Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ALDAT AMA ALDANMA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

06 NİSAN  2017

Yaşamda hiçbir şeyin üstü örtülüp sonsuza kadar saklanamaz. 15 Temmuz Fethullahçı darbe girişimi sonrasında "Hoca Efendi"nin ipliği iyice pazara çıkınca AKP'liler bir yolunu bulmak ve içine düştükleri çıkmazdan kurtulmak zorundaydılar.

Öyle ya yıllarca "Hoca Efendi" ile yatmışlar, "Hoca Efendi" ile kalkmışlardı. Eh tabiki de bunun bir hesabı olmalıydı değil mi? Bu yüzden de en iyi yol AKP'nin yıllarca oynadığı ve başarılı olduğu oyundu ve hemen bu oyunu sahneye koyuverdiler. Başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere başladılar "Aldatıldık" oyununu oynamaya. Bir değil, beş değil söylediler de söylediler. Ve hatta Recep Tayyip Erdoğan Fethullahçılar tarafından aldatıldığı için Allah'ın ve milletin affına bile sığındı. Uzatmayalım bu konuda söylenenler öylesine açıktı ki Recep Tayyip Erdoğan dahil aldatılma konusunda bir daha geriye dönüp söylediklerini yalanlayamayacaklarına toplum kati inanç getirdi. Bu yüzden de kendi yandaşları ve de bazı inanmaya yatkın kişiler başladılar beşer şaşar demeye. Böylece "nitelikleri" itibariyle gökyüzüne çıkarılmış olan Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha gökyüzünden alınıp beşerin içine geri indirilmiş oldu.

Ne var ki bu yaklaşım uzun sürmedi. Başkaları muhtarları toplarsa soruşturma nedeni olan ancak kendisi toplarsa önem arz eden bir meziyet sayılan muhtarlarla Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha toplantı yapıp kendisinin ne yüce sıfatlara sahip olduğunu göstermek istedi sözleriyle de gösterdi. Neymiş efendim, muhterem bugüne kadar siyasi hayatında ne aldatılmış ne de aldatmışmış. Kalktı toplantıda kendisinin ne büyük meziyet sahibi olduğunu söyleyiverdi.

Oysa bu yönde söylediklerinin üzerinden daha yıl bile geçmemiş olmasına karşın nasıl olmuştu da söylediklerini unutup böyle bir yanılgıya düşmüştü anlaşılacak gibi değil. Memur-Sen'in toplantısında söyledikleri kabak gibi ortadaydı. Daha başka pek çok yerde söyledikleri de öyle. Bu sözleriyle muhterem bir kez daha Türkiye'yi sallamış oldu. Kim bilir Recep Tayyip Erdoğan bu sözleriyle muhtarlara ne kavi ne bileği bükülmez ne yanılmaz-yanıltmaz bir siyasetçi olduğunu anlatmak istiyordu ancak sözleri ortalarda dururken tam tersi oldu ve bir kez daha aldanmaya ve aldatmaya ne denli uygun bir kişilik sergilediğini de aymalıkçık anlatmış oldu.

Söylenen sözleri biraz didikleyelim. Recep Tayyip Erdoğan Fethullah gerçeğinin kendilerini ne duruma düşürdüğünün travmasını atlatmak ve sorumluluğunu üzerinden bir ölçüde de olsa uzaklaştırmak için Fethullahçıların kendisini ve pek çok kişiyi aldattığını söyleyerek sözü insanız kandırılabiliriz de demeye getirerek mağdur edilmiş bir