turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GÜÇ SİZDE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 ŞUBAT 2017

Yeryüzü gelmiş geçmiş tarih dilimlerinde kimleri görmedi kimleri. Halkın tepesinde kılıç kesilip dönenleri mi dersiniz, onları bir lokma ekmeğe muhtaç edip altından saraylar yaptıranları mı, oluk oluk kan akıtıp insanlık soyunu kurutmak isteyenleri mi, hepsine hepsine tanıklık etti. Bütün bu gerçeklere karşın hiç mi hiç tarih dededen ders alınmadığı da bir gerçek.

AKP parti olarak nasıl bir projenin parçası olarak kurulduysa, iktidara getirilmesi de bir projenin parçasıydı. Uluslararası bir projenin gereği olarak da 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan erken seçimle iktidara getirildi. Getirildiği günden başlayarak ABD emperyalizminin ve emperyalist güç odaklarının bir dediğini iki etmedi, onlar ne istemişlerse, beş fazlası onlara altın tepsi içinde sunuldu. Gelinen noktaya baktığımız zaman bir de baktık gördük ki, ülkenin bütün kurum ve kuruluşları yabancı güçlere peşkeş çekilmiş, AKP ileri gelenleri Harun gibiyken birden bire Karun olup çıkmışlar ve zenginliklerine zenginlik katarak akıl almaz servetlerin sahibi olmuşlar.

Yetmemiş, o dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'nin Ortadoğu'da 22 ülkenin sınırları değişecek sözüne uygun olarak AKP iktidarı görev üstlenmiş, görevin gereği de Recep Tayyip Erdoğan BOP Eşbaşkanı oluvermiş. O dönemi anımsayanlar bilirler. Meyden meyden dolaşan Recep Tayyip Erdoğan; "Bize Büyük Ortadoğu Eşbaşkanlığı verildi, ben bu görevi yerine getiriyorum" diyerek şişindikçe şişindi. Bu planın gereği Kuzey Afrika'dan başlayan ve Çin Seddi'ne kadar uzanan bölge cehenneme çevrildi ve gelip bugünlere dayandık. Şimdi aynı iktidar ve de AKP'nin kırık bastonu Devlet Bahçeli Türkiye'nin Beka sorunundan söz ederek milyonları uyutmaya çalışarak getirmek istedikleri tek kişinin egemenliği olan padişahlık yetkileriyle donatılmış anayasa değişikliğini halkımıza kabul ettirmeye çalışıyorlar. Bu yönde çalışmalar yapmak üzere sahaya Recep Tayyip Erdoğan indi bile. Bu bağlamda Elazığ'da neyin toplu açılışıysa bir "toplu açılışa" katıldı ve getirmek istedikleri anayasanın ne menem şey olduğunu kendi sözleriyle bir bir açıkladı.

Recep Tayyip Erdoğan Elazığ konuşmasında; "Cumhurbaşkanı ile başbakanın gücü aynı kişide birleştiği için kavga çıkmayacak. Tek kişide bu gücü topluyoruz" dedi. Ne diyelim anayasa değişikliği ancak ve ancak bu kadar açık savunulabilir.

Şimdi bizler bu anlayışı tek kişinin diktatörlüğüdür, padişah yetkileriyle donatılmış bir egemenliktir diye eleştirince haksız mıyız yani? Kendisi için madde madde ne anlama geldiği açıkça ortada olan bir anayasa değişikliği isteğinin başka türlü nasıl anlaşılabileceğini kim bize söyleyebilir? Ülkemiz insanının hafızasını bu denli zorlayanlar için söylenecek o kadar çok söz var ki yaza yaza, söylene söylene bitirilemez. Ancak ne demişler; yaşam ağacı yeşildir, kuram ağacı gridir. Bu yüzden de eskilerin deyimi ile bizler bu işi kuvveden fiile çıkarmalıyız ki bize tuzak kurmak isteyenlere de Hanya'yı, Konya'yı anlatmış olalım.

Bildiğiniz gibi anayasa değişikliğinin oylanmasına 57 gün kaldı. Bizler; yazdıklarımızı ve söylediklerimizi 'HAYIR' eylemi ile yaşama geçirmeliyiz ki bizlere kurulmak istenen tuzakları bozabilelim. Görünen köy kılavuz ister mi? Bunların uygulamalarına baktığınız zaman ne görüyorsanız anayasa değişikliği geçtiğinde de yüz mislinin uygulanacağını göreceksiniz. Bu yüzden de öyle 'EVET' ya da 'HAYIR' dense ne değişecek gibi iki arada bir derede kalan düşünceler savunanlara prim vermeyelim. Prim vermeyelim, çünkü bu tür düşünceleri ileri sürenler son tahlilde doğrudan AKP ve saray anayasasını daha açık bir söyleyişle Recep Tayyip Erdoğan'ı savunuyorlar demektir ki kanmayalım, çelik gibi duruşumuzu bozmayalım.

Türkiye'nin dört bir yanında 'HAYIR'ı savunanlara karşı tutuklamalar, baskı ve yıldırma yöntemleri kullanılmakla kalınmıyor, aynı zamanda da OHAL'e dayanılarak bazı valiler basın açıklamalarını bile yasaklıyorlar. Bunlardan birisi de Gaziantep Valisi'dir. Şubat başından itibaren 1 ay süreyle Gaziantep'te her türlü basın açıklaması ve gösterileri yasaklamış, ancak Recep Tayyip Erdoğan'ın mitingi için bu karar kaldırılmıştır. Sözün özünü söyleyip yazımızı bitirelim. Bu tür davranışlarda bulunan valiler Recep Tayyip Erdoğan'ın birer minyatürüdür, uygulamaları da ortadadır.

İşte bu yüzden bu anayasa değişikliğine niçin 'HAYIR' dememiz gerektiği de bütün gerçekliği ile ortadadır.

'HAYIR'ları çoğaltmak için kolları sıvamalı, taşı taş üstüne koyarak karanlığın prenslerine geçit vermemeliyiz ki kimse bizim ensemizde boza pişireceğini aklından bile geçirmeye kalkmasın, kalkmayı düşünmesin…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA