turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BİR ÖYLE BİR BÖYLE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 ARALIK 2016

Recep Tayyip Erdoğan dün İzmir'in Kiraz İlçesi'nde konuşuyor. Neymiş efendim, DEAŞ teröristleri Kilis'e füzeatarken hükümeti eleştiriyorlarmış, neredesiniz, niye müdahale etmiyorsunuz diye. Şimdi varılmış El Bab'a dayanılmış, El Bab ha düşmüş ha düşecekmiş ama aynı kişiler bu kez de diyorlarmış ki ne işiniz var o bataklıkta? Eleştirenlere sesini yükseltiyor ve diyor ki; "Siz saf mısınız?"

Hakikaten bizler safız. Safız çünkü sizin iktidara gelmenizi engelleyemedik. Safız, çünkü sizi Çankaya yokuşunda durduramadık ve Beştepe'deki Külliyeye konuşlanmanızı engelleyemedik. Safız, çünkü önce Suriye ile iyi ilişkiler kurup da öyle ki bakanlar kurulu toplantısını bile birlikte yapma noktasına geldiğiniz yalanını boşa çıkarıp komşumuz Suriye'yi uyaramadık. Safız, çünkü birlikte tatil keyfi çıkarmanız karşısında da sadece Beşar Esad'ın sizin nasıl tuzağınıza düştüğünü düşünüp hayıflandık.

Sonra ABD'nin BOP projesi gündeme geldi. Balıklama işin içine Türkiye'yi de soktunuz ama biz yine de etkili bir çalışma yapıp sizin politikalarınızı kamuoyu katında yeterince açıklayıp yığınların bilincine taşıyamadık. BOP Eşbaşkanı olup meydanları inim inim inletirken de niyetinizin ülke için ne gibi büyük bedellere mal olacağını da yeterince anlatıp bu yolda ışık hızı ile ilerlemenize mani olamadık. Arap Baharı sırasında kimlere destek verdiğinizi, İslami terör örgütleri ile nasıl içli dışlı olup onlara her konuda destek olmanızı da boşa çıkaramadık.

Ülkemizi İslami terör örgütlerinin yolgeçen hanına çevirdiniz, dünyanın her tarafından akan teröristlerin duraklama noktası ve cenneti haline ülkemizin gelmesi sırasında da binmiştiniz bir alamete, gidiyordunuz kıyamete. Sonra bu İslami terör örgütlerinin toplantılarına akıl almaz olanaklar hazırlayıp onların askeri ve siyasi olarak örgütlenmesine de elinizden gelen yardımı yaptınız.

Kafanızın içinde Yeni Osmanlı düşü, Şam Emevi Camisi'nde Cuma namazı kılacağız diye fır fır dolaştınız ortalıkta. Suriye topraklarına Türkiye'den silahlı kimselerin geçmesini sağladınız. Orada bulunan terör örgütlerine ise dünya alemin gözü önünde silah yardımı yapıp onları öyle bir donattınız ki, o zamanlarda da eleştirileri hiçe sayıp ille de Beşar Esad'ı (sizin deyişinizle Esed'i) devireceğinizi söylemekten başka bir söz çıkmadı ağzınızdan. Rus uçağı düşürüldüğünde de neler söylediğinizi bilmeyen yok. Bir gün önce söylediğinizin bir gün sonra tersini söylediniz. Suriye topraklarına TSK'nın girişini "Zalim Esed diktatörlüğünü devirmek için girdik" diye açıkladınız ama aradan 24 saat bile geçmeden söylediklerinizi geri almak zorunda kaldınız.

Evet, bugüne kadar izlenen yanlış politikalarınızın sonucunu yaşıyor ülkemiz. Türkiye Kamuoyu önüne çıkıp da Türkiye'nin El Bab'ı ele geçirdikten sonra neyi hedeflediğinizin bile doyurucu bir açıklamasını yapamazsınız. Şimdi size taraftar bazılarının söylediği gibi TSK'nın orada olması Türkiye'nin beka sorunu da değil. Türkiye'yi beka sorunu ile karşı karşıya sizin politikanız getirdi. Şimdi ise bu sorundan Rusya, İran, Suriye ile birlikte kurtulmaya çalışıyorsunuz. Yani bu kez de demiri tersine bükerek kurtulacağınızı düşünüyorsunuz. Madem iş bu noktaya gelecekti peki, niye Suriye'nin içişlerine karışıp Esad'ı devirmek gibi Türkiye'nin ve bölgenin hiç de yararına olmayan bir politikanın savunucusu ve dizayn edicisi olmaya soyundunuz?

Size son sözümüz şudur, TSK IŞİD'la ölümüne çarpışırken hani Türkiye niye kara gücünü kullanmıyor diye eleştiri yapan ABD ve müttefikleri neredeler? Niçin IŞİD'a karşı Rakka'da operasyonları durdurdular da IŞİD'ın El Bab'a yüklenmesine göz yumuyorlar dersiniz? Bu kanlı kapışmalar sırasında askerlerimiz yaşamlarını yitirirken niye bir tek Amerikan uçağı kalkıp da IŞİD mevzilerini bombalamıyor söyler misiniz? Bir üst akıl sözü tutturmuş gidiyorsunuz. Niye eşyayı adıyla çağırıp da dost kim düşman kim Türkiye kamuoyuna açıklamıyorsunuz da sürekli olarak sizin yanlış politikalarınızı eleştirenlere veryansın edip duruyorsunuz?

Ne olacak, saf bir ülke halkı bulduğunuzu düşünüyor, ne söylersem yuttururum diye atıp tutuyorsunuz.

Söyleyelim; bundan böyle oğlunun cenazesi başında "Yavrum garip geldin, garip gidiyorsun" diye gözyaşı döken analar bulamayacaksınız.

Kim bilir o zaman onlar için de neler söyleyeceksiniz, doğrusu şimdiden merak ediyoruz…