turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DARBE MAĞDURLARI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 MART 2017

Git gel Konya altı saat" derler ya, EVET'çilerinki de o hesap. 'EVET'çilerde Allah için ne küçücük bir değişiklik var ne de bir gelişme. Alışılmış sözleri yineleyip duruyorlar. Bazen yineledikleri sözlerde kantarın topunu öyle bir kaçırıyorlar ki karşı eleştiri olarak ne söyleseniz hak ediyorlar. Örneğin; Recep Tayyip Erdoğan yine o bilinen üslubuyla öyle sözler söylüyor ki bu sözleri söyleyen birinin cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyor olmasına gerçekten de inanamazsınız.

Neymiş efendim; 'HAYIR'cıların sonu çukurmuş. Sözüm ona bu sözleri söylerken Kandil'i falan katıp karıştırıyor ama kimlere tehditkâr davrandığı da çok açık. Bu dil salt Recep Tayyip Erdoğan'la da sınırlı değil elbette. Başbakan Binali Yıldırım'dan tutun da herhangi bir AKP yöneticisine kadar hemen herkes kafayı sıyırmışçasına verip veriştiriyorlar.

Oysa 'HAYIR' diyenler, olağan propagandalarını bile sürdürmekten yoksunlar. Nereye gitseniz ya karşınıza güvenlik güçleri çıkıyor ya da belediyelerin zabıtaları. Bu tür engellemelerle karşılaşmayan neredeyse yok gibi. Biraz direndiğinizde ise güvenlik güçleri ve diğer bazı görevliler hemen "emir kulu" olduklarını söylüyorlar ve kendilerine verilen emrin böyle olduğunu dile getiriyorlar. Biraz daha üstlerine giderseniz o zaman da OHAL'in arkasına sığınıveriyorlar. Oysa bunlar değil miydi, OHAL'in olması referandumu engellemez, bir sorun da olmaz diyen. Görüyoruz CHP milletvekillerinden diğer bütün muhaliflere karış aynı yaptırımlar çekinmeksizin uygulanıyor. Özellikle de CHP milletvekillerinin çalışmalarının engellendiğine tanık oluyoruz ki varın bizim gibi partilerin çalışma yapmasının haydi haydi şansı da yok, olanağı da. Elbette bu tür engellemelerle karşılaşıldığında CHP'liler ve diğerleri valileri, belediye başkanlarını, hatta İçişleri Bakanı'nı bile arıyorlar ama niyeyse olur mu canım deyip geçiştiriliyor ancak sorun yine de çözülmemiş oluyor.

Bir de AKP'nin çalışmalarına bakalım. İktidar ve saray devletin parasıyla hemen her yeri ipotek altına almış. Bilbortlar onların afişleriyle dolu. Kafanızı nereye çevirseniz Recep Tayyip Erdoğan'ın resmini görüyorsunuz. 'EVET' için binbir söz cambazlığı ile caddeler, sokaklar, binalar parsellenmiş sanki. Hani eskiden bu tür çalışmalarda bir tek cami göstermelik de olsa dışında tutulurdu ancak şimdi öyle değil. Camilere boy boy AKP ve sarayın 'EVET' pankartları asılmış. Sizin anlayacağınız AKP ile birlikte camilerde cami olmaktan çıkarılarak AKP ve sarayın arka bahçesi haline getirilmiş. Bu da demek oluyor ki AKP ile birlikte camiler saf ve içten dindarların ibadet yeri olmaktan çıkmış AKP ve saray militanlığının eline geçmiş. Gerçekler buyken bizlerden alınan vergilerle buraların giderleri karşılandığına göre buradan açıkça söylüyorum ki bu haramzade sürüsünün bizim emeklerimiz gözlerine dizlerine dursun.

Değerli yurttaşlar; hani bunlar 'HAYIR' diyenleri PKK vb örgütlerle aynı kaba koyup "HAYIR'cıların sonu çukurdur" diyorlar ya, gerçekte ülkemizde AKP ve saray iktidarının eliyle çukura gömülmek istenen ülkemizdir. Çünkü bunların getirdikleri anayasa değişikliği tam anlamıyla bir padişahlık sistemini aratmayacak boyutlarda otokratik bir sistemdir. Bu da demektir ki çukura gömülecek olan CUMHURİYETTİR.

Ülke bu noktaya durup dururken gelmedi. Yıllarca dinci gericilerin ve sağ siyasetçilerin yönetiminde adım adım ülke getirilip bu son mevziye yani cumhuriyetin yıkılması mevzisine getirilip bırakıldı. Bütün bunlar gerçekleşirken seyredenlerin payı da hiç kuşku yok ki çok ama çok büyüktür. Hani o sözde cumhuriyetçi olup da cumhuriyetin içini boşaltanlardan tutun da bir kez olsun bizim çektiğimiz nedendir diye sormayan sormaya gerek duymayan işçisi, köylüsü, esnafı ve de memurları ile suçun çoğunu yüklenmiş olanların susup kabullenmesidir bu noktaya gelişimizin nedeni. Bu yüzden büyük ozanımız Nazım Hikmet'in dizelerini anımsatıp son sözlerimi söyleyerek yazımı noktalamak istiyorum.

Dilim söylemeye varmıyor amma

Suçun çoğu da sende be kardeşim

Durum budur yurttaşlar. Ya AKP ve sarayın Alicengiz oyunlarına kanacak padişahlığı ve tek adam yönetimini benimseyeceğiz ya da ülkemizin ve dünya tarihinin açtığı aydınlık yolda ilerleyerek bunların diktatörlük anayasasına 'HAYIR' diyecek onurlu bir halk olmayı daha önce bağımsızlık savaşı vererek; padişahlığı ve hilafeti nasıl kaldırmayı başarmışsak 'HAYIR'lı bir iş yaparak yine başaracağız.