turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GAZMANLARIN GÜCÜ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 OCAK 2017

Kendimi bildim bileli sağcı ve faşist yöneticilerden hep güç masalları dinledim. Dinledim derken, elbette dinleyen bir tek ben değildim. Bu masalları koskoca ülke ile hep birlikte dinledik. Bugüne kadar ne kadar dinci, gerici, şeriatçı ve faşist iktidarlar gelip geçmişse söze; "Güçlü Türkiye" sözüyle başlayıp "Güçlü Türkiye" sözü ile sözlerini bitirmişlerdir. Bütün bu palavralara karşın güçlenen ne Türkiye ne de milyonlarca halk olmamış, aksine bir avuç haramzade denetlenemez bir servet gücüne ulaşarak ortalığa korku salmışlardır. Hoş, zaten bu yöneticiler güçlü olmaktan söz ederlerken de ne ülkenin ne de ülke halkının gücünden söz ediyor değillerdir. Onlar kendi güçlerinden söz ederek koskoca ülke halkını korkutup susturmayı amaçladıkları için böyle konuşup böyle davranıyorlardı aslını sorarsanız.

Almanya'da Hitler, İtalya'da Musolini, İspanya'da Franko ve Portekiz'de Salazar güçlü olmanın nasıl bir sonuç yaratacağını bildikleri için sürekli güçten söz ettiler. Bu faşist diktatörlerin hemen hepsi de birer korkak olduğu için "güç" diye diye yığınların karşısında korkaklıklarını gizlediler. Şili'de Pinoşe de aynıydı, Türkiye'de Kenan Evren de. Bu yüzden de sürekli olarak güçten ve güçlülükten söz edenlerin büyük ölçüde ipliği pazara çıkmıştır çıkmasına da, yine de bu ülkede güce tapıcıların sayısı hiç de az değildir. AKP ve saray iktidarı da bu gerçeği iyi bildiği için sürekli olarak "Güçlü Türkiye"den, bir anda halkoylamasında 'EVET' çıkarsa Türkiye'nin uçacağından falan söz ediyorlar.

Oysa bugüne kadar dinci, gerici, şeriatçı ve faşist iktidarların hemen hepsinin döneminde Türkiye biraz daha çıkmaza girmiş, ekonomik olarak daha da zayıflayarak ayakta zor durur hale gelmiştir. Hele de AKP döneminde ülkenin satılmamış ne bir kaynağı ne de bir kurumu kalmıştır. Bankalar yabancıların elindedir. Yeraltı, yerüstü kaynakları keza yine öyledir. Özetle Türkiye'nin satıla satıla elinde satılacak toprağından başka hiçbir şeyi kalmamıştır. Yollar ve köprüler yaptırılmıştır gelip geçmeye amma velâkin onların tamamından gelen gelirler de hem de görülmemiş bir aymazlıkla yabancılara teslim edilmiştir.

Sonuç itibariyle AKP ve saray iktidarının 15 yıllık döneminde Türkiye uçuruma gelip dayanmıştır. Olağan demokratik ortamda Türkiye'yi yönetmesinin olanağı kalmayan bu iktidarı OHAL bile kurtarmaya yetmeyeceği için Bahçeli'nin de desteği ile anayasa değişikliği gerçekleştirilmiş, halk oylamasına sunulmak üzere bütün çıtalar aşılmıştır. Anayasa değişikliği ile birlikte padişah yetkileriyle donatılmış tek adam yönetimiyle tanışacak olan ülkemizi gerçekten de karanlık günler beklemektedir. Bir başka deyişle halkımız cumhuriyete son, padişahlığa EVET için sandığa gidecek ve oyunu kullanacaktır.

Bugün ortalığa güçten başka tanrısı olmayanların yalanı pompalanmaktadır.

Bizlerin görevi sürekli güç propagandası yapan korkakların yalanını ortaya dökmek ve güç hastası GAZMANLARIN heveslerini kursaklarında bırakmaktır.

İşte bu yüzden milyonlar sandığa gitmeli ve güç hastası GAZMANLARA HAYIR diyerek hak ettikleri dersi mutlaka vermelidir.

Verecektir de…