Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NASIL BİR İŞ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

17 MART 2017

Recep Tayip Erdoğan her gün bir şehirde miting yapıyor. Arka fonuna baktığımız zaman ise 'Toplu Açılışlar Toplantısı' yazdığını görüyoruz. Neymiş efendim Sakarya'da açılması gereken o kadar çok yeni şey varmış da adamlar dört gözle gelip Erdoğan'ın artık ne tesisi ise açmasını bekliyorlarmış. Gerçek o ki görünüş hiç de sanıldığı gibi değildir. Çünkü AKP ve saray iktidarı çöreklenmişler devletin başına, devletin olanaklarıyla canları ne isterse onu yapıyorlar. Öyle ya ellerinin altında devletin parası, üstelik de örtülü harca babam harca. Belediyeler öyle, valilikler, kaymakamlıklar öyle, uzatmayalı en tepedeki muhteremin zaten yaptıkları ettikleri ortada. Bolu Belediyesi giydirmiş aracına 'EVET' fonunu sunmuş AKP ve sarayın hizmetine.

Anayasa değişikliğine 'EVET' çıkarsa bilmeliyiz ki artık Recep Tayyip Erdoğan'ı başımıza kral seçtik demektir. İşte bu muhterem de bizlerin olanaklarıyla kral seçilmek için inmiş meydana propaganda yapıyor. Demokratik bir ülkede zaten böylesine bir anayasa teklifi getirmek utanç duyulacak bir şeydir de 'EVET' çıkması için devletin parasıyla, puluyla bütün gücünü harekete geçirmek çok daha utanç verici ve hesap verilmesi gereken bir tutumdur. Olayı siyasi kimliğimle irdelediğimde kuşku yok ki, hemen bütün anayasa maddelerini değiştirecek olan bu 18 maddelik anayasa değişikliği Türkiye'nin temeline dinamit koymaktan başka bir anlamı olmayan bir tekliftir. Bu yüzden de meclise bu teklifi getirenler, mecliste oy verip halkın oyuna sunulmasını sağlayanlar ve 'EVET' çıkması için devletin bütün olanaklarını kullanıp çalışma yapanlar gerçekte suç işlemişlerdir. Çünkü sözü geçen 18 maddenin 18'i de doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık ve yokluğu bir başka deyişle egemenliği ile ilgilidir.

Karşımızda 'EVET' propagandası yürütenler bizim olanaklarımızla bize boyunduruk geçirmek isteyen şeriat özlemcisi, demokrasi anlayışından uzak faşist diktatörlüğe taş çıkartacak bir devlet anlayışını bize dayatmaya çalışanlardır. Her şeyi bir yana bıraksak bile sözü geçen anayasa değişikliğinin niye bizim düşündüğümüz gibi olduğunu anlamaya çalışsak şu gerçek bile bizleri aydınlatmaya yeter de artar bile.

Bugüne kadar ne saray ne de AKP ve buraya eklemlenmiş olanlar bir tek anayasa maddesini alıp işte bu madde ülkemiz ve ülkemiz insanlarının yararınadır diyemiyorlarsa bizleri sürekli olarak başka minderlere çekip dövüşü orada sürdürmek amacı güdüyorlarsa her şey gün gibi ortada demektir. 'HAYIR' diyenler şu maddelere karşı çıkıyorlar bu yüzden de gerçekleri tersyüz ediyorlar, nedeni de şunlar şunlar diyecekleri yerde işin kolayını seçip 'HAYIR' diyenlere 'terörist diyerek işin içinden çıkıveriyorlar. Bunu da geçtik, nasıl olmaktadır da bizdeki anayasa değişikliği sorununda Almanya ve Hollanda bu çevrelerin en başat sorunu haline getirildi? Niçin değiştirmek düşüncesinde oldukları anayasa maddeleri tartışılmıyor da Almanya ve Hollanda'nın ne faşistliği ne de Naziliği bırakılıyor. Acaba burada AKP ve saray iktidarının muradı nedir dersiniz? Hoş bazıları çıkıp bu gerilim politikasının 'EVET' oylarını %2 oranında arttırdığını bile söylemekten utanıp sıkılmadılar.

Recep Tayyip Erdoğan, dün Sakarya konuşmasında Hollanda'ya restini sürdürürken, akıl almaz bir şey daha söyledi. Hollanda Başbakanı bu sorunları oturur konuşuruz demiş ya bizimki buradan bağırıyor, "bizde yok öyle bir başbakan" diye. Zaten biliyoruz Sayın Erdoğan, bizlerde tıpkı sizin gibi Binali Yıldırım'ın Başbakan olduğunu aklımızın ucundan bile geçirmedik.

Ama hakkını yemeyelim Binali Yıldırım Başbakan maşbakan olmasa da gürlemekten geri kalmıyor maşallah. Çankırı konuşmasında o da 'Ey Hollanda' diyerek kürsüden havayı yumruklamayı devam ettiriyor.

Siz; niye Almanya ve Hollanda'ya sataşıp durursunuz, sizin bileceğiniz iş de, hani bizim ülkemizde de bazı siyasilerin toplantılarını Hollanda ve Almanya yasakladığı ve de engellediği için toplantılar yapılamıyor. Allah aşkına şu işe bir el atsanız da bu toplantılar yapılsa olmaz mı? Bizim gibi demokratik bir ülkeye hiç ama hiç yakışmıyor doğrusu.

Ne diyelim gürlemeye devam. Yine de sözümüzü böyle bitirmeyelim değil mi? Şimdi bizlerde size sesleniyoruz Sayın Erdoğan ve Sayın Binali Yıldırım;

'DEVLETİN OLANAKLARINI KULLANMAYI BIRAKIN! EĞER BİZİMLE BOY ÖLÇÜŞECEKSENİZ KARŞIMIZA KENDİ OLANAKLARINIZLA ve EŞİT KOŞULLARDA ÇIKIN ÇIKABİLİYORSANIZ. ÜSTELİK BİR GANİ PARANIZIN OLDUĞUNU DA BİLMİYOR DEĞİLİZ.'

Ama ne demişler korkunun ecele faydası yok.

Ne yaparsanız yapın, hangi fırıldağı çevirirseniz çevirin bu kez istediğiniz olmayacak.

'HAYIR' oylarının karşısında tuzla buz olup dağılacaksınız, işte o kadar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA