turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KİM NEYE KARŞI?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 ŞUBAT 2017

Ülkemizde olup bitenlerin cumhuriyetle yönetilen bir ülkede olabileceğini hiç aklınız kesiyor mu? Sanki AKP ve saray iktidarına sonsuz bir yetki verilmiş de istediğini yapma hakkını kendinde görebiliyor. Üniversitelerin içeriğinin boşaltılmasında bildiğiniz gibi 12 Eylül 1980 sonrası kurulan YÖK akla hayale sığmayan yıkıcı bir görev yerine getirdi. Bununla yetinmeyen AKP ve saray iktidarı ise YÖK'ün yetkisini misliyle arttırdığı gibi buraya seçilecek olanları da yetkisi içine aldı. Böylece YÖK Başkanlığı'na getirilen kişi de ister istemez insanın cahiline güvenini açıklayan bir profesör oldu.

Böylesine dinci, gerici, şeriatçı ve faşist bir anlayışa sahip olan AKP iktidarı ise 15 yıl içinde ülkeyi yönetemez hale geldi. Ekonomi çöktü, demokratik hak ve özgürlükler rafa kaldırıldı, yazılı ve görsel basın susturulup gazetecilere karşı cadı avı başlatıldı. 15 Temmuz Fethullahçı darbeyi Allah'ın bir lütfu olarak kabul eden AKP ve saray iktidarı ise hemen OHAL ilan ederek meclisi devre dışı bırakıp ülkeyi KHK'larla yönetmeye başladı. Gözaltılar, tutuklamalar, basına el koymalar, meslekten çıkarılmalar aklınıza ne geliyorsa OHAL'e dayanılarak gerçekleştirildi. Bir gece KHK'sıyla 4464 kişinin işine son verildi. Bunların içinde hemen herkesin dikkatini çeken akademisyenler var. Üniversitelerde neredeyse dersleri devam ettirecek akademisyen kalmadı. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin Tiyatro Bölümü'nde bütün profların işine son verildiği için bu bölümde sadece 4 akademisyen kaldı. Diğer üniversitelerde de Başta Ankara Siyasal Bilgiler olmak üzere benzer depremler yaşandı.

Olanlara karşı muhalefet partilerinden kişilere kadar yukarı boyutlarda tepkiler geldi. Öyle ki bu tepkileri verenlerin arasında AKP'liler bile var. Bazı AKP'lilerse "bu işin içinde bir iş var" bile demeye başladılar. Ancak değişen bir şey olmuyor. AKP sözcüleri ise eleştirileri dikkate almak şöyle dursun "demek ki bir bağlantıları var ki görevden alındılar" diyerek, gece kararnamesini savunmayı sürdürdüler.

Yaşananlar sonrası ise kadre uğrayanların başvuracağı ne bir makam var ne de hukuki bir kurum. Olsa bile olanları değiştirmesi olanaksız görünüyor. İktidar ve sarayın tasarruflarına karşı hukuku savunacak yargı yok ortada. Yargıçlar korktukları için iktidarın hışmına uğrayan kimselerin haklarını iade etme yürekliliğini kendilerinde göremiyorlar. Bu yüzden de ABD'deki yargıçların hiçbiri bizde yok. Dolayısı ile ABD'deki sistemle bizim ülkemizdeki hukuk sistemini karşılaştırmamızın olanağı yok.

İşte ülkemizin geldiği nokta ne yazık ki burası. Bu yüzden de anayasa değişikliğine 'HAYIR' diyenler hem değişikliğin içeriğini hem de uygulamaları göz önünde tutarak rejim değişikliğine gideceğini haklı olarak açıkça dile getirmektedirler. İşin gerçeği de bu. Bu eleştiriler karşısında Recep Tayyip Erdoğan bir yanıt vermek gereği duymuş. Diyor ki Sayın Erdoğan; "cumhuriyeti değiştirmek isteyenler, önce karşılarında beni bulurlar."

Ne kadar iç açıcı sözler değil mi? Öyle öyle olmasına da cumhuriyete sahip çıkan ve de yapılan onca cumhuriyet anlayışı dışı uygulamalara niye olur verir ben anladım da, siz anladınız mı?

Durum anlaşılmıştır. AKP ve saray iktidarı son anayasa değişikliğinin halk oylamasına götürülmesi öngününde şaşkınlık içindedir. Bir yandan sonuçlarından emin olmadığı, diğer yandan da 'EVET' düşüncesini savunamadıkları için bir çıkışsızlık içindedirler. Devlet Bahçeli ise AKP ve saray iktidarının tersine yaman bir 'EVET'çi olarak ortalığı birbirine katmakta, daha dün birlikte oldukları kimseleri ise çürüklükle suçlayarak AKP ve saraya artık ne boyun eğriliği varsa diyetini ödemektedir.

Sonuç olarak yaşadıklarımız ortadadır. Anayasa değişikliğinin içeriği ise hepimizin malumudur. Bu yüzden de asla gevşemeyerek ve de geri adım atmayarak kararlılığımızı sürdürmeli ve 'HAYIR' sonucunun çıkması için elimizden geleni yapmalıyız.

Yoksa yarın bu ülkenin ele alınacak ne bir tek üniversitesi ne de herhangi bir kurumu kalabilir…