turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İÇSAVAŞ ÇAĞRISI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

16 ŞUBAT 2017

Bugüne kadar AKP iktidarı halkımızı sayısız şeylerle tehdit edip oy istedi. Kimi zaman, "biz iktidarda olmazsak istikrar olmaz", kimi zaman "terör azar", kimi zaman, "aldığınız yardımlar kesilir", kimi zaman "bankalara olan borçlarınızı ödeyemezsiniz", kimi zaman da baskı ve yıldırma yöntemleriyle tehdit ettiler ve oylarını da almayı başardılar. Türkiye'nin dört bir yanından öğreniyoruz ki köy muhtarlarına kadar "eğer 'HAYIR' çıkarsa elektriğiniz, suyunuz kesilir, kanalizasyonlarınız kapanır denilmektedir. Sözü uzatmayalım AKP iktidarının sözcüleri 'EVET' oyu için her yönteme başvurmayı kolaylıkla yapabilmektedirler.

Önceki gün ise yeni bir skandala daha tanık olduk. AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı Ozan Erdem 'EVET' oyu verilmesi için konuşma yapıyor. Konuşmasında öyle bir noktayı dile getiriyor, bu da bize gösteriyor ki AKP iktidarı artık yolun sonuna geldiğini kendisi de iyi bildiği için her yola başvuracağını bir güzel gösteriyor.

AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı Ozan Erdem'in sözleri şöyle; “Eğer yüzde 50’yi geçemezsek iç savaşa hazır olun.”

Nasıl bu çağrıyı beğendiniz mi? Üstelik bu konuşmayı yapan Ozan Erdem'i yaptığı güzel ve açıklayıcı konuşmasından sonra Manisa AKP İl Başkanı ise Ozan Erdem'i kutluyor.

Konuşma ile ilgili olarak tepkiler büyüyünce de AKP Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş, Hürriyet'e bir açıklama yaparak; “Olayı öğrenir öğrenmez, Manisa il başkanımızı hemen aradım ve bu il başkan yardımcısının bu akşamdan itibaren istifasını almasını istedim” diyor. Oysa AKP Manisa İl Başkanı bu konuşma üzerine Ozan Erdem'i "güzel" konuşması nedeniyle kutlayan kişi. Yani eğer görevden alınacaklarsa her ikisi de birden alınmaları gerekir.

Şimdi bu konuşma AKP'li biri tarafından yapılmamış olsaydı da bir HDP'li ya da bilmem kim tarafından yapılmış olsaydı çoktan haklı olarak polis kapısına dayanır ve gözaltına alır sonra da bir güzel tutuklanıp içeri atılıverirdi. Konuşan AKP'li olunca böyle olmuyor niyeyse. Tepkileri azaltmak ya da ortadan kaldırmak için görevinden istifası isteniyor o kadar.

Aslına bakarsanız bizim anlatmak istediğimiz şey Ozan Erdem'in gözaltına alınıp alınmaması falan değil. Bizim anlatmak istediğimiz gerçek; AKP iktidarında Türkiye'nin getirildiği ve de getirilmek istendiği içler acısı sondur. AKP iktidarının yukarıdan aşağı önemli yetkililerinin hemen hepsinin kafasında hiçbir biçimde iktidarı bırakmamak var. Gözleri öylesine dönmüş ki, iktidarı bırakmaktansa içsavaşı çoktan göze almış durumdalar. Ve zaten bugüne kadar bu yönde sayısız ipuçları veren konuşmalara tanık olduk. Ancak bu kez ki konuşma öylesine açık ki AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı; "içsavaşa hazır olun" diyor.

Böylesine haddini bilmezlik ülkeye nelere mal olurmuş, olmazmış adamların umurunda bile değil. Bir kişinin egemen olması ve padişah yetkileriyle donatılmış olmasını halka bir nimet gibiymiş gibi yutturmaya kalkmaları yok mu asıl üzerinde durulması gereken konu da budur işte.

Bildiğiniz gibi Recep Tayyip Erdoğan üst üste muhtarlar toplanası yapıyor. Erdoğan'ın toplantısına çağrılan muhtarların bazıları da bu toplantıya icabet etmiyor. Toplantıya icabet etmeyen muhtarlardan biri önce ilgililer tarafından uyarılıyor yine de fayda etmeyince önce Fetöcülükten gözaltına alınıyor, Fetöcülükle bir ilişkisi olmadığını bir dünya bildiği için daha fazla muhtarı tutamıyorlar bırakmak zorunda kalıyorlar. Arkasından da bu kez PKK'lı olmakla suçlanıp gözaltına alınıyor. Yalnız bu kez içerde 1 aya kadar tutuluyor. PKK'lı suçlamasının da içi boş olduğu için muhtar bu kez de salıveriliyor.

Ülkemin değerli insanları; hiç devlet yurttaşına kumpas kurar mı? Olmadık suçları üstüne atıp yurttaşını süründürür mü? Ya da bir suçlama yapıp Fethullahçı ya da PKK'lı değilsen kanıtla der mi? Bu suçlamayı ileri sürenler kanıtlamak zorundayken hiç suçlanan kişiden suçsuzluğunu kanıtlaması istenir mi?

İşte böyle, bizler bu noktaya durup dururken gelmedik. İktidarının 15. Yılının içinde olan AKP bütün bu yaşadıklarımızı adım adım yaşamımıza soktu. Kendileri gibi düşünmeyenleri 'Hain" ilan edip halkın arasında olması gereken dayanışma ruhunu yok etti. İşte bu yüzdendir ki, AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı hiç utanıp sıkılmadan; “Eğer yüzde 50’yi geçemezsek iç savaşa hazır olun” diyebiliyor.

AKP ve saray iktidarına son sözümüz şudur: İstediğinizi yapmak için 'EVET' denilmesini istiyorsunuz ya, işte buna fırsat vermeyeceğiz. 16 Nisan günü sandığa gidip demokratik hakkımızı kullanacak ve 'HAYIR' diyerek sizlerin heveslerinizi içinizde bırakacağız.

Bakalım o zaman sizin tehditlerinizin bir anlamı var mıymış göreceğiz.