turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ MECLİSTE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 OCAK 2017

Bugün önemli bir gün. AKP ve saray iktidarı ile Bahçeli'nin MHP'sinin savunduğu Anayasa değişikliği sonuçta meclise geldi. Hiç kuşku yok ki bu teklifle birlikte öncelikle Bahçeli'nin MHP'si sonra da AKP diken üstünde oturuyor. Çünkü her iki partide de birçok milletvekili partisiyle yol ayrımına gelebilir. Eğer bu iki partiden daha fazla milletvekili anayasa değişikliğine hayır derse Recep Tayyip Erdoğan padişah yetkileriyle donatılmış olmayacak dolayısıyla da Türkiye siyaseten yeni bir döneme böylelikle adım atmış olacaktır.

Ülkenin yurttaşları; ne olacak canım mecliste kabul edilirse ben ne yapabilirim dememeli, ülkenin her tarafında anayasa değişikliğine karşı etkili bir tutum takınarak getirilmek istenen değişikliği protesto etmelidir. Bugün CHP, bazı parti ve demokratik kitle örgütlerinin meclisin dikmen kapısında getirilen değişikliği protesto eylemi vardır. Bu eyleme Ankaralılar kar kış dememeli mutlaka katılarak gerekli demokratik tepkiyi göstermelidirler. Hiç kimsenin nasıl olsa benim gibi düşünenler gider tepkilerini koyarlar ben olmasam da olur gibi bir yaklaşıma hakları yoktur. Yoktur, çünkü bu değişiklik tüm ülke yurttaşlarının yediden yetmişe yaşamlarını değiştirecek bir tekliftir. Eğer bu teklif meclisten geçer, halkoylaması sonrasında da kabul edilirse ülke yönetimi kayıtsız koşulsuz Recep Tayyip Erdoğan'ın inisiyatifine geçmiş olacaktır. Bugüne kadar yaşadıklarımıza baktığımız zaman teklif kabul edildiğinde neler yaşayacağımızı kestirmemiz zor olmayacaktır.

Eğer anayasa teklifi olur da geçerse her konuda karar veren bir tek kişi olacak, o da Recep Tayyip Erdoğan olacaktır. Bu andan itibaren yargı, yürütme, yasa hazırlayıcı, uygulayıcı koşulsuz sadece ve sadece Recep Tayyip Erdoğan olacaktır. Ülkemizin değerli yurttaşları; bundan birkaç yıl önce Recep Tayyip Erdoğan Başbakanken bir kız çocuğumuza Başkanlık konusunda sorulan bir soruyu anımsayın. Kız çocuğumuz; Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzüne bakmış, bu konuda başbakanımız gibi düşünmüyorum dedikten sonra cumhuriyetin bu ülkeye çok yakıştığını söyleyerek parlamenter sisteme vurgu yapmıştır.

Asla küçümsemiyorum bu sözleri söylerken daha çocuk yaşta biri bile bütün gerçekleri çok yönlü olarak görürken bu ülkenin yurttaşlarının önemli bir bölümünün bu gerçekleri görememiş olması gerçekten de çok ama çok acıdır. Bizler; ülkemizin çocuk, genç, orta yaşlı, yaşlı kesimlerinin AKP'nin ülkeyi sokmak istediği bu bataklığa izin vermeyeceğine inanıyoruz. İnanıyoruz, çünkü küçük bir kız çocuğumuz bile gerektiğinde çıkıp bizlere tarihi bir ders verebiliyor.

Bugün AKP, saray ve Bahçeli'nin MHP'si kendilerine göre bir neden icat ederek ülkeyi korkunç bir karanlığın içine sürükleyecek olan Anayasa değişikliğini savunabilirler. Onların bu girişimlerini boşa çıkarmak da bizlerin görevi olmalıdır. İşte bu yüzden Türkiye Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi olarak diyoruz ki gün bu gündür daha Anayasa değişiklik teklifi 330 oyu bulup halkoylamasına gitmeden bizlerin duvarına çarpmalıdır. Bu yüzden de CHP ile birlikte davranarak harekete geçmeliyiz. Harekete geçmeliyiz ki başımıza çuval geçirmek isteyen dinci, gerici, şeriatçı ve faşist kafalılara geçit vermeyelim. Harekete geçmeliyiz ki geniş halk yığınları gerçeklerden haberdar olsun. Harekete geçmeliyiz ki birileri kendilerini her konuda muktedir sanıp iki de bir tepemizde tas değirmeni döndürmeye kalkmasın. Ya da bir daha bu ve buna benzer padişahlık yetkisine heveslenmesin.

İlerici, devrimci, sosyalist tüm parti ve demokratik kitle örgütlerine sesleniyoruz; yarın geç olabilir hemen şimdi karşı tepkimizi gösterelim ki anayasa değişikliği için meclis genel kuruluna gelip dayananlar yapılacak bir halkoylamasıyla sonuç alabileceklerini düşünüp yüreklenmesinler. Evet, bundan böyle AKP ve saray iktidarının elde etmek istediği saltanat iktidarının ne olup olmadığını anlatmak bizlere düşmektedir. Gerektiğinde sokak sokak, ev ev, gerçekleri kararlı bir şekilde geniş halk yığınlarına anlatmalıyız ki ne Recep Tayyip Erdoğan ne de ona biat etmiş olanlar halkın iradesini çantada keklik olarak görmesinler. İki de bir de çıkıp halk iradesinden söz edenlere halk yığınları olarak halkın iradesi nasıl bir şeymiş göstermez isek bunlar bizim ensemizde daha çok boza pişirmeye devam edeceklerdir.

Durum çok açıktır. Ya demokrasiden yana tutum alacak ya da faşizm ve diktatörlükten yana seçim sizin demiyorum, gerçekleri bir an önce görün diyorum. Görün ki, bu ülkenin insanları başlarında ne padişah ne de halife görmek istemediklerini bu tezgahları hazırlayanlara da gösterebilsinler. Yetmez nasıl gelmişlerse tıpış tıpış oturdukları koltukları da terk etsinler.

Demokrasi budur, halkın gücü budur, halkın iradesi budur anlasınlar.

Yoksa Milli irade safsatasıyla gözlere kül üfürüp duranların neler yapmak istediklerini anladığınızda gerçekten de çok geç kalınmış olabilir unutmayalım…