turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KALINTILARDAN MEDET UMANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

02 ŞUBAT 2017

Bildiğiniz gibi padişahlığı baş tacı edecek nitelikte çağdışı insanlar var bizim ülkemizde. AKP ve saray anlayışında olanlar böyle düşünüyorlar. Böyle düşündükleri için de anayasa değişikliği ile ilgili bir toplantı yapan AKP'li bir belediyenin toplantısında Osmanlı Hanedanının bilmem kaçıncı kuşaktan torunu Nilhan osmanoğlu'nu konuşturmuşlar. Şimdi; sizler böyle bir konuşmaya düşünce özgürlüğüdür diyebilirsiniz, ancak bizler düşünce özgürlüğünün halk düşmanı bir yönetimin savunulması olarak değerlendirilmesini ne doğru buluruz, ne de şimdiye dek böylelerinin düşüncelerini hayırhak gördük.

Bakın ne diyor Nilhan Osmanoğlu:

"Bizim canımıza yetti parlamenter sistem artık… Parlamenter sistem yüzünden Menderesler idam edildi." Tabi bu arada araya Denizleri de sıkıştırmadan edememiş. Bunlar öyle demokrasi öyle demokrasi yanlıları ki, devrimcilere bile sahip çıkıyorlar. Oysa gerçeklerin öyle olmadığını eğer Osmanlı torunu Nilhan Osmanoğlu kendi dedelerinin bile tarihini biraz olsun incelemiş olsaydı ne caniyane cinayetlere tanık olacaktı saymakla bitiremeyiz. Osmanlı padişahları ki evlat katilleridir. Sayısız şehzadenin sarayın içinde canları alınmıştır. İple boğulanlar mı dersiniz, zehirlenenler mi, kafası koparılanlar mı, ırzına geçilip linç edilenler mi dersiniz saymakla bitirilemeyecek kadar çoktur. Tek bir günde saraydan 28 şehzadenin cenazesinin çıkarıldığına da bu koca tarih tanıktır.

Kendi kanlarından, canlarından olanların bile gözünün yaşına bakmayan padişahların gözünde ne halkın ne de yönetimin şurasında burasında görev almış olanların canlarının hiç mi hiçbir hükmü yoktur. Padişah, "kellesi vurula" dediğinde kılıçlar boyuna inmekte, kimse de bu cinayetlerin ne hesabını sorabilmektedir ne de bu cinayetleri eleştirme hakkına sahiptir. Üstüne üstlük halk padişahların kulunda öte bir şey değildi.

Şimdi kalkmış Nilhan Osmanoğlu parlamenter sistemi eleştirerek AKP'nin padişahlık anayasasını savunuyor. Üstelik bir de sözü Mendereslerin, şunların, bunların idam edilmesine getirerek yapıyor bu eleştirisini. Her şeyden önce Menderesler ve Celal Bayarlar eğer ülkede parlamenter sistem olmasaydı iktidarı rüyalarında bile göremezlerdi. Daha da önemlisi Menderes ve Celal Bayar parlamenter sistemden diktatörlük anlayışına yönelmemiş ve de ülkemizde bir cadı avı başlatarak tıpkı bugünkü yönetim gibi insanları tutuklayıp tutuklayıp içeri atmasaydı kimse de onların kılına bile dokunamazdı.

Bu yüzden de onların iktidardan düşürülmesinin suçunu kimse parlamenter sisteme yükleyemez yüklememelidir de. Daha da önemlisi dinci, gerici, şeriatçı ve faşist bir rejim kurmaktan yana olan AKP ve saray iktidarının amaçları çok belli olduğu için böyle bir anayasa değişikliğini gündeme getirmiş bulunuyor. Üstelik de böyle bir amaca yürürken haince davranışlardan Osmanlı'nın bilmem kaçıncı göbek torunundan medet umacak kadar işi rayından çıkarmış bulunuyorlar.

Her şeyi bırakalım; Osmanlı torunu Nilhan Osmanoğlu'nun bu konuşması nedeniyle bile bu ülkenin yurttaşları böyle bir anayasa değişikliğine kapılarını kapatmalı, HAYIR diyerek Osmanlı düşü görenlere haddini bildirmelidir diyorum.

İş bu kadarla mı sınırlı, elbette değil. Başbakan Binali Yıldırım anayasa değişikliğine karşı çıkıp HAYIR oyu kullanacaklar için bakın ne diyor:

"20 bin kilometre yol yaptık. Metrolar, dünyanın en büyük havaalanlarını da biz yaptık. Gözünüze dizinize dursun… (biraz bekliyor) haydi sözümü geri alıyorum" diyor.

Aslında bu sözü söyleyen biri için ne kadar ağır söz söylense yeridir ama bizler yine de dilimizi bozmak istemeyiz. Ancak şunu da söylemeden geçersek halkımıza ihanet etmiş oluruz.

Sayın Binali Yıldırım; sizin iktidarınız döneminde ne vurgunlar vuruldu, ne yolsuzluklar yapıldı, dolarlar, erurolar evlerin yatak odalarından taştı, ayakkabı kutuları paraları almaz oldu, bir gün boyu para taşındı da yine de bitirilemeyin sonra bir yerde bir adreslere çek edildi. Siz ve sizin çevrenizdekiler milyarlar kırdılar, ihale yolsuzlukları ayyuka çıktı. Mehmet Cengiz'iniz bu milletin anasını sinkafladı. Bakanlarınızın isimleri rüşvet suçlamalarında geçti de zar zor aklayabildiniz. Tabi sizin de vermeniz gereken hesabınız olmadığını kimse söyleyemez. Uzatmayalım say say bitmeyecek kadar çok günahlarınız var. Demek halkın sırtından bunca milyarlar vuranların gözüne dizine durmayacak da bizim mi gözümüze, dizimize vuracak?

Sayın Başbakan hangi yönetim katını işgal ederseniz edin, biraz utanıp, arlanıp sıkılın. Sıkılın ki gözünüze, dizinize dursun dediğiniz milyonlardan özür dileyin. Yoksa herkes biliyor ki yedikleri içtikleri gözüne, dizine duracaklar var elbette ama bunlar ekmeğe, aşa, muhtaç ettiğiniz milyonlar değil. Karun kadar zenginleştirdiğiniz kimseler ki işte bu yüzden sizin padişahlık anayasanıza ve tek adam diktatörlüğüne HAYIR diyoruz, hem de milyarlarca kez HAYIR!

Bilmem yeterince açık oldu mu?