turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


2017'YE KAN ve GÖZYAŞI İLE GİRDİK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 OCAK 2017

Şimdi birtakım çevreler çıkmış kınama ve nefret bildirileri yayınlıyor. Bunlardan birisi de hiç kuşku yok ki Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in ta kendisidir. Mehmet Görmez ki yaşamımızın her anına maydanoz olmaya başladı.

Yılbaşından önce sanki üstüne vazifeymiş gibi açıklamalar yaptı. Neymiş efendim; yılbaşı kutlamak israfmış, günahmış. Sana ne be adam, bu ülkenin insanları senden mi öğrenecekler israfı ve günahı? Her şeyden önce siz ve sizin gibiler kafanızın içindeki utanmazlıktan, arlanmazlıktan kurtarın kendinizi de öyle konuşun olmaz mı? Verdiğin demeç senin için masumane gelebilir ancak bu demeçten ne çok vazife çıkaracaklar vardır hiç aklınıza geldi mi? Şimdi de kalkmış neler söylüyorsun öyle? Böyle bir terör eylemi camide ve Pazar yerinde yapılmış eylemle aynı şeymiş. Sayın Görmez; sizin kaç yüzünüz var ve bizler hangisine inanalım?

Bir gün önce dinci, gerici, şeriatçı gazetelerdeki yazıları bir anımsamaya çalışın isterseniz. Bu yazıların hepsi kışkırtıcı, hepsi insanların yaşam tarzına saldırı sözleriyle dolu. Sonra dün aleni yılbaşı kutlamalarını hedef alan bildiri dağıtanlara ne buyrulur acaba? Bu tür yapılar her ne haltlarsa çok mu olağan bir iş yapıyorlar dersiniz? Bu gibi kan dökücü insanlıktan nasibini almamış yapılar kimlerdir ki hedef gösteren bildiriler dağıtabiliyorlar? İşlerin bu noktaya gelişinde şu anda işbaşında bulunan iktidarın hiç mi suçu yok diye düşünüyorsunuz?

Olayın sonrasında İçişleri Bakanı başta olmak üzere, bakanlar çifter çifter açıklamalarda bulunuyorlar. Açıklamalarında terörü öyle bir şiddet ve nefretle kınıyorlar ki, sanırsınız bunların hepsi sütten çıkmış ak kaşıktır. Ülke gençliğini kindar ve dindar olmaya davet eden kimdi? Böyle bir gençlik yetiştirilmesi için her taraf niye imam hatip okullarıyla dolduruldu? Ne diyordu bir bakan; bizim gibilerin canı sıkılıyormuş, varsın sıkılsınmış, daha çok imam hatip okulları açacaklarmış öyleyse. Bakan beylerden birisi de muassır medeniyet seviyesine çıkmaktan söz ederek ne diyordu? Daha çok imam hatip okulu açılacak…

Haydı bunları geçtik, hangi ehliyetle bir iktidar tarikat ve cemaatleri ülke yönetimine ortak etmeye kalkışır? Niçin bir ehliyetleri olmadığı halde bakanlıklar pıtrak gibi bu gibi ağzı salyalı kimselerce doldurulur? Ülkemizde yaşanan onca acı olaylar bile bu iktidarın aklını başına getirmiyorsa daha ne yaşamalıyız ki bu iktidarın aklı başına gelsin? Aladağ'da tarikat yurtlarında cayır cayır yanan çocuklarımızın anne ve babaları niye çıkıp da çocuklarının canı gittiği halde davacı olmazlar da meydanı küflü kafalara bırakırlar? Acaba ne karşılığında çocuklarının canına mal olan bu çevrelerden hukuksal olarak hesap sorulmasını istemezler dersiniz?

İstanbul'daki cinayeti dinci bir terör örgütünün yaptığı kesindir. Sözünü ettiğimiz bu terör örgütleri durup dururken mi ülkemizde kök salıp örgütlenme olanağı bulmuşlardır? Daha düne kadar kimin Suriye'ye gittiğini ve terör örgütlerine katıldığını sıradan insanlar bilir de bu ülkenin istihbarat örgütleri bilemez mi? Bütün bunlara nasıl olmuştur da göz yumulmuş ve toplumun dinci kesimlerinde bu terör örgütleri cirit atar hale gelmişlerdir var mı iktidar çevrelerinden bir açıklama yapacak biri ya da birileri?

Sözü uzatmayalım AKP iktidarı ile birlikte dinci terör örgütleri ülkemizde kök salmışlar ve insanların yaşam hakkına yönelik eylemlerini arka arkaya gerçekleştirmişlerdir. Dün Suriye'nin iç işlerine karıştığımız için neler olacağını söylememize karşın her şeyi görmezden gelerek terör yuvalarına göz yuman, onlara silah ve lojistik destek sağlayan hükümetin ektiği tohumlardır bugün yaşadıklarımızın sebebi.

Önemli bir noktada bu iktidarın ülkemizde yaşanan terör eylemlerini önleyemeyeceğinin anlaşılmış olmasıdır. Bu yüzden de AKP ve saray iktidarı terörü önleme ehliyetini çoktan yitirmiştir. Dolayısı ile bu iktidar iktidardan gönderilmediği sürece yarın kimlerin canından olacağı belli değildir.

Son bir noktaya daha değinmekte yarar var. Bazı çevrelerin bu tür eğlence yerlerine gidenlerin zengin çocukları ve zengin kimseler olduğu yolunda ilkel bir propaganda yaptıklarıdır ki, bu propagandanın da hiç mi hiçbir sınıfsal temeli yoktur. Bu yüzden de kim ki bu tür sözler söylemeye ne adına olursa olsun yeltenir, ağzı derhal kapatılmalıdır.
Çünkü komünistler sınıf gerçeğini bu tür zibidilerden öğrenecek değildir.

Evet, her terör olayında olduğu gibi bizler de terörü şiddet ve nefretle kınıyoruz.

Bazıları gibi kınamakla kalmıyor, terörün nedenlerini ve terör odaklarını da işaret ediyoruz. Gerçek o ki, terör eylemlerine hangi örgüt başvurursa başvursun yaptığı eylem insanlık suçudur ve bu odakların daha fazla insanlık suçu işlemelerine ise asla izin verilmemeli ve kökleri tek tek kazınmalıdır.