turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SÖYLEDİK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 ARALIK 2016

15 yıllık AKP iktidarının Türkiye'yi getirdiği noktaya bakın bir. Ekonomi dibe vurmuş, ülke Ortadoğu bataklığına saplanmış, terör tavan yapmış ve neredeyse evine ateş düşmeyen aile kalmamış. Bütün bunlara karşın her şey yine de tek bir kişinin iktidarı nasıl sağlanılabilir çabasında olan AKP ve Bahçeli'nin MHP'sinin Alicengiz oyunlarıyla karşı karşıyayız.

Hele bugünlerde bazıları yok mu işlerini güçlerini bırakmışlar ülkenin birlik ve beraberliğinden dem vurarak herkesin AKP ve saray iktidarının iradesini kabul etmesi isteniyor. Öyle ya ülke bu iktidar tarafından yukarıda belirttiğimiz tehlikelerin içine itilmiş ancak her niyeyse kimsenin aklına bu iktidardan kurtulmak gelmiyor da bu iktidarı işbaşında tutmak için birlik ve beraberlik mavalı okunuyor.

Şimdi geriye dönüp yaşadıklarımızı kabaca şöyle bir anımsayalım isterseniz. ABD ve emperyalist dünya Ortadoğu'nun enerji kaynaklarını kontrol etmek ve sınırları yeniden çizmek için harekete geçtiğinde AKP iktidarı bu şer cephesinin içinde nasıl bir görev almıştı bilmem anımsadınız mı? Irak'ın işgali için Recep Tayyip Erdoğan neredeyse kendisini parçalayacaktı. Savaş tezkeresini meclis reddetmişti ancak Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu dönemde emperyalist işgalcilere her türlü lojistik destek verildiği gibi İncirlik Üssü'nün kullanılması da içinde bütün deniz ve hava limanlarımız onların sonuna kadar kullanımına verilmişti. Bir başka deyişle AKP iktidarı ABD ve diğer emperyalist güçlerin bir dediğini iki etmemiş yerine getirmişti. Bu yüzden de Recep Tayyip Erdoğan'a BOP Eşbaşkanlığı görevi verilerek Türkiye'nin Ortadoğu bataklığına itilmesi için her yola başvurulmuştu.

AKP iktidarı; Türkiye'yi Ortadoğu bataklığının için itilmişti itmesine de onlar yine de Yeni Osmanlı düşleri görerek kendi yandaşlarını fişeklemeye devam ettiler. Süreci anlatmaya gerek yok. Irak'ta yaşanan insanlık dramını unutmak olası değil. Libya, Tunus, Mısır Yemen, Bahreyn aynı belaları Arap Baharı adı altında yaşadı. Ortaya çıkan manzara ise tek sözcükle diyebiliriz korkunçtu. En nihayet sıra Suriye'ye geldi. AKP iktidarı Suriye'yi kolay lokma olarak düşündüğü için 2 saat içinde Şam Emevi Camisi'nde Cuma namazı kılmaya çok hevesliydi ama Suriye'nin gösterdiği direnç hem emperyalistlerin oyununu bozdu hem de AKP iktidarının Yeni Osmanlı düşü görmesine son verdi. Dolayısıyla AKP iktidarı Suriye'deki ne kadar ipten kazıktan kopma katil İslami terör örgütü varsa onları desteklemekle kaldı.

Şimdiyse Halep kenti Suriye merkezi güçlerinin tamamıyla eline geçti ve Halep'te bugüne kadar insanlık suçu işleyen terörcü güruha ise üç seçenek sunuldu. Ya teslim olacaksınız ya öleceksiniz ya da açtığımız koridordan çıkıp gideceksiniz. Terör grupları ve onların yanında yer alan sivil unsurlar koridordan Halep'i terk etmekte buldu kurtuluşu…

Eğer yazdıklarımı anımsıyorsanız daha önce olacakları yazmış ve demiştim ki, sözü geçen terör gruplarının Türkiye'den başka gidecek yerleri olmadığı için bunlar İslami terör bağlamında ülkemizin başına bela olacaklar. Önümüzdeki günlerde bu belayı yaşayarak göreceğiz. Bir diğer konu ise şu anda Türkiye'nin silahlı güçlerinin Suriye'deki koridorda sıkışıp kalmasıdır. Kamuoyuna verilen bilgiye bakarsanız kendisi de terör örgütünün şahı olan ÖSO ile birlikte sözüm ona IŞİD'a karşı savaşılmaktadır. İlk günleri nispeten sakin geçen bu operasyonun bugünlerde birden ivme kazanması bir rastlantı olarak görülmemelidir. Nitekim dün bomba yüklü araçlarla askerlerimize saldıran IŞİD, 14 askerimizin yaşamını yitirmesine 33 askerimizin de yaralanmasına sebep olmuştur. Üzülerek belirtmek istiyorum ki gelişmeler daha önce dile getirdiğimiz gibi cereyan etmektedir.

Bütün bu yaşadıklarımız karşısında bir şey yapacak konumda olmayan AKP ve saray iktidarı ve onların yandaşları şimdi birlik ve beraberlik çağrısı yapmaktadırlar. Sizin anlayacağınız iktidar yanına suç ortağı aramaktadır. Halkımızın evlatlarının yaşamını yitirmesine neden olup politikaların mimarı olan bu iktidarın birlik ve beraberlik mavallarıyla suçuna ortak olunmaktansa bu iktidar bir an önce iktidardan gönderilmelidir ki daha fazla asker, polis ve sivil yurttaşlarımız canlarından olmasınlar.

Görevimiz suç ortağı olmak değil, ülkeyi bu hale getiren AKP ve saray iktidarından bir an önce kurtulmak ve nasıl geldilerse öyle gönderilmeleridir.