turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HER GÜN TATAVA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

05 ŞUBAT 2017


AKP ve saray sözcülerinden her gün tatava dinlemekten buramıza kadar geldi. Yalanın en fırıldaklısını söylemekte o denli ustalar ki bu konuda haklarını teslim etmek gerek, kimse onların bu becerilerine ulaşamaz.

Bekir Bozdağ'ı tanıyorsunuz. Yeterince tanımıyorsanız, tanımanıza biraz da biz yardımcı olalım. Adaletin rafa kaldırıldığı, adalet dağıtımının birilerinin iradesinde cisim bulduğu, özetle adaletin A'sının mumla arandığı bir ülkede Adalet Bakanlığı koltuğunda oturmaktadır.

İşte bu kişi memleketi olan Yozgat'ta 'EVET' kampanyası başlatmış, 'HAYIR' diyenleri terörist ilan ettikten sonra 'HAYIR' diyenlerle Fethullahçıları ve PKK'lıları aynı safta olmakla suçlamış.

Kısa bir gezintiye çıkmakta yarar var. Bizler Bekir Bozdağ'ı Fethullahçıların hayranı ve cansiperane savunucusu olarak biliriz. Bizlerin Fethullahçıların ne menem şeyler olduğunu söylediği zamanlarda kendisi dahil bütün AKP'liler onlara toz kondurmaz, onların ne büyük birer "Hizmet Hareketi" olduğunu söylemekten en küçük bir utanma sıkılma bile duymazlardı. Hatta "Hizmet Hareketi" dedikleri bu yapının ülkeyi soyup soğana çevirmesinde ve bütün kurumları ele geçirmelerinde siyaseten AKP'lilerin tamamı onlarla birlikteydi. Bekir Bozdağ'ın bu yönde sayısız konuşmaları ve savunmaları olduğunu da hemen herkes bilmektedir.

AKP ve saray iktidarının iradesiyle kurulan kumpaslar sonucu bu ülke 'BALYOZ', "CASUSLUK", "ERGENEKON" vb bir sürü yargılamaları yaşadı. Bu yöntemle TSK'ya pusu kurulup Fethullahçıların önü açılırken de Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi bizzat bu davanın savcısı olarak ortaya çıktı. Hiç kimsenin o günlerde yaşananların belleğinden silindiğini sanmıyoruz. Bununla birlikte Bekir Bozdağ gibi adalet terazisi adalet tartmayan bu kişiden böylesi suçlamaların gelmesine tabii ki de şaşırmış değiliz. Ancak yine de bir ülkenin halkını böylesine aptal yerine koyan kişi ve kişiliklerden de artık sıdkımızın iyice sıyrıldığını söylemek isteriz. Bu yüzden de Bekir Bozdağ'ın memleketinde hemşerilerine deve büyüklüğünde yalan atmasına Yozgatlılar; 'atma Recep din kardeşiyiz" demişler midir bilmiyorum ama bundan sonra Yozgat'ta da bu yönde bir hareketlenmenin olacağı kesindir.

Gelelim; Bekir Bozdağ'ın 'HAYIR' diyenlerin PKK'lılarla ortak davrandıkları savına. Bugün HDP mecliste milletvekilleri olan bir partidir. Öteden beri HDP ile en içli dışlı olmuş parti de tartışmasız AKP olmuştur. Bilinen, bilinmeyen, açıklanan, açıklanmayan o kadar çok konu iki parti arasında konuşulmuştur ki bu konuda en çok zan altında olan parti AKP'dir ve de AKP adına yollara düşüp saray diktatörlüğü için oy isteyenlerdir. Bizim söylediklerimizin doğruluğunu anlamak isteyenler varsa Beşir Atalay'dan başlayıp bilmem kime kadar AKP'li bakan düzeyinde kişilerin açıklamalarına bir bakmaları yetecektir de artacaktır bile. Bu yüzden de Bekir Bozdağ kalkıp böylesine yalan dolan dolu bir kağnı laf edeceğini kendisi Adalet Bakanı koltuğundadır, İstanbul/Kadıköy'de 'HAYIR' çalışması yapan kimselere polisin gösterdiği tutum ve davranışların ne anlama geldiğini açıklamalıdır.

Nisan ayı içinde yaşamsal bir halk oylaması vardır. Yaşamsal diyorum çünkü bu oylama 'EVET' olarak çıkarsa şunu bunu tartışmamıza gerek yoktur, ülkede rejim değişikliği olacak Türkiye cumhuriyet yönetiminden bütün egemenliğin tek kişide toplandığı padişahlık ve de bunun gereği olarak diktatörlük yönetimine geçmiş olacaktır. İşte bu nedenle 'HAYIR' çalışması yapanların çalışmalarının polis marifeti ile silah çekilerek ve de bu çalışmayı yapanların ensesine silah dayayarak engellenmeye kalkılması kim ya da kimlerin teröristçe bir tutum içinde olduğunu açıkça göstermektedir.

15 yıllık AKP iktidarı döneminde politikanın bu denli düzeysizleştirilmiş olmasını ve ikiyüzlülüğü anlamamız olası değildir. İlkel ve de milliyetçi, dinci bir takım saiklerle halkın aklını çelmek bilinmelidir ki doğrudan halk düşmanlığıdır. Bu arada partinizin Bolu İl Başkanı'nın yediği herzeleri de anımsatırsak gittiğiniz yolun nasıl bir yol olduğunu bu ülkenin yurttaşlarının anlamamış olması olası değildir.

AK Parti 65. İl Danışma Meclisi’nde konuşan İl Başkanı Doğanay, bu referandumun daha önceki referandum ve seçimlerden çok farklı olacağını söyledi. Bu referandumun Türkiye’nin kaymağını yiyenlerle son karşılaşma olacağını söyleyen Doğanay,”Bu referandum 90 yıl sonraki dönem noktamız. Ya sandıkları patlatıp Osmanlı’nın torunları olarak masaya elimizi vuracağız ya da bir 90 yıl daha sürünmeye devam edeceğiz” dedi.

Sözü uzatmaya gerek yoktur. AKP Bolu İl Başkanı Doğanay'ın söyledikleri bile bu ülkenin vicdan sahibi her yurttaşına ne kadar büyük görevler düştüğünü açıkça göstermektedir. Kaymağını yiyenleri görmek mi istiyor Doğanay; AKP'nin 15 yıllık iktidarına bakmalı, ihale yasalarını incelemeli, kimlere nelerin ihale edildiğini görmeli, fakir, fukara, garip guraba olanların nasıl KARUN olup çıktıklarını anladıktan sonra bu sözleri öyle etmelidir. 90 yıl falan sözlerine gelince; açıkça cumhuriyet düşmanlığı olduğu bellidir bu yüzden de şöyle miydi, böylemiydi diye tartışmamızın anlamı da yoktur gereği de.

İşte bu yüzden sandık patlatma (siz bunu oy hırsızlığı olarak anlayın) sevdasında olanlara ve cumhuriyet yerine hilafet ve padişahlık peşinde koşanlara kimin torunları olurlarsa olsunlar geçit vermeyecek ağızlarının da payını bir güzel vereceğiz.

Söylediklerim bilmem yeterli oldu mu?