turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU DA YETMEZSE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 OCAK 2017

Avukat Ece Güner Toprak; yeni anayasa değişikliği ile ilgili olarak bir grafik hazırlamış. Hazırladığı grafikte görüldüğü gibi partili cumhurbaşkanı (siz buna Türk Tipi başkanlık deyin) sakıncalarını bir güzel özetlemiş.

Oysa geceli gündüzlü medyada boy gösteren özellikle de CNN'de Şirin Payzın'ın 'Ne Oluyor' programına çıkanların kulağına küpe olsun. Küpe olsun ki ülke insanını kandırmak için dediğim dedik çaldığım düdük diyerek ortalığa yalan üfürüp durmasınlar. AKP ve sarayın yanında yer alan adının önünde prof sıfatı bulunan pek çok kişi getirilmek istenen anayasayı öyle bir övüyorlar ki insan hangi temellere dayanarak böylesine bir savunma yaptıklarına şaşırıyor. Üstelik AKP'nin bu kendini bilmez takımı yalanı doğru gibi söylerken karşılarında yer alan kimselere ise söz bile düşürmemeye özen gösteriyorlar.

Sözünü ettiğimiz şişirme yalan söyleyenler sadece ve sadece medyayı sarmış değiller ki bunları her tarafta yaygın olarak görebilirsiniz. Bu türlerin gerçek yaşamda asla karşılıkları olmamalarına karşın AKP ve saray iktidarınca bu denli tutulup öne çıkarılmaları yine de bu gibilerin becerileriyle ilgilidir. Öyle ki anayasa değişikliğini savunanlar aynı sözcükleri bilmem kaç kez yineleyerek her defasında da yeni bir şey söylüyormuş gibi davranıp kendilerini dinlettiriyorlar ya pes ki ne pes. Tabi bu tür tartışmalarda programı yönetenlerin de payı çok. Örneğin Şirin Payzın bu işi iyi kıvırıyor bence. Diğerlerinin de hakkını yememek lazım vesselam. Şirin Payzın ki geçmişte alışık programlar yapardı, şimdi o programlardan vazgeçti. Ya da ne bileyim televizyon patronu vazgeçirdi. Programda tarafsızlık gözetiliyormuş gibi bir yol izlense de örneğin Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu neredeyse her programda boy gösteriyor. Söyledikleri ise gerçekte fındık kabuğunu bile doldurmayacak kadar düzeysiz ve bilimsellikten uzak. Dolayısıyla programda saatlerce su dövülerek yığınların gözüne kül üfürülmeye çalışılıyor. Bütün bunlar yapılırken de ülkemizde sosyalistler sanki yokmuş gibi davranılarak onlara televizyon kanalı kapalı tutuluyor. Malum; Beştepe'de oturan muhterem zülfüyare dokunan kimseler programa çıkarılırsa adama bilmem nerede soluk aldırır.

İşte bu korkuyla gazeteciler de gazetecilik mesleği yerine kırk dereden su getirme işi yapar konuma düşürülüyorlar.

AKP ve saray iktidarı daha anayasa değişikliği kesinleşmeden kolları sıvadılar bile. Özellikle de eğitimde tam anlamıyla dini içerikli bir eğitim anlayışına geçileceğinin resmi ortaya çoktan çıktı. Bu yönde ileri sürülen görüşler müfredat değişikliği adı altında piyasaya iki de bir sürülüp durulmaktadır.

Bu sabah Adalet Bakanı Bekir Bozdağ sözüm ona gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yukarıda Av. Ece Güner Toprak'ın görüşlerinin tam tersine şeyler söyleyerek bu ülkenin insanını saf yerine koyan açıklamalar yaptı. Bu açıklamalarının içinde bir de CHP'nin iktidar olup olmayacağı ile ilgili görüşleri vardı ki evlere şenlik dedirtecek cinsinden görüşlerdi. Neymiş efendim? Mevcut sistemle CHP iktidar olamazmış, hiç değil, bu yeni yöntemle iktidar olma şansı varmış. Halk üst üste seçilen partili cumhurbaşkanından bıkarsaymış ya da yaptığı kötü icraatlardan yeter noktasına gelirseymiş CHP'li birini de partili cumhurbaşkanı yaparmış. Ancak Bozdağ buna da bir set koyuyor ve diyor ki, CHP'nin göstereceği aday halkın değer yargılarına uygun biri olmalıymış. Sayın Bozdağ senin halk dediğin kimseler gözüne kül üfürdüğünüz topluluktan mı ibaret ki iki de bir de kalkıp halkın değerleri halkın değerleri deyip duruyorsunuz. En kötü olasılıkla halkın %50'sinin değerlerine sizler ne buyuruyorsunuz acaba?

Bekir Bozdağı dinleyince içimiz karardı. Böylelerinin Adalet Bakanı koltuğunda oturması ise biz ve bizim gibilere zul geliyor zul. Çünkü adamın adalet duygusundan yoksun oluşu tamam da, bir de kandırıkçılığa soyunması yok mu insanı çileden çıkarıyor doğrusu.

Dediğimizi dedik. Üstelik size kolay anlayasınız diye Av. Ece Güner Toprak'ın grafik haline getirdiği görüşlerini de sunduk. Demek ki neymiş? HAYIR demek için sayısız nedenlerimiz varmış. Eğer bu nedenlerde yetmez, mecliste ve halkoylamasında HAYIR demezseniz Bekir Bozdağ'ın uydurma yorumları ile uykuya devam derim ama bu da biz sosyalistlere yakışmaz. Yakışmaz, çünkü biz sosyalistler en zor koşullarda bile bir çıkış yolu bulur ve halkın düşmanlarından yaptıklarının hesabını sormayı da biliriz.

Siz de bu gerçeği bilin derim o kadar…