turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


2016 YILI BİTERKEN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 ARALIK 2016

2016 yılı AKP ve saray iktidarının ülkemiz yurttaşlarına kırk katır mı kırk satır mı yaşattığı yıl oldu. Yaşam pahalandı. Temel geresinimlerimize zam üstüne zam yapıldı. Dolar başını aldı gitti yurttaşların cebine giren aylık iyice eriyip buharlaştı. Açlık, yoksulluk ve işsizlik tavan yaptı. Demokratik hak ve özgürlükler çiğnendi, düşüncesini açıkladıkları için pek çok gazeteci cezaevini boyladı. HDP'li milletvekilleri ve belediye başkanları tutuklandılar. Ülke açıkhava cezaevine çevrildi, yurttaşlara sürekli olarak korku pompalandı. İktidara yalakalık yapmayan yurttaşlar sıra ne zaman bana gelecek düşüncesiyle yatıp sıra ne zaman bana gelecek düşüncesiyle kalktılar. Çalışanlar bir bahane ile ne zaman görevden alınırımın korkusunu yaşadılar, alındılar da.

İçerde ve dışarda şiddet sürekli artan bir boyut kazandı. AKP iktidarının yanlış Suriye politikasının diyeti yüzünden TSK Suriye topraklarına girmek zorunda kaldı. Şu an El Bab'ı kuşatma altında tutan askerlerimiz bugüne kadar çok sayıda yaralı ve 50'ye yakın şehit verdi. Suriye topraklarına giren TSK'nın yanına ÖSO'yu alması ise içler acısı bir gerçek olarak önümüzde duruyor. ÖSO gibi bir katil sürüsüne nasıl güvenilip de Suriye topraklarında birlikte bulunuluyor anlaşılacak gibi değil. Daha şimdiden bu konu ile ilgili burnumuza kötü kokular geliyor. Yarın ÖSO gibi ne olduğu belirsiz teröristler yüzünden umarız TSK daha ağır bir bedel ödemek zorunda kalmaz.

Daha düne kadar Suriye'deki terör örgütlerinin AKP ve saray iktidarınca destekleniyor olması bütün çıplaklığı ile ortadayken, şimdi tam tersi yapılarak IŞİD'a karşı mücadele edildiği kamuoyuna anlatılmaya çalışılıyor. Bütün bunların yanında AKP ve saray iktidarı El Nusra, El Kaide, Müslüman Kardeşler ve daha irili ufaklı pek çok örgüte dost muamelesi çekip Suriye halkına karşı cinayetler işlemelerine göz yumar ve desteklerken bugün sadece IŞİD'la sınırlı bir mücadele verildiği iddiası söz konusudur. TSK'nın Suriye topraklarında neden kaldığı da çok bilinen bir durum değildir. Bilinen şey Türkiye'nin bir bataklığın içine itelenmesidir. Bu yüzden de TSK oradan geri nasıl çekilir belirsizdir. Öte yandan adı Fırat Kalkanı olan operasyonun PYD'ye karşı yapıldığı söylenmiş de olsa ortada PYD'yi hedef alan şimdilik bir girişim de söz konusu değildir. Bugün konu ile ilgili iktidar sadece ABD ile ağız dalaşına girişmenin ötesinde dişe dokunur bir girişimi de yoktur. Öyle ki bizim topraklarımızda konuşlanan ABD savaş uçaklarının bu durumda üslerde ne işlerinin olduğu da doğru dürüst ABD'ye sorulamamaktadır.

AKP ve saray iktidarı gerek içerde gerekse dışarda geniş halk yığınlarına acı üstüne acı yaşatmaktadır. El Bab'tan arka arkaya yaralı ve şehitler gelmektedir. PKK ve IŞİD gibi terör örgütleri içerde çok sayıda terör eylemleri yapmışlar bu eylemlerin bedeli ise çok ağır olmuştur. En son Beşiktaş ve Kayseri'de PKK'nın terör eylemi sonucunda sayısız ailenin ocağına ateş düşmüştür. AKP ve saray iktidarının ülkemizde terörü ortadan kaldıracak ne iradesi vardır ne de bu iktidarın bu görevi başarmaya niyeti. Olup bitenler iç politikada sadece ve sadece çıkar için kullanılmaktadır.

Ne yazık ki, böylesine ağır koşullar yaşayan ülkemizde yaşananları bahane eden AKP ve saray iktidarı ise tam gaz diktatörlüğe giden anayasal değişiklikler gerçekleştirmeyi fırsat olarak değerlendirmiştir. Anayasa değişikliği ile ilgili olarak dün farklı bugün daha farklı olarak konuşan Bahçeli ve Bahçeli'nin izinden yürüyen MHP'liler dün tükürdüklerini bugün yalar durumda CHP'yi eleştirmeye yeltenmektedirler. Anayasa değişikliği ile ilgili komisyonda CHP'lilerin çabalarına tanık olduk. Aynı çabayı meclis genel kurulunda da göstereceklerinden eminiz. Bütün bu gerçeklere karşın AKP ve saray iktidarını desteklemek görevini üstlenen Vatan Partisi ve Aydınlık grubu ise ne söylediğini bilmez halde CHP'ye yönelik eleştirilerini sürdürmektedir. Neymiş efendim Anayasa referandumu halka giderseymiş, halk hayır diyecekmiş, yok CHP hayır kampanyasını HDP ile birlikte yürütürseymiş bu kez milletin tepkisi ile karşılaşacakmış ve evet oyları daha çok çıkacakmış. Böylesine faşizan görüşlerle ortalarda fink atan Vatan Partisi'ni de, AKP ve saray iktidarını da, yandan çarklı Bahçeli'yi de halkımız siler atarsa asıl o zaman gümbürtü kopacak, AKP ve saray iktidarına yaslanarak politika yapmaya kalkanların acı sonlarına tanık olacağız.

Uzatmayalım, 2016 yılında kötü günler gördük ve yaşadık.

2017 yılında ise bütün bu dinci, gerici, şeriatçı ve faşist çevrelerin yenilgi yılı olacağına şimdiden kendimizi hazırlıklı kılmalıyız, kılmalıyız ki köpeksiz köyde nasıl değneksiz gezilirmiş demokrasi düşmanlarına gösterelim.