turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TEHDİT

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 OCAK 2017

AKP iktidarıyla birlikte tehdit yaşamımızın bir parçası haline geldi. Biri muhtereme biat mı etmiyor, Fethullahçılıkla korkutur alırsın paçasını aşağı sonra da sonsuza kadar susturursun. İnsanoğlu daha ne kadar alçalabilir bunu da öğrendik. Adam kısa bir süre önce Fethullah'ı öve öve bitiremiyorken şimdi ağızlarına kilit vurulmuşa döndüler. Bu yönde konuşma yeteneklerini beyinlerinin bir tarafına iğne batırılmış gibi unuturlarken diğer yanını harekete geçirmişler gibi Fethullah Gülen'e veryansın deyip verip veriştiriyorlar. Adamın kardeşi Fethullahçılıktan tutuklanmış ama adam öyle bir Recep Tayyip Erdoğancı ki Erdoğan;" çık şu yükseğe at kendini" dese atacak aşağıya. Bu söylediklerimizi kanıtlayacak o kadar çok örnek yaşadık ki Mecliste Anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında gördüklerimiz de işin tuzu biberi oldu. Sağlık Bakanı Recep Akdağ şov yapanların başında geliyor. Eee bu kadar şova saray artık hangi mevkiyi uygun görür onu da önümüzdeki günlerde nasıl olsa göreceğiz.

Hani, insan kardeşi Fethullahçı ya da şu bu oldu diye kendisi de olacak değil ama kardeşini bir kalemde satanlardan hayır geleceğini kimse ama kimse düşünmemeli. Tamam, aynı şeyleri düşünmüyor olabilirsin de hiç değil sahip çıkarsın. Bu dinci, imancı kesimlerde böyle bir duyguda olmadığından kardeşini bir kalemde silip muktedire yaranmak için her boyaya girenlere ne buyrulur dersiniz? Böylelerine güven duyanlarda da sorun vardır elbette ki? Bizim oralarda hep konuşulur.

Biri yanar döner gibi davranırsa onlar için denir ki 'Korku Müslümanı'. Malum bir zamanlar korku yüzünden din değiştirenler için bu coğrafyada bu söz söylenirmiş. İşte Recep Tayyip Erdoğan'ın korkusundan o kadar çok korku Müslümanı olan var ki insanın böylelerini gördükçe içi bulanıyor. Böylesine kimliksizliği bizlerin kaldırmasının olanağı yok. Kimliksizlik deyip de gelip geçmeyin, bu hale düşmek öyle bir dibe vurmaktır ki her türlü hainler bu gibilerin arasından çıkar.

Tehdit dedik ya, bu yolla sayısız insana AKP ve saray iktidarı baş eğdirmiş durumda. Sizin anlayacağınız AKP ve saray iktidarı şimdilerde bağ eğmişlerin yüzü suyu hürmetine iktidarda kalabiliyor. Yine baş eğmişlerin yüzü suyu getirilen diktatörlük anayasası 330 oyla meclisten geçip halkın önüne gelebilecek. Tabi baş eğip korku krizleri geçirenler var da ne olur ne olmaz ya bir de hayır oyu verirlerse halimiz nice olur korkusuyla bulundukları koltukta tirtir titreyenlerin de olduğunu unutmayalım. Bahçeli Beyefendi de bunlardan biri. Onca yönteme başvurdu, kimi MHP'lileri partiden ihraç etti, kimilerini kızağa çekti çekmesine de yine de MHP'de ortalık durulmadı. Bahçeli'nin MHP'si kaynıyor dersek abartmış olmayız. Bu yüzden de Bahçeli de tıpkı saray hükmü gibi hükümler vererek MHP milletvekillerini tehdit etmeye başladı. Çünkü Bahçeli, MHP milletvekillerinin kendisinin aklına uyup hâlâ evet oyu vereceklerinden emin değil.

Bu yüzden de çıkıp o da milletvekillerini tehdide yönelerek, AKP'ye payandalıkta öyle ileri gitti ki AKP'liler ona; "adı Devlet, kendisi devlet" diye hitap ediyorlar. Devlet Bahçeli de bu övgüye kendisini öyle bir kaptırmış ki anayasa geçer ve Recep Tayyip Erdoğan padişahlık koltuğuna oturursa ortada MHP'nin imi timi kalmayacak kalmasına da o yine de MHP kayığını atmış denize gönderiyor kıyamete. Çünkü bundan sonra yapılacak ilk seçimde MHP'nin tek bir milletvekili bile çıkarma şansı olmayacak. Ne diyelim, Bahçeli de Erdoğan'ın yanında devlet devlet oturur artık.

Bakın, Bahçeli'nin son numarası ne? Yanındaki milletvekillerinin kaç fire vereceğinden emin olmadığı için eğer anayasa oylaması 330 oyla halk oylamasına gitmeseymiş erken seçime gidilmeliymiş.

Ne demek bu?

Çok açık, erken seçime gidilirse hayır oyu verenlerin hiçbirine milletvekili olma şansı yok demek. Görüyor musunuz Bahçeli'yi? Tıpkı bir aslan terbiyecisi gibi davranarak milletvekillerine evet oyu vermeleri için gözdağı veriyor. Bu gözdağına pabuç bırakanlar olacak, olmayanlar olacak. Ama bundan böyle öyle bir şey olacak ki, Bahçeli'nin ne devleti ne de bahçesi kalacak o sadece AKP'nin arka bahçesi olarak tarihe nal çakıp oturacak. Biliyorsunuz Bahçeli, koalisyon hükümetinin dağıtılmasını da erken seçim isteyerek sağlamıştı da AKP'yi bu ülkenin başına bela etmişti. Kendisi ve partisi de meclis dışı kalarak havlu atmıştı.

Şimdi ise olacaklar daha da ağır olacak.

Cumhuriyet, Bahçeli'nin sayesinde tarihe gömülecek padişahlıksa yeniden ihya edilecek.

Nasıl iyi mi?