turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP VE SARAY İKTİDARI DEMEK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

16 OCAK 2017

15 yıl içinde neler yaşamadık neler. Çağdaş yaşama saldırımı dersin, ülkenin tüm kurum ve kuruluşlarının bir bir yabancılara satılması mı dersin, bankaların neredeyse tamamına yakını yabancıların eline geçmesi mi dersin, tarikat ve cemaatlerin her köşeyi tutmaları ele geçirmesi mi dersin, terör eylemlerinin tavan yapması mı dersin, asker ve güvenlik görevlilerinin yaşamlarını yitirmeleri ve yaralanmaları mı dersin, Türkiye'nin üzerine kurulan tuzaklar mı dersin, iktidarın dış politikada ülkeyi savaşın eşiğine getirmesi mi dersin, kimi terörist dinci gruplara yardım edilerek ülkenin ateşin içine atılması mı dersin, eğitimin tamamıyla çökertilmesi ve dini eğitim verilen kurumlar haline getirilmesi mi dersin, haber yazan gazetecileri terörist ilan edip tutuklamak mı dersin, orduya kumpas, kendi vatandaşına kumpas kurarak onları tutuklayıp içerde çürütmek mi dersin, gazete ve televizyonları ele geçirmek için olmadık alavere dalavere çevirmek mi dersin, iktidarın gözbebeği işadamlarına ihale yolsuzluklarıyla milyonlar kazandırmak ve M. Cengiz'e halkın anasını sinkaflattırmak mı dersin, hile hurda, vurgun, yolsuzluk, cemaat ve tarikatlara ülke varlıklarını peşkeş çekmek mi dersin, cemaat ve tarikatların ülke yönetiminde söz sahibi olmaları mı dersin sayamayacak kadar çok bini bir para rezillik mi dersin işte karşında AKP ve saray iktidarı.

Aslında AKP ve saray iktidarı deyince bu ülkede insanların aklına Karaman'da Ensar Vakfı yurdunda 45 çocuğumuza tecavüz akla geliyor. Evet, bu olay yaşandı ve bitti. Şimdilerde ise bir kişiye sapık muamelesi yapılıp o kişi içeri atıldı böylece de dosya kapatılmış oldu. Kimsenin de bu olayı anımsadığı bile yok.

Yine tarikat yurdunda tüp patlaması sonucunda ölen çocuklarımız oldu. Bu olay da Karaman'ın bir beldesinde olmuştu da çocukların aileleri çocuklarının canına bile sahip çıkmadıkları gibi oraları terk edip başka başka yerlere yerleşivermişlerdi. Adana/Aladağ'da 12 çocuk yanarak yaşamını yitirdi. 24 çocuğumuz ise yaralandı. Bu olay da Süleymancıların yurdunda yaşandı. Olay sonrası bir ailenin dışında kimse çocuklarının canı için ilgililerden davacı bile olmadılar.

Ülkenin pek çok yerinde tarikat yurtlarında tecavüzler yaşandı. Bunların çok azı yargıya taşındı. Üstü örtülenlerin ne kadar çok olduğunu bilmiyoruz bile.

Önceki gün internete yeni bir görüntü düştü. 55 yaşında bir hoca Kur'an kursunda bir çocuğu öyle bir dövüyor ki bu olayı yaşayan çocuğun geleceği ne olur bilemiyoruz ama bu olay bile göstermektedir ki bu dinci imancı kesimler AKP ve saray iktidarından aldıkları güçle şiddeti eğitimin bir parçası haline getirmiş bulunuyorlar. Yarın okullara eğitimin bir parçası olarak falakalar asılırsa gerçekten şaşırmayacağız.

Anayasa değişikliği ile ilgili meclise dönelim. Sağlık Bakanı Recep Akdağ oyunu göstere göstere kullanmadı mı? Kullandı. Kendisini eleştirenleri ise, "oyumu nasıl kullanacağımı size mi soracağım, suçsa suç işliyorum" demedi mi? Dedi.

Peki, kimdir bu zat? Tabii ki de Menzil tarikatından biri. Sizin anlayacağınız parselleme sırasında sağlık Bakanlığı da Menzilcilere düşmüş. Dün Fethullahçılarla iş tutan AKP ve saray iktidarı bugünse başka başka tarikat ve cemaatlerle iş tutarak kendisine gözü kara bir taban yaratmak için görülmemiş bir çaba içinde. Ülkenin güvenlik güçleri bile bu kesimlerden oluşturulmaya çalışılıyor. Uzatmayalım AKP ve saray iktidarı bizim düşündüğümüzün de ötesinde şeyleri göze almış olmalı ki bu kadar ağır suçları kolaylıkla işleyebiliyor. Gerçekler özetle bunlar.

Bir de AKP ve saray iktidarına karşı olanlara bakalım. Onları bir araya getirmek zor. Bazıları ise gerçekten görülmemiş bir vaka sayılırlar. Çünkü bunlar sadece ve sadece herkesi kötüleyerek sözüm ona iktidara da karşı çıkar havada moralsizlik pompalıyorlar. Bizim gibilerin ilk işi, AKP ve sarayın işine yarayan bu davranışları gerçekleştirenleri teşhir edip etkilerini ortadan kaldırmaktır. Diğer bir önemli nokta ise demokrasi güçleri içinde gördüklerimizin bir an önce omuz omuza birlikte mücadele etmelerini sağlamak, bu yönde umutsuz vakaları ise halkımıza teşhir ederek öyle bir kampanya başlatmalıyız ki halkımız dinci, gerici, şeriatçı ve faşist iktidar heveslilerine; AKP ve Saray iktidarının anayasa değişikliği için yapılacak olan halkoylamasında HAYIR diyerek onları tarihin derinliklerine gömme olanağı yakalasın.

Buyurun şimdi görevimiz HAYIR demektir, HAYIR oylarını çoğaltmak demektir.