turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


PARTİLİ YARGIÇ İSTER MİSİNİZ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 ŞUBAT 2017

AKP iktidarı ile birlikte hemen bütün değerlerde bir bir yerini yeni anlayışa bıraktı. Eskiden devletin valisi, devletin kaymakamı, Türk Milleti adına yargı koltuğunda oturanlar olduğunu düşünür bir ölçüde de olsa içimiz rahat ederdi.

Ancak AKP iktidarı ile birlikte bu düşüncemizin de köküne kibrit suyu döküldü. Artık partili olmadığını düşüneceğimiz ne yargıç ne savcı ne kaymakam ne vali ne asker uzatmayalım kamu görevlisi de kalmadı. Bu yüzden de en basit konularda da iktidarın her dediğini doğru sanan ve yerine getiren, hukuku ise elinin tersiyle bir yana iten kimseler ortalığı doldurmaya başladılar. Kaymakamdı, İl Seçim Müdür'üydü, rektörlerdi derken Yozgat Valisi pat diye ortaya çıktı anayasa değişikliğine evet diyenlerin içinde bende varım deyiverdi.

Şimdi bu tür çıkışlara bazılarımız niyeyse şaşırıyor. Bunda şaşıracak bir şey yok. Yok, çünkü anayasa değişikliği ile birlikte getirilmiş olan partili cumhurbaşkanı bu tür tutum ve davranışlara izin veriyor. Gerçi bizdeki partili cumhurbaşkanı işin aslını sorarsanız tam bir garabet. Çünkü dünyada eşi benzeri olmayan bir başkanlık anlayışı. Birileri çıktı buna 'Türk tipi başkanlık dediyse de tarihte tek bir örneği dahi yok.

Aklınıza ne gelirse her şeyin ondan sorulduğu bir ülkede yukarıdan aşağı doğru benzerlerinin de olacağı, bunların da kamuda görev yapacakları zaten bilinen bir şey. Bu kafa ile anayasa değişikliği isteyen AKP ve saray iktidarının 15 yıldır alıştıra alıştıra bu noktaya ülkeyi getirmelerinde doğrusu çok da şaşılacak bir şey yoktur.

Şimdi gerçekler bu olduğu için bu anayasa halk oylamasından olur da 'EVET' alırsa bundan sonra Türkiye'nin içine düşürüldüğü durum partili kamu görevlilerinin olacağı gerçeğidir. Bu anlayış salt laf olsun diye benimsenmiş değildir.

Böylesi görevde bulunanlar kendileri gibi düşünmeyen yurttaşların hepsine de öyle muameleler uygulayacaklar ki yaşayıp küçük dilinizi yutacaksınız. Şimdi partili bir yargıç düşünün sizi onun karşısına çıkarmışlar. Siz ise onun yakınlık duyduğu partiye yakınlık duymuyorsunuz, duymak ne söz hatta nefret ediyorsunuz. Böyle bir durumda siz peşin peşin aleyhinizde verilecek kararı hak etmiş olacak ve de yargı sizi duruma göre ya haksız çıkaracak ya da kodesi boylayacaksınız. Örnekleri çoğaltabiliriz. Bir dilekçe ile bile sorununuz çözülecekken örneğin bir vali, bir kaymakam salt onlar gibi düşünmediğiniz için işiniz çözülmemek üzere geri çevrilecektir. Bu örnekleri bir de kamuda yer alacaklar için düşünürseniz; eğer egemen olanların partisinin militanı değilseniz hiç mi hiç kamuda yer almanızın olanağının olmadığını bilmelisiniz.

Özgürlüklerine düşkün, padişah iradesiyle yönetilmek istemeyen, hak ve adaleti savunan, eşitlik, kardeşlik ve sömürüye karşı bir dünya görüşü sahibiyseniz zaten yaşama şansınız yok da sıradan bir yurttaş olduğunuzda bile eğer sözünü ettiklerimizle aynı deliğe işemiyorsanız işiniz gerçekten de haraptır.

Basit bir soru soralım bu anlayışın egemen olduğu bir ülkede partili yargıç ister misiniz?

Belki içinizden diyorsunuz ki nasıl olsa benim gemim yüzüyor, iktidarda da benim partim ve partili cumhurbaşkanım var, gerisinden bana ne? Haklısınız, nasıl olsa sizin geminiz yüzüyor, işinizde tıkırında niye başkalarını düşüneceksiniz değil mi?

Ancak devran bu, böyle gitmez ki. Bakarsınız bir başka partiden biri pat diye partili cumhurbaşkanı koltuğuna oturur onun partisi de mecliste çoğunluktadır, peki, o zaman ne yapacaksınız? Şimdi de siz şapa oturmuş olmaz mısınız?

Mırıltılarınızı duyar gibiyim.

Diyorsunuz ki; YARINA ALLAH KERİM.

Eğer yukarıda saydıklarımı hiç dikkate almıyorsanız ve de gemisini kurtaran kaptan düşüncesindeyseniz, sizler kesinlikle kendi aklınızın felaketini yaşamaktan kurtulamayacaksınız. Yok, bizler aklen ve vicdanen bu gibi haksızlıklara olur demeyiz diyorsanız; işte o zaman ayağa kalkacak, padişahlığı ve tek adam yönetimini savunanlara hadlerini bildirecek 'HAYIR' diyeceksiniz.

Baksanıza; İstanbul'u Kurtuluş Savaşı sonrasında İngiliz gemileriyle terk eden hanedan kalıntılarından biri ne diyor:

GEÇ BİLE KALINDI, EVET DİYORUM.

Şimdi anladınız mı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'nin muradının ne olduğunu…