turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TARTIŞMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 ARALIK 2016

Tartışma kendine güvenen, çağdaş, bilime açık, insanlığın tarih boyunca biriktirdiği değerleri sahiplenen kimse ya da kurumlarla yapılır. Kendine güvenini yitirmiş, çağdışı görüşlerle kafası kireçlendirilmiş, bilimi reddeden ve hiçe sayan, insanlığın bugüne kadar biriktirdiği değerlere burun kıvırıp din kisvesi altına saklanan zavallılarla yapılamaz. Yapılsa da bunların kafası sadece ve sadece dediğim dedik, çaldığım düdük tekerlemesine bastığı için bir yararı olmaz.

Sözü keçen kesimlerle terörü tartışıyoruz bir sonucu da etkisi de olmuyor. Terörün nasıl önleneceğini ve ekonomik ve sosyal nedenlerini önlerine koyuyoruz onların yine kılı kıpırdamıyor. Bildiklerini okudukları için kendileri dışında herkese suçlu muamelesi çekiyorlar. Bu çevreler öylesine benciller ki, kendi çıkarları dışında kimsenin çıkarlarını gözetmek akıllarına bile gelmiyor. Aslına bakarsanız bu çevreler gövdeden köklerine kadar tümüyle çürümüşler. Bu yüzden de toplumu enayi yerine koyarak kendi alavere dalavereci oluşlarını dinle gizleyip Allah'la kandırarak akıllarınca toplumun gözünü boyamayı bir marifet sayıyorlar. Bakın şu İ. Melih Gökçek'e; Cumhurbaşkanı 15 dakika ile kurtulmuş, Başbakan 5 dakika ile kendisi de yarım saatle kurtulmuş. Hem bunları kurtaran da Allahmış. Hani insan bu sözleri duyunca aklından neler söylemek geliyor neler de şimdi sırası değil.

Ülke kana ve gözyaşına boğulmuş. Gerçekte halk düşmanı görüş ve anlayışlarla zehirlenmiş olanlar tarafından terör eylemlerine başvurularak onlarca insanımıza kıyılmış. Son Beşiktaş saldırısında 44 canımız gitmiş, yaralı sayısı açıklananlara göre 155. Bir iktidar düşünün ki, her konuda olduğu gibi terör konusunda da nal topluyor, ancak hemen her yaşananı lehine çevirmek için şeytanın aklına gelmeyenler bunların aklına geliyor. Recep Tayyip Erdoğan yaralıları ziyaret ediyor. İyidir, insani bir şey, bir diyeceğimiz olamaz. Ancak yaralı polislerle yaptığı konuşmalarsa gerçekten akla ziyan konuşmalar olarak sanırız ülke tarihine geçmiştir.

Neymiş efendim? Kaç çocuğu varmış, evli miymiş bekar mı, niye evlenmiyormuş, evlenip hemen çocuk yapmalıymış. Polisin birine soruyor kaç çocuğun var diye aldığı yanıt iki. Polis toparlanıp hemen üçüncüsünü de yapacağım cumhurbaşkanım diyor. Bir polis ki, yaralı, kendisinin dışında pek çok arkadaşının yaralı olduğunu ve yaşamlarını yitirdiğini de biliyor ama Recep Tayyip Erdoğan'a aklınca sizdenim iletisi vermeyi unutmuyor.

Hani derler ya ateş düştüğü yeri yakar, bu söz öyle yerinde bir söz ki, son yaşadıklarımızın acısı birçoklarını teğet geçiyor. Onlar için sadece her durum bir fırsat, onlarda önlerine çıkan bu fırsatları değerlendirerek asmak, kesmek üzerine bolca afaki sözler patlatıyorlar. Ama sözü geçen yaralılarla ilgilenen bir hemşirenin yazdıklarına gelince öyle içten ki, sağlık çalışanları insanın gözünde bir kez daha önem kazanıyor. ister istemez diyoruz ki; demek ki insanlık ölmemiş.

Ancak insanlığın öldüğü karanlığı savunanların her türlü Alicengiz oyunlarını da bu arada bütün heybetiyle yaşamaya devam ediyoruz. Neymiş efendim; Recep Tayyip Erdoğan başkan olacakmış. Şu Burhan Kuzu denilen kişinin yazdıklarını okuduğunuz zaman daha iyi anlıyorsunuz bu çevrelerin ne denli içlerinin karardığını. Anayasa değişikliği nihayet meclise getirildi. Bu değişikliklere bakarsanız ülke artık tartışmasız bir kişinin egemenliğine girmiş oluyor. Ortada ne yargı söz konusu ne de adalet ve özgürlüklerden söz etmek olası. Öteden beri yazdığımız dinci, gerici, şeriatçı ve faşist bir diktatörlükle ülke bundan böyle kuzu kuzu yönetilebilir eğer değişiklikler kabul edilirse. Bu değişikliklere baktığınız zaman Recep Tayyip Erdoğan'a hiçbir konuda dokunulmaması için anayasal olarak zırh üstüne zırh geçirilmiş. Ayrıca her koşulda seçimleri kazanacağı varsayılarak ömür boyu artık padişahlık mı, başkanlık mı ne derseniz deyin fırsat tanınmış.

Değerli yurttaşlar; önümüzdeki günlerde biliyorum ki terör merör unutulup gidecek. Ülkenin gündemini AKP, saray ve yandan çarklı Bahçeli'nin manevraları alacak. Bu manevralarla ülkenin başına çuval geçirilmek isteniyor. Geçirmek isteyenler çok belli çevreler. Bunlara karşı mücadele etmek ve onların her hamlesini boşa çıkarmak bizlere düşüyor.

İşte bunun için CHP, diğer sol ve sosyalist çevreler hazırlıklı olmalı ve bu halk düşmanlarının heveslerini kesinlikle kursaklarında bırakmalıdırlar.

Her şey bu kadar açık, bu kadar anlaşılması kolay…