Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SÖZÜN NEREYE GİDECEĞİN BİLMEK GEREK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 MART 2017

Recep Tayyip Erdoğan yargı margı taktığı yok. Eğer yargı kendi isteklerine uygun karar verirse ne âlâ. Yok, vermezse işte ozaman bildiğini okumayı sürdürüyor. 2013 yılında TC'si ve Atatürk silueti kaldırılan devlet nişanesini 2016 yılında Yüksek Yargı iptal etti. Bütün bu gerçeklere karşın Recep Tayyip Erdoğan bu nişaneyi Kuveyt Emiri El Sabah'a verdi.

Konuya bir de şu açıdan bakmakta yarar var. Kuveyt Emiri El Sabah hangi özellikleriyle bu nişaneyi almaya hak kazanmıştır acaba? Önemli biri midir, ülkesi için olağanüstü şeyler mi gerçekleştirmiştir, insanlığa bir katkısı mı söz konusudur da bu nişane böylesine hiçbir özelliği olmayan kişiye verilmiştir bu ülkenin insanları bilmek zorundadır. Yoksa Ortadoğu gericiliği ile al takke ver külah para pul işlerine feda edilemeyecek denli önemlidir Kuveyt Emiri'ne verilen nişane.

Aslına bakarsanız bütün bu yapılanlara bakınca Türkiye dış politikasının nasıl bu noktalara getirildiğini anlamakta güçlük çekilemez. Bugün Türkiye'nin gerici ve halk düşmanı birkaç ülkenin dışında bir dostu kalmadıysa yaşadıklarımızı doğru okumak ve bu ters giden politikaları tam tersi yönünde değiştirmek gerekmektedir. Ancak öyle gözüküyor ki, bu politikalar bugün AKP ve saray iktidarının beslendiği politikalar olduğu için değiştirmek gibi bir adım atılacağı da olası gözükmüyor.

Türkiye Suriye ile ilgili politikalarında halen açık bir yol izlememektedir. Geçtiğimiz günlerde Suriye sorunu ile ilgili olarak Kazakistan'da bir toplantı yapılmış, Rusya ve Suriye karşı olduğu halde o toplantıda yer alan İslami görünümlü bir terör örgütüne Türkiye adeta kefil olmuş ateşkes sağlanmış olmasına karşın bu örgüt Şam'a terör eylemi düzenlemiştir. Yani sizin anlayacağınız Türkiye'nin izlediği politika hiçbir ülkeye güven verecek politikalar değildir.

Gelelim Avrupa ile bilinçli bir şekilde tırmandırılan gerilime. Bu konuda bir türlü frene basmayan Recep Tayyip Erdoğan, dünde telafisi olmayan sözlerine devam etti. Önce içerde bulunan 144 gazeteci için onların gazeteci olmadığını, terörist ve casus olduklarını söyleyerek daha iddianameleri bile hazırlanmamış olan gazetecileri peşin peşin mahkum etti. Bir hukuk devletinde bu gibi şeylerin yaşanması elbette ki kabul edilemez, ne kadar zorlanırsa zorlansın bu anlayış hukuk içinde görülemez.

Recep Tayyip Erdoğan'ın bir başka açıklamasının ise daha Avrupa'dan yankıları gelmedi ama geleceği çok açık. Ne diyor Recep Tayyip Erdoğan:

"Böyle davranmaya devam ederseniz, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Batılı sokağa güvenle adımını atamaz."

Bu açıklama ciddi bir açıklama olup Avrupa'yı da ayağa kaldıracağı kesindir. Bir düşünün; bir ülkenin en tepesindeki kişi böyle bir tehditte bulunursa bu demektir ki başta bizim ülkemiz olmak üzere Batılı yurttaşların yaşamı tehlikededir. Bu anlayış insani ölçülerle ele alındığında ağır bir sorumluluğu olan bir açıklama olduğu gibi hem karşı tehlikeleri bulunan hem de ekonomik, politik, askeri bir takım yaptırımlara kapı aralayacak bir anlayıştır ki, Recep Tayyip Erdoğan değil, kimse kendinde böyle bir hakkı göremez, görüp ülkeyi bataklığın içine itemez.

Bu yaklaşımlar ülke içinde prim yapıyor olarak görülebilir, belki de 'EVET' oylarınızda 3-5 bin oy artışını da sağlar ancak arkasından yaşanacak olanlara baktığımız zaman her anlamda bedeli ağır olur.

Değerli dostlar yazılacak çok şey var şu halkoylaması ile ilgili. Ancak bugün bu kadarla yetinelim ve bilelim ki böylesine bir bakış açısı olanların ne politikalarına, ne anayasa değişikliklerine, ne de tek kişinin eğemenliğine geçit verilerek susup oturulur. İşte biz sosyalistler bunun ve de daha onlarca gerekçelendireceğimiz nedenlere bağlı olarak halkoylamasından 'EVET' oyu alması istenen anayasa değişikliğine ve bu zihniyete 'HAYIR' diyoruz. '

HAYIR' çıkacağını da bildiğimiz için telaşlanmadan, soğukkanlılıkla 'HAYIR' çalışmalarını sürdürüyor, sürdürenleri de selamlıyoruz.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA