turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NEREYE KADAR PAYİDAR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 OCAK 2017

Bilinen bir gerçek şudur; Doğu Perinçek ve arkadaşları politik sahneye çıktıkları günden bugüne sürekli olarak solun içinde Truva atı görevi görmüşlerdir. Sovyetler Birliği ve Sosyalist Sistem ayaktayken ve de emperyalistlere dünyanın dört bir yanında karşılık verirken bunlar Maocu görüntü altında bir numaralı Sovyetler ve Sosyalist Sistem düşmanıydılar. Öyle ileri gittikleri olmuştur ki, Amerika'nın yeterince Sovyetlere karşı mücadele etmediğini de söyleyen bunlardı.

Kaçınızın Halil Berktay'ın ismi aklınızda kalmıştır bilemiyorum ama bu kişi Türkiye'ye çeviri yazılarıyla ilk Maocu görüşleri getiren kişilerin ilkleri arasındaydı. Şimdi Halil Berktay Perinçekgillerle değil ama sağlam bir çizgide politika yaptığı da söylenemez. Yani sizin anlayacağınız bu çevrelerin 1968 sonrasında da şimdi de karanlık bir yanları hep olmuştur. Bu yüzden de sol çevrelerde Perinçek ve çevresinin adı geçtiği zaman insanlar şöyle bir irkilirler.

Nasıl irkilmesinler ki? Ergenekon kumpası ile pek çok kişi tutuklanıp içeri konulmuştur. Bunların içinde ta başından beri Perinçek'le birlikte yürüyen Ferit İlsever'de vardı ama o sağlık sorunları nedeniyle diğerlerinin aksine erken bırakıldı. Bu kumpas Fethullahçı çete tarafından orduya ve de ülkenin diğer değerli aydınlarına yapıldı. Bir bakıma kendileri için ayakbağı oldukları düşünülen subayların neredeyse tamamı ordudan birer ikişer ayıklandılar. O dönemde başbakanlık koltuğunda oturan kişi yargının Fetullahçı ayağına öyle destek verdi ki bu davanın savcılığını bile üstlendiğini söyleyen açıklamalar yaptı. Yetmedi Zekeriya Öz'ün altına zırhlı araba bile tahsis etti. Sonra bilinen nedenlerle Fethullahçılarla Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin arası açıldı. Zaten kumpas olduğu bilinen bu davaların tüm sanıkları serbest bırakıldı. Bazı davalar tümden beraatle sonuçlanırken bir tek Ergenekon Davası elde bir avantaj olarak tutulmak için devam ettiridi.

Bu nedenle gerçekleri tek gözle bakmayı hüner sayan Perinçek yargılandıkları davada AKP iktidarının ve Recep Tayyip Erdoğan'ın rolünü tümden silip tek düşman olarak Fethullahçıları seçti. Daha bırakıldıklarının akşamı ağzından çıkan ilk demeç Fethullahçılara karşı mücadelede Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte davranacağı yolundaydı, bu görüşü Akit gibi dinci, gerici, şeriatçı bir gazetede de dile getirmekten çekinmedi. Dolayısıyla Perinçek ve arkadaşları içerden çıktıkları andan itibaren yeni bir yol haritası belirlediler. O harita vatan savunması yaptığını düşündükleri AKP ve saray iktidarıyla yanyana yürümek olarak yürütülmeye başlandı. İş bakadarla da kalmadı elbette. Vatan Partisi sözümona Atatürkçü'ydü, AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'da çoktan bu çizgiyi seçmişti. Perinçek ve arkadaşları sözde ABD karşıtıydılar ya, PKK'nın ve PYD'nin Amerika ile örtüşen politikaları sözkonusu olduğu için AKP ve saray iktidarının PKK'ya karşı sürdürdüğü mücadele Amerika ile savaşmak olarak değerlendirildi ve ta başından beri Amerikan politikalarını eksiksiz uygulayan Recep Tayyip Erdoğan ise bu kez Perinçek ve arkadaşlarının gözünde Amerika karşıtı olup çıktılar.

Şimdi konumuza dönelim. Bilindiği gibi AKP ve saray iktidarı ülkeyi OHAL kararnameleriyle bildiği gibi yönetmeye başladı. Şu anda TBMM Genel Kurulu'na getirilen Anayasa değişikliği ise yarından itibaren görüşülmeye başlanacak. Anayasa değişikliği ile birlikte artık Türkiye'nin rejimi tam anlamıyla değişmiş olacağı için CHP, meclite bulunan diğer partilerin aksine tam anlamıyla onurlu bir politika yürütmektedir. Bu gerçekleri gerçeklere gözünü kapatmayan herkes görebilir. Ancak Perinçek ve Perinçek'in Vatan Partisi bu gerçeklere ne yazık ki gözünü tam olarak kapatmış bulunmaktadır. Bu yüzden de aslı astarı olmayan hayal politikalarla Aydınlık gazetesinde ve Ulusal Kanal'da bir kaşık suda fırtına koparmaya devam ediyorlar.

Neymiş efendim; terörü önlemek için AKP, CHP, MHP ve Vatan Partisi birlikte 'SEFERBERLİK HÜKÜMETİ' kurmalıymış. Vatan Partisi'nin hayal dünyası çok geniş bu yüzden de atmak konusunda üstüne yok.

AKP ve Bahçeli'nin MHP'siyle Vatan Partisi şimdi aynı çizgideler. 80 milyon ülke yurttaşının gözünün içine baka baka Vatan Partisi Alicengiz oyunu oynamaya kalkışıyor. Öyle ya Türkiye AKP ve saray iktidarı tarafından nereye getirilmiş Perinçek ve arkadaşları, bunların içinden Ferit İlsever'se yeni bir şey keşfetmenin hazzı içindeler. Onlara göre BOP Eşbaşkanlığı Recep Tayyip Erdoğan'dan Kemal Kılıçdaroğlu'na geçmiş. Utanmaz, arlanmaz politika yapılsa yapılsa ancak bu kadar yapılabilir. CHP şu anda mecliste bulunan partiler içinde demokrasi, hak ve özgürlük ve diktatörlüğe karşı verilecek mücadelenin ilk akla gelen parti olmasına karşın, Ferit İlsever'den tutun da Perinçek'e kadar BOP Eşbaşkanlığı yakıştırmasının bir nedeni olsa gerektir. Bana sorarsanız var da. Var çünkü Vatan Partisi birtakım ne oldukları belirsiz karanlık odakların hükmü altında. Bu yüzden de işini gücünü bırakmış CHP'ye ve Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı çamur siyaseti izliyor. Böylece de en gerici, en şoven ve de en sömürücü politikaları savunan partilerle yanyana düşüyor.

Bu yüzden de kendilerine NEREYE KADAR PAYİDAR diye sormuyoruz.

Çünkü Payidar yerini çoktan bulmuş. Tüm çabası kendisini AKP ve Bahçeli'nin MHP'sine kabul ettirmek yönünde o kadar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA