Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NOBELLİK YAZAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 MART 2017

İ. Melih Gökçek şimdi de yazarlığa soyunmuş. Yazdığı kitabın içeriği kitabın adından öyle belli ki ne yazdığını, kimlere iftira atmış olabileceğini hemen anlıyorsunuz. Hani; solu ve sosyalist solu herkes eleştirebilir bir diyeceğimiz yoktur. Haklı yapılan eleştirileri alır değerlendirir ve böyle eleştiri yapanlara da bizim eksikliklerimizi gösterdikleri için teşekkür ederiz de işin içinde İ. Melih Gökçek olursa işte orada durun bakalım deriz hem de yüksek bir ses tonuyla. Bugünkü konumuzda niçin İ. Melih Gökçek'i ele alıyoruz söyleyelim. Muhterem bir kitap yazmış. Kitabının adı da; 'Sol Siyaset… Fetö İlişkileri' …

İ. Melih Gökçek'i bütün Ankaralılar bilir, tanır. Bu yüzden de kitabında niçin sola çamur atmak istediğini de kimse gözden kaçıracak değildir. Karşımızda bir kez Bülent Arınç'ın deyimi ile Ankara'yı parsel parsel satmış bir Gökçek vardır. Dolayısıyla bu parsel parsel satıştan kendi kasasına ne girmiştir bilemiyoruz ama şu kadar kısa süre içinde nasıl zenginleşip Karunlaştığına bakarsanız ne demek istediğimi de anlamakta zorlanmazsınız. Ayrıca bugünün Fethullahçı karşıtı olan İ. Melih Gökçek'in kısa geçmişini araştırdığınız zaman Fethullahla ilgili o kadar çok birlikteliğine tanık olursunuz ki aklınız şaşar. Ayrıca karşılıklı arsa alımı için verilen paraların üstüne Gökçek'in nasıl yattığını da bilirsiniz. Hele sayısız konuşmalarında; "Hoca Efendi…Hoca Efendi" diyerek ağzından bal damladığının da bu ülkenin insanları tanığıdır.

İşte seyir defterinde yazılanları iyi bildiğimiz Gökçek, artık iz azdırmak için mi dersiniz, suçu kendi üzerinden başkalarının üzerine yıkmak için mi dersiniz bir kitap yazmış. Piyasaya daha yeni çıktığı için içinde tam olarak ne yazdığını bilmiyorum ama yazılanların büyük ölçüde yalan ve iftiradan ibaret olduğunu da bilmiyor olacak kadar saf değiliz. Niye derseniz; bugün AKP ve saray bir numaralı Fethullahçı karşıtı olup çıktılar ya, üstelik bu kadarla da kalmayıp Fethullahçılarla hiç ilgisi olmayan hatta onların ipliğini pazara çıkaran birçok yazar ve çizeri bunlar yavuz hırsız ev sahibini bastırır örneğinde olduğu gibi Fethullahçı karalamasıyla tutuklayıp cezaevlerine gönderdiler. Oysa saray çevresi ve AKP'nin içi cıfıt yuvası gibi Fethullahçılarla dolu halen.

Gerçi AKP ve saray çevresi uyduruktan 17-25 Aralık sonrası diye bi sav ortaya attılar ama kim ne söylerse söylesin böylesi bir yaklaşım gerçekleri ne değiştirebilir ne de gerçekleri değiştirmeye gücü yeter. 17-25 Aralık gerçekten de ortaya çıkan balya balya paralarla bu çevrelerin nasıl bir vurgun ve soygun gerçekleştirdiklerini ortaya koyan bir operasyondur. Bu operasyonu Fethullahçılar gerçekleştirdiler diye bu gerçek tersinden okunup değiştirilemez ki. Bildiğimiz gibi Recep Tayyip Erdoğan, politik gücünü de kullanarak 17-25 Aralık gerçeğinin büyük ölçüde karartılmasını sağlamışsa da ortada aklanan maklanan olmadığı gibi işe yargının karıştırılmaması için de bu iktidar elinden gelen her şeyi yapmıştır.

