turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GÖZ GÖRE GÖRE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

20 ARALIK 2016

Dün; Rus Büyükelçisi'nin katledilmesi sayısız sorularla doludur. Her şeyden önce bu kişi daha şunun şurasında 2-2,5 yıllık bir polistir. Üstelik böyle bir cinayetin bir polis tarafından işlenmiş olması da akla o kadar çok şeyi getiriyor ki saymakla bitirilemez.

Her şeyden önce yurttaşların güvenliğinden sorumlu kişilerin benden olsun da nasıl olursa olsun anlayışı ile polisliğe alınması akla zarar sonuçları olabilecek bir anlayıştır. AKP ve saray iktidarı da bu yönde polis alımlarında sadece ve sadece kendisinden olup olmadığı anlayışı ile hareket ettiği için böylesine tehlikeli sonuçları olacak eylemler yapılması bizleri üzülerek söylemek isteriz ki hiç mi hiç şaşırtmıyor. Rus Büyükelçisi'ne suikast düzenleyen daha 24 yaşında Mevlüt Mert Altıntaş gibi kaç tane polis alınmıştır bilemiyoruz. Bu yüzden de iktidarın iktidarını sürdürmek için neyi gözettiği bir kez daha bütün çıplaklığı ile gözler önüne serilmiştir.

Suikast sırasında görüntülerden anladığımız kadarıyla bu suikast girişimi oldukça önemlidir. Türkiye hassas bir dönemden geçmektedir. Böyle dönemde Rus Büyükelçisi için bile böylesine bir güvenlik zafiyeti bilerek değilse gerçekten de anlaşılacak gibi değildir. Adamın elinde tabanca, çevresi boş, üstelik dini içerikli Suriye ile ilgili El Nusra'yı çağrıştıracak sloganlar haykırmaktadır. Gerçekten de güvenlik zafiyeti ya da bilerek böyle bir cinayete göz yumulmamış olsa suikastçı kesinlikle amacına ulaşamadan etkisiz hale getirilirdi. Ne yazık ki, cinayet engellenemediği gibi adı geçin polis de öldürüldüğü için gerçekler bir kez daha karartılmış oldu.

Böyle bir olayın sonuçlarını hesap edemeyecek kadar zaaf içinde olan AKP ve saray iktidarı, şimdi kalkmış üzüntü bildirmenin de ötesine geçerek konuşma üstüne konuşma yapıyor. Hatta olayın araştırılması için Rusya'dan gelecek polisler bile kabul edildi. İşin bu yönünün anlaşılmayacak bir yanı yok. Rusya ile aramızın bozulması sonrasında ne hale düştüğümüzü bütün dünya iyi biliyor. Bu yüzden de Rus Büyükelçisi'nin katledilmesinin yaratacağı kriz sonrasında ülkemizin göreceği zarar nedeniyledir ki iktidar konu ile ilgili oldukça duyarlıymış gibi davranıyor.

Diyelim ki öyle, iktidar ülke genelinde her türlü gösteriye izin vermezken dinci, gerici, şeriatçı ve faşist güruhların Rusya'nın elçilik ve konsolosluklarının önünde gösteri yapmalarına niye izin vermiştir acaba? O gösterilerde konuşup ağızları köpüre köpüre böylesine suikastlara davetiye çıkaranlar kim ya da kimlerdi ki, bunlar rahatlıkla gösteri yapabilmektedirler.

Yaşanan suikastın elbette bir bedeli olacak. Bundan böyle Türkiye Fırat Kalkanı bahanesiyle girdiği küçük alanda eskisi gibi bilinmeli ki rahat hareket edemeyecektir. IŞİD ve diğer terör örgütlerinin de birliklerimize karşı saldırıları daha da artacaktır.

AKP iktidarı hem polis alımında hem de ordunun yeniden yapılandırılması ile ilgili attığı adımlar nedeniyle çok büyük tehlikelere imza atmıştır. Polisliğe alınanların neredeyse tamamı ideoloji gözetilerek alınmış, aynı girişimi ordu içinde de bire bir yaşama geçirmek için birçok adımlar atılmıştır. İşte bu yüzden iktidar sözcüleri ne söylerse söylesin, neyi savunurlarsa savunsunlar ülkemizde hiç kimse için can güvenliği yoktur. Suikastlar olacağı zaten yazılıp çiziliyordu. Bundan sonra da izlenen politikalar nedeniyle alınacak önlemlerin de gerektiği kadar etkili olmayacağını buradan açıkça ilan ediyor ve bu iktidarın gitmesi gerektiğine bir kez daha vurgu yapıyoruz.

Rus Büyükelçisine karşı girişilen hunharca saldırıyı şiddet ve nefretle kınıyoruz.

Unutulmasın terör eken terörün dik alasını biçer…