış bunlar bir kurum oldukları için insanları da onların tehlikelerinden de koruyorlarmış.

Valla içine cin kaçanların durumu da vahim. Eğer zayıf bir cinse çıkması kolaymış, değilse çok zormuş ve her seansı da 400 TL imiş. Yani gördüğünüz gibi kendilerine göre bir yöntem uyduran bu muhteremler hastaları kandırmak ve inandırmak için ise iyi bir yöntem bulmuşlar. Uzatmayalım hokkabazlığın binbir türlüsü marifet olarak gösteriliyormuş. Hasta tedavi işinden yitik bulmaya kadar adamlarda ne ararsan var.

Mehmet Salih Taşğın bu işi öyle geliştirmiş ki telefonla cinlerin resmini bile çekmiş. Taşğın'a bakılırsa; Rukye yönteminde, Müslüman cinler ile süfli cinleri çıkarıyormuş. Bu yöntem de Süleyman peygamberin yöntemiymiş.

Cin hastanesini Küçükçekmece İlçe Sağlık Müdürlüğü'nden müfettişler denetlemiş. Denetleme sonucunda ise; yetkililer hastane ile ilgili sadece 'hacamat merkezi' ile ilgili uyarıda bulunup gitmişler. Sağlık Bakanlığı ise konu ile ilgili bir açıklama yaparak böyle bir yere izin vermedikleri yolunda açıklama yapmış.

Bir ülkede bu kadar akıl almaz şey yaşandıktan sonra insan, varsın bir de cin hastanesi kurulsun ne çıkar diye düşünüyor. Çünkü ülkemiz AKP ve saray iktidarı ile birlikte cin hastanesine bile taş çıkartacak olan şeyler yaşadı, yaşıyor.

Ekonomi çöküşe geçmiş, ancak bunların yöntemi cin çıkarma yönteminden hiç de farklı değil. Bazı akıl fukaraları da sözüm ona reislerine yaranmak için ellerine almışlar dolarları bozdurup çekmişler resimlerini de internete koymuşlar. Bu türleri de aslında cin hastanesine gönderip bir baktırmak gerek. Çünkü bize göre bunların cinleri bir hayli zorlu cinler olduğu için bunların cinlerini ne Huzeyfe ne Zülfükar ne de Zülkarneyn çıkarabilir. Öyle ya bunlara musallat olan cin Allah kimsenin başına vermesin öyle kuvvetli öyle kuvvetli ki bunların tedavisine bozdurdukları dolarlar bile yetmez.

Uzatmayalım; AKPve saray iktidarının 15 yıllık süresi içinde ülke gele gele bu duruma gelmiş, motoru çamura saplanıp hırhır edip durmakta. Şimdi, bu zorlu dertten nasıl kurtulunacak cin hastanesinin hocalarına sormak gerek. Yoksa Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in söylediği gibi Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ülkemiz en zor günlerin içindeymiş. Böyle giderse atlatmak çok zor olacak.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan versin cin hastanesine emri, cin hastanesinin nefesi kuvvetli hocaları biraraya gelip şu ekonomimize musallat olan cin taifesini helak edip kurtarsınlar şu ekonomiyi.

Yoksa gittik gideceğiz vallahi…