Elbette başkalarının 17-25 Aralık gibi korkulu rüyaları olduğu gibi İ. Melih Gökçek'in de karanlık ilişkileri nedeniyle sayamayacağımız kadar çok korkulu rüyası vardır. İ. Melih Gökçek böylesi karmaşık bir ortamda bir kör taşına kurban gitmemek için kendisini kutluyoruz az çaba sarfetmemiştir. Ne var ki, hangi taşı kaldırsanız altından İ. Melih Çıktığı için kendisini güvende duyumsamamasından doğal bir şey olamaz. İşte bu yüzden İ. Melih Gökçek onca işinin arasında gece gündüz dememiş bir de üzerine çığ gibi gelen Fethullahçılık suçlamasından kurtulmak ve suçu başkalarının üzerine yönlendirmek için 'Sol siyaset…Fetö İlişkileri' isimli bir kitap yazmıştır.

İ. Melih Gökçek yazdığı bu kitapla Nobel ödülü alır mı diye insan merak ediyor. Çünkü kitapta gerçeğin nasıl değiştirilebileceğini gösteren cinlikler var. Eh bu cinlikler için tabiki de akıl ve kıvrak zekaya gereksinim vardır. Umarız kendisi keşfedilir ya da kendisinin hastası biri tarafından Nobel'e aday gösterilir. Yoksa bu kitabın reklamının bilbordları süslemesi İ. Melih Gökçek açısından çok da fazla bir kazanç olmayacaktır.

Yazımızı bitirmeden önce dün ve önceki gün 'EVET' kampanyası ile ilgili olarak Recep Tayyip Erdoğan'ın yarma yalanlar içeren konuşmalarına tanık olduk. 'EVET' çadırını amaçlı olarak ziyaret etti, daha oradan ayrılmadan Kemal Kılıçdaroğlu'na 'yalancı' diyerek ve 'HAYIR'cılara kötü bir yaklaşım sergileyerek amacının çok ama çok ötesine geçti. Rize'nin Pazar İlçesi Kaymakamı Kaymakamlık binasına 'EVET' afişi astırdı. Ankara Valisi güvenlik gerekçesi ile Meral Akşener ve arkadaşlarının Ankara'da mitingine izin vermedi. Isparta'nın bir ilçesinde de Meral Akşener'e izim verilmedi. Ayrıca 'HAYIR' çalışmalarına yönelik sayısız engellemeler yapıldığını biliyoruz.

Buradan Ankara Valisi'ne soruyoruz; diyelim ki haklı olarak güvenlik tehdidi var ve sizde bu gerekçeyi dikkate alarak izin vermediniz iyi, güzel. Peki, AKP ve saray çevresi Ankara'da bir miting yapmak istese güvenliği bahane ederek miting yapmasına izin vermeyecek misiniz? Verdiğinizi kabul edelim, 'EVET'çilerin güvenliğini nasıl sağlıyor ve mitingine izin veriyorsunuz da 'HAYIR'cıların güvenliğini sağlayamıyor ve yasaklama getiriyorsunuz buyurun kamuoyuna açıklayın varsa geçerli bir nedeniniz?

Son söz size Sayın İ. Melih Gökçek.

25 yılınızı tamamladığınız Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınız da hiç kuşku duymayın ki bitecektir. Hiç kuşku duymayın ki Ankaralılar 'HAYIR' oylarıyla ilk büyük sallantıyı yarattıklarında siz ve sizin gibiler de kime ne iftira atarsanız atın yaptıklarınızın hesabını vermekten kurtulamayacaksınız.

Biz 'HAYIR' diyor aydınlığı savunuyoruz, sizlerse 'EVET' diyor karanlığı savunuyorsunuz.

Çünkü gerçekler sizler de iyi biliyorsunuz ki aydınlıkta zor gizlenir zor.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA