turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MECZUP MU, DİNCİ, GERİCİ, ŞERİATÇI MI?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 ARALIK 2016

Bu ülkenin toprakları kimleri yetiştirmedi kimleri! Bir zamanlar Refah Partisi Rize Milletvekili Şevki Yılmaz vardı. O kişi Mustafa Kemal Atatürk için demediğini bırakmamış Selanik dönmesi" diyerek de hakaretinin dozunu ta yukarılara taşımıştı. O kişi ki Rize'de hem Belediye Başkanlığı yaptı hem de Rize'den milletvekili seçildi. Erbakan'ın partisi ki kimleri siyaset sahnesine taşımadı. Hasan Mezarcı'dan tutun da bugünkü AKP'nin ileri gelenlerinin çoğu o Erbakan'ın partisinden yetiştiler. Kendisi de Rizeli olan Recep Tayyip Erdoğan'ı da saymadan geçemeyiz elbette.

Gördüğünüz gibi ülkemizde neler yaşanıyor neler. Bütün bu acı gerçeklere karşın Rize Belediye Başkanı kalkmış 30 yıldır Rize'nin meydanında duran Atatürk heykelini "meydan düzenlemek gerekçesiyle ha kaldırdım ha kaldıracağım derken dün itibariyle heykeli hazin bir şekilde söktürdü ve bir kamyonun üzerine yatırarak alıp götürdüler. Sonradan belki de tepkileri azaltmak için valiliğin bahçesine dikileceği açıklaması yapılmak zorunda kalındı.

İlginçtir bir ülkede eğer rejim değiştirilecekse ilk önce değişikliğe heykellerden başlanıyor. Benzer olay daha önce de 1917 Büyük Ekim Devrimi'ni gerçekleştiren işçi sınıfının yüce öğretmeni Lenin'in heykellerini kaldırarak başlanmıştı.

Daha önceleri Lenin'in heykellerini kaldırmaya yürekleri yetmeyenler işe Stalin'le başlamışlar ve de Stalin gibi Sovyetler Birliği'nin çimentosu bir kişiyi emperyalist dünyaya salt şirinlik olsun diye harcamışlardı. Sovyetler Birliği'nde bunlar yaşanırken de bizler rejim değişikliğine işaret etmiş, her fırsatta emperyalist/kapitalist dünyanın baş düşman ilan ettiği Stalin'e sonuna kadar sahip çıkmıştık. Stalin'in heykelleri kaldırılırken susuldu. Sıra Lenin'in heykellerine gelince bir de baktık gördük ki, karşı çıkacak az sayıda insan kalmış ve arkasından da 72 yıllık sosyalist sistem yıkılıp gitmiş.

Dün, Rize'de Atatürk'ün heykelinin kaldırılmasına benzer bir olayı da Irak, ABD emperyalistlerinin işgali sırasında yaşadı. Hiç kuşku yok ki, Saddam'ı ne Lenin ne Stalin ne de Mustafa Kemal Atatürk'le kıyaslamıyorum ancak Saddam'ın heykelinin yıkılması sonrasında Irak'ın neler yaşadığını, hangi acıları çektiğini bütün dünya alem iyi bilmektedir. Beğenir ya da beğenmeyiz, Irak'ta Baas Partisi denildiği zaman Saddamsız bir Baas Partisi düşünülemez.

Uzatmayalım Rize'de yaşanan Atatürk'ün heykelinin sökülüp kamyonla taşınmasını da adam ne olacak canım diye görmezden gelip halk düşmanlarının ekmeğine yağ süremeyiz. Bugün hepinizin bildiği gibi Rize'nin onca sorunları varken bir belediye başkanının Atatürk'ü hedef tahtasına koymasını doğru okumak gerekiyor. Rize Belediye Başkanı da tıpkı daha önce kendisi de Rize'de belediye başkanı olmuş Şevki Yılmaz'la arasında hiç mi hiçbir fark yoktur.

Aslına bakarsanız Rize Belediye Başkanı'nın bu girişimi din kisvesi altında ülkemizin bağımsızlığına, laik ve parlamenter sistemine karşı bir kalkışma bir meydan okuma halidir. Dolaysıyla Rize'de Atatürk'ün heykeli yıkılırken meydana sadece Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı ve CHP İl Başkanı'nın gidip tavır koymasını da iyi anlamak gerekiyor. İyi anlamak gerekiyor demek ki bu gerici kalkışmaya karşı duyarlılık gösteren iki kuruluş söz konusu. İyi okumak gerekiyor orada tepki koyan iki insanın dışında kimsenin olmayışı. Yığınsal bir tepki koymama halini İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği sırada da az sayıda insanın tepki koymasına benzetiyorum. O zaman da ön sıralara çıkıp ateş eden bir Hasan Tahsin vardı şimdi de ülkenin geleceğini dinci, gerici, şeriatçı ve faşist bir anlayışa teslim etmeye kalkışan AKP'li belediye başkanının tutumuna da öne çıkıp karşı koyan nihayetinde iki kişi var.

Ülke ne kadar kötü koşullarda olursa olsun, sözünü ettiğimiz bu dinci gericilik her zaman için kendi amaçlarını öne alacak ve ülkenin yazgısını karartmak için elinden geleni yapacaktır. Nitekim Kurtuluş Savaşı döneminde de sözünü ettiğimiz dinci güruhlar İngilizlerin kışkırtmasıyla halkın Yunan işgaline karşı direnmemesi için bildiri dağıtacak kadar alçalabildiklerine göre bugünkü yaşadıklarımıza şaşırmamak gerek değil mi?

Evet, Rize meydanından Atatürk'ün heykelinin sökülmesi, kamyon üstünde taşınması ne kadar da Rusya'da ve öteki sosyalist ülkelerde yaşananlara benziyor değil mi?

Sözünü ettiğimiz ülkelerde ne olduysa ve de nasıl bir rejim değişikliğine gidildi ve o ülkelerin onuru dahil her şeyleri nasıl pazara çıkarıldıysa bizim ülkemizde de demokrasi zaten sınırlıydı, parlamenter sistemin içi sağcı ve gerici iktidarlar tarafından boşaltılıp halkı temsil etme özü bir kenara itildiyse de bizler her fırsatta demokrasiye, ülkenin bağımsızlığına, laikliğe ve de aydın bir geleceğe sahip çıkmayı sürdürmeli, gerici güruhu işgal ettikleri tüm mevzilerden söküp atarak bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm yolunda savaşımızı kararlıca sürdürmeliyiz.

Bilmem dile getirdiklerimiz yeterince açık mı?