turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DEVLET KASASINDAN "EVET" KAMPANYASI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

39 OCAK 2017

Her yol mübah, her yol aynı kapıya çıkıyor. Devletin olanakları ile bir güç olarak ülkenin başına çök sonra da istediğini al ve çık deki "Milli irade böyle tecelli etti." İnsanın böylesi milli iradeyi sevesi geliyor hani. Neymiş efendim; Recep Tayyip Erdoğan devletin olanakları ile sahaya inecekmiş. Peki niye? Tek kişilik dikta yönetimine halkın evet demesi için. AKP ve saray çevrelerinden yapılan açıklamaları dinlediğimiz zaman kanımız donuyor. Bunlar 40 ilde miting tertipleyeceklermiş. Üstelik bunlar "EVET" propagandasını büyük bir özgürlük ortamı içinde gerçekleştirerek bir güzel de ülkeye demokrasi şöleni yaşatacaklarmış.

Önce bir düşünelim. Ülke OHAL koşulları altında yönetiliyor. Kimi valiler illerinde her türlü toplantı, yürüyüş, gösteri ve basın açıklamasını OHAL'e dayandırarak yasaklamış durumda. Bazı kaymakamlar geçmişler kamera karşısına 'EVET'i destekleyen açıklamalar yapıyor. Bazı üniversite rektörleri de aynı yoldan giderek açıklamalara başladılar bile. Peki, 'HAYIR' oyu vermek isteyen akademisyenler rektörler gibi bir açıklama yapabilirler mi? Yapamazlar. Yapsalar bile tıpkı daha önceki örneklerde olduğu gibi görevlerine son verilip kapının önüne konurlar. Hani yok ya bir kaymakam ya da vali çıksa benim anayasa değişikliğine oyum 'HAYIR' dese, bir gün bile görevinin başında kalabilir mi? Kalamaz.

Hal böyle iken bile AKP ve saray çevrelerinde öyle bir panik yaşanıyor ki bu yüzden ne yapacaklarını bilemez haldeler. Biliyoruz, böyle durumlarda bunların kesinlikle bir B planı vardır. B planları umarız 7 Haziran sonrasında olduğu gibi terörü tırmandırmak olmaz. Çünkü hepinizin bildiği gibi 7 Haziran 2015 tarihinden 1 Kasım 2015 tarihine kadar ülkede hiçbir şey değişmemiş olmasına karşın ne olmuştur da AKP'nin oyları %49,5'e yükselmiştir, bunu iyi okumakta yarar vardır. Ülkenin ekonomisi mi düzelmiş, HAYIR, ülkemizde demokratik hak ve özgürlüklere kapı mı aralanmıştır, ne mümkün işler daha da kötüye gitmiştir. Görüşlerini açıklayan, haber yapan kimselerin özgürlük alanları mı genişletilmiş, ne gezer. Aksine gazeteci ve aydınlar cezaevlerini boylamışlardır. İşte 1 Kasım seçimlerinde AKP'nin oylarının arttığını gördük. Bir başka deyişle AKP ve saray iktidarı halkın iradesine terör korkusu pompalayarak ipotek koyduğu için sonuçlar değişmiştir.

Anayasa değişikliğinin halk oylaması sonucundan da emin olmayan AKP ve saray iktidarı bize göre benzer oyunların peşinde kulaç atıp durmaktadır. Öyle görünüyor ki devletin her türlü olanakları bile bunlara yetmemekte, HAYIR'ı EVET'e çevirmek için çok daha başka Alicengiz oyunları gerekmektedir. Bu yüzden de toplumumuz kampanya boyunca uyanık olmalı, AKP ve sarayın mühendisliğine fırsat vermemelidir.

Karşımızda devletin her türlü olanaklarını babalarının malıymış gibi kullanacak pişkinlikte bir saray ve AKP vardır. Böylesi kampanyaların yapılması için devletin olanaklarının kullanılmasının yasak olmasının da bunlar için hiç mi hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Böyle durumlarda aklımıza hukuk yok mu hukuk sorusunu sormak geliyorsa da Hukukun guguka çevrildiğini bildiğimiz için hukuktan da bir medet ummuyoruz. Bir düşünün anayasa değişikliği gerçekleştirilmeden; eğer AKP ve saray iktidarı böylesine keyfi uygulamaları rahatlıkla yapabiliyorsa yarın anayasa değişikliği olmaz ya olur da geçerse neler yapabileceklerini varın siz düşünün artık. Neymiş efendim? Recep Tayyip Erdoğan anayasa değişikliğine 'EVET' denilmesi için sahaya inecekmiş. Sahaya inmesini engelleyen herhangi bir sebep de yokmuş. Allah'ın izni ile de 'EVET' denilmesini sağlayacaklarmış. Her ne hikmetse Allah da bunlar için çalışıyor olmalı ve de bundan o kadar eminler ki her türlü haksızlıklarına, yalan ve dolanlarına Allah'ı da ortak etmeyi unutmuyorlar.

Bakın ABD'de Başkanlık sistemi var. Bu sistem üstelik yasalarla da ciddi bir şekilde denetlenmektedir. Bütün bu gerçeklere karşı Trump gibi biri başkan olduğunda 7 Müslüman ülkeden ülkelerine girişi bir imza ile yasaklayabiliyor. Bizdeki gibi değil elbette oradaki sistemin işleyişi. Hemen yargıçlar harekete geçiyorlar ve Trump'un bu kararını kaldırıveriyorlar. Yani yargı yanlışlığın önünü hemen kesiveriyor. Üstelik Trump'un bu kararı daha temsilciler meclisi ve senato'da sorgulanıp bir karara varılacak. Bu kadarla değil yaşananlar elbette. Amerika'da on binlerce insan Trump'un bu kararına karşı ayağa kalkmış durumda.

Anayasa değişikliği ile getirilmek istenen başkanlık sistemi ya bizde nasıl işler dersiniz?

Söyleyelim; yargı bağımsızlığı bütünüyle ortadan kaldırıldığı için ilaç için tek bir yargıç kalkıp da Recep Tayyip Erdoğan'ın aldığı kararı iptal edemez. Meclis yok hükmü noktasına düşürüldüğü için benzer durumlarda meclisin de yapabileceği bir şey yoktur. Kamuoyu baskısına gelince; kim sokağa çıkar Recep Tayyip Erdoğan'ın aldığı kararları protesto etmeye kalkarsa ya hapsi boylar, ya polisin şiddetiyle sindirilir ya da ülke halkı OHAL'lli yetmedi, sıkıyönetimli bir anlayışla evlerine hapsedilir olur biter.

Özgürlüğüne düşkün olan bizler bunu kabul edebilir miyiz?

Edemeyiz.

İşte bunun için ülke halkı hep birlikte HAYIR diyoruz.