turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HEM KORKAKLAR HEM DE YALAKA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 ŞUBAT 2017

Kanal D'nin Haber Sunucusu İrfan Değirmenci 'HAYIR' oyu vereceğini Twitter'dan açıkladığı için işine son verildi. Doğan Medya Grubu'nda çalışan Fatih Çekirge ise 'EVET' oyu vereceğini açıklamasına karşın ne işine son verildi ne de üzerine gidildi. Oysa Kanal D'den İrfan Değirmenci'nin işten atılması ile ilgili "tarafsızlık ilkesine dayandırılarak böyle bir tasarrufta bulunulduğu açıklanarak sözüm ona bir açıklama yapılıp kamuoyu bilgilendirildi.

Hepinizin bildiği gibi Doğan Medya Grubu'nun üzerine iktidar uzun zamandan beri gitmekte ve Doğan Medya Grubu'nu teslimiyete zorlamaktadır. İktidarla, Doğan Medya Grubu'nun tartışmasına zaman zaman tanık olan kamuoyu ise işin içyüzünü kuşku yok ki iyi bilmektedir. Doğan Medya Grubu işin özüne bakarsanız yapmaması gereken bir işe soyunmuş, doğal olarak da yaptığı işi eline yüzünü bulaştırmıştır. Çünkü yazılı ve görsel basın işine girmişseniz bir kez yürekli olacaksınız. İktidarların kıçını yalayarak onurlu bir basın görevi görmenizin tabiki de olanağı yoktur. Doğan Medya Grubu uzun zamandır medya grubunu elinde tutmak için olmadık boyalara girmekte iktidarın tehditleri sonrasında basın ahlakına hiç de uygun olmayan değişikliklere ve iktidarın beğenmediği gazetecileri işten atmaya kalkışarak kendi korkusunun bedelini yürekli ve onurlu gazetecilere ödetmeye kalkışmaktadır.

Bizler Doğan Medya Grubunu bilmiyor değiliz. Özellikle CNN'de tartışma programına çağrılan kişiler bugüne kadar hep yanardöner özellikleri olan kimseler olmuştur. Bir zamanlar ilerici, diye sözü geçen programlara çağrılanların bile bugün ayakları tartışma programlarından kesilmiş, yerlerine kimseye söz hakkı vermemeyi bir özellik sanan AKP küfürbazlarına ve bunların karşısında sözüm ona muhalifmiş gibi görünen düşüncelerini bile zor ifade eden kimselere bırakmıştır.

CNN'deki tartışma programlarına bugüne kadar sosyalistliği sağlam olarak bilenen kişiler ya hiç çağrılmamış, çağrılsa bile bir daha çağrılmamak üzere isimlerine çarpı atılmıştır. Örneğin ben Şirin Payzın'ın 'Ne Oluyor' programına bir kez çağrıldım söylediklerim zülfüyare dokunmuş olmalı ki bu program Youtube'den bile kaldırılmıştır.

Uzatmayalım; basını ya korkutarak ya da yalakalaştırarak AKP ve saray iktidarı birkaç örneğin dışında neredeyse teslim almıştır. Teslim alınan ve yalakalaştırılan basınsa ya etliye sütlüye karışmayan haberler vermek ya da iktidarın yalakalığına soyunarak sözüm ona basın görevi yapmaya çalışmaktadır.

Bu yazıyı yazmamın nedeni, parti yöneticilerimizden bir arkadaşın; "Doğan Medya Grubu'nu protesto eden bir kampanya başlatabilir miyiz" sorusu oldu. Bende kendisine dedim ki; "kampanya başlatacağız da ne olacak, korkaklarla ve yalakalarla zaman yitirmiş olacağız. Oysa biz sahiplerine yönelik mücadele içindeyiz. Bu konuda yazsak yazsak yürekli ve onurlu gazetecilerin yanında olduğumuzu yazarız dedim. İşte bu nedenle İrfan Demirci'nin tabiki de yanında yer alacak, benzer yaptırımlarla karşılaşan tüm gazetecilerle dayanışma içinde olacağız. Kendileri gibi düşünmeyenleri, işi ve aşıyla yola getirmek isteyen iktidardan kaynaklı görülmemiş bir insanlık düşmanlığı ile karşı karşıya isek bizler asıl bu işin sorumlularından hesap sormak isteriz. Ancak bugünün korkak ve yalakalarını da asla unutmayız.

Şu 'EVET'i savunan üçlüye bakın bir. Söz dağarcıkları o kadar sınırlı ki, 'EVET'i savunmak için topu topu; Biz; PKK, Fetöcüler ve HDP 'HAYIR' dediği için 'EVET' diyoruz" diyorlar. Toplumu da böylesine içerikten yoksun düzeysiz sözlerle kandırıp 'EVET' dedirteceklerini sanıyorlar. Sanmıyorlar anayasa değişikliğini savunabilecekleri dayanakları olmadığı için bu denli ilkel propagandalara yöneliyorlar. Bu sözleri söylerken de 'HAYIR' oyu verecek olanları da sözünü ettikleri örgütlerle bir ve aynıymış gibi göstererek sonuç alabileceklerine öyle inanmışlar ki görüleceği üzere bu denli cılız sermayeleriyle sonuç alacaklarını düşünüyorlar. Bu yüzden de 'HAYIR' oylarının 'EVET' oylarından yüksek oluşu bunların ayarlarını iyice bozuyor. Propaganda daha da yoğunlaştığında bunların ayarı göreceksiniz daha da bozulacak, kendileri gibi düşünmeyenlere karşı her türlü çamur atmak dahil, yeri geldiğinde zora da başvurarak sonuç almaya çalışacaklar.

Ancak; görünen köy kılavuz istemez, bu kez öyle bir yenilgiyle karşılaşacaklar ki, yıkıldıkları yerden bir daha kalkamayacaklar.

Toplum da kendisine vurulmak istenen bu gerici, padişahçı, tek kişi egemenliğini hedefleyen prangadan hepten kurtulacaktır.