turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KİMSENİN YAŞAM TARZINA KARIŞILMAYACAKMIŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

05 MART 2017

Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha yineliyor.

"HAYIR eşittir çukur".

Bazı kendini bilirler de can sıkıcı sorularıyla karşımıza çıkıyorlar.

Hani TSK'ya kurulan Ergenekon kumpası sonucu emekli edilen askerler var ya işte onlar 'HAYIR' kampanyası için yurt gezisine çıkmışlar. Bunlara deniyor ki; "sizi kim finanse ediyor?"

Ne büyük duyarlılık değil mi?

Bu soruyu soranlar, sözü edilen asker emeklilerinin propaganda giderlerini kendi ceplerinden karşıladıklarını bildikleri halde ille de kulaklarına fısıldananları söyleyip ortalığı bulandıracaklar ya onlarda bulandırma görevini yaparak büyüklerine akıllarınca bakın bizler 'HAYIR' diyenleri nasıl zora sokuyoruz demeye getiriyorlar. Oysa aynı soruları bu kişiler çıksınlar Recep Tayyip Erdoğan'a ve tuttukları parti AKP'ye sorsunlar sorabiliyorlarsa.

Soramazlar, çünkü sormamaları için birçok nedenleri vardır bu kendini bilmezlerin. Ya kendilerine verilen ulufeden yararlanıyorlardır, ya da katıksız birer cumhuriyet ve demokrasi düşmanıdırlar ki onlarda görevlerini bu şekilde yerine getiriyorlar tabiki de. Bu arada korkak oldukları için de soramayacaklarını söylemeliyiz elbette ki.

İsterseniz onların soramadıkları soruyu hem Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a ve Binali Yıldırım'a biz soralım:

Bu değirmenin suyu nereden geliyor, sizin yapmış olduğunuz mitinglerin giderlerini nereden karşılıyorsunuz buyurun açıklayın açıklayabiliyorsanız? Hiç kuşku yok ki kalkıp devletin olanaklarını kullanıyoruz diyecek değilsiniz. Deseniz bu yoksul halkın kafası karışacak ve size karşı tutum alacaklardır. Bu yüzden de geçiştirip birilerini karalamak için meydan trollerini sahaya sürüyorsunuz.

'EVET' oyu almak için ileri sürdüğünüz düşüncelerin ne menem işe yaramaz şeyler olduğunu sizler de kuşkusuz görüyorsunuzdur. Bununla birlikte kendi yaptıklarınızı unutmuşçasına her ağzınızı açtığınızda 'HAYIR' diyenleri PKK ve Fethullahçılarla aynı kimselermiş gibi suçlamaktan bir türlü vazgeçtiğiniz yok. Sizin iktidar olarak da, saray olarak da kimlerle ne iş tuttuğunuzu saymakla bitiremeyiz amma velakin susturduğunuz televizyon ve gazetelerin bu ülkenin halkına doğru haber ulaştıramadığını bildiğiniz için bu denli yürekli konuşuyorsunuz. Elinizde bulundurduğunuz ekranlarından pislik akan televizyon ve paçavra gazetelerinizle her şeyi söylüyor ve de yazıyorsunuz. Sizlerde ne sıkılma var ne de arlanma. Bu yüzden de kendi bağlantılarınızı her fırsatta CHP'ye ve sosyalistlere yükleyerek halkı kandıracağınızı sanıyorsunuz.

Öyle zıvanadan çıkmışsınız ki, 'EVET'çi biraderiniz Bahçeli 'HAYIR' diyen kendi partililerini susturmak için zorbalık dahil her şeye başvuruyor da iktidar olarak zorbalara karşı tek bir yaptırımınıza bile rastlamış değiliz. Sinan Oğan'a yapılan saldırı bunun sadece bir örneği. Diğer 'HAYIR'cıları saymıyoruz bile. Çünkü sizin diktatörlük anlayışınızdan kaynaklanan başkalarını susturmak için pek çok nedeniniz var.

Son zamanlarda bir de Almanya ile girdiğiniz polemik var. Gözünüz o kadar dönmüş ki kendi yaptıklarınızdan habersizmiş gibi davranarak başkalarına demokrasi dersi vermeye kalkışıyorsunuz. Ülkemizde 'HAYIR' çalışması yapan bütün gruplar hatta ana muhalefet partisi milletvekilleri bile yaptırımlarınızla karşılaşıp halkla düşüncelerini paylaşamıyorlar. Bir de gazeteci tutukladınız. Tutukladığınız gazeteciye "casus" suçlamasını yapıştırıp kimsenin bu gazeteciye sahip çıkmamasını engellemek ve kamuoyunun; "o da casusmuş" diyerek tırsmasını sağlamak için olmadık yollara başvuruyorsunuz. Recep Tayyip Erdoğan ağzını doldura doldura bu gazeteci için "casus" deyip onca suçlamalarda bulunuyor. Almanya'nın verdiği yanıt ise tek sözcükten ibaret. "absürd".

Bir de Kuzu'nuz var. Sözüm ona anayasa profesörüymüş mü ne? O da Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İnönü ve diğerlerine takmış. AKP'li Burhan Kuzu: "Atatürk de İnönü de Osmanlı paşasıydı, cumhuriyeti bunlar kurmuş da babasının tapulu malı mı" diye soruyor.

Sayın Kuzu siz bu soruyu AKP'lelere sorun isterseniz. Sorun ki bir ülke parsel parsel nasıl ele geçirilip Karun kadar zengin olunurmuş öğrenin. Öğrenin de ülkeyi tam anlamıyla diktatörlük rejimine götürmek isteyen anayasa değişikliğiniz için oy istemekten birazcık olsun yüzünüz kızarsın. Tabi kızaracak yüzünüz varsa.

Anayasanızın halkoylamasına sunulmasına 42 gün kaldı. 42 gün sonra 'HAYIR' alıp oturacaksınız.

Ancak bu ülke de siz ve sizin gibilerin tuzaklarından 'HAYIR' oylarıyla birlikte yakasını sıyırmış olacak.

BEKLEYİN!!!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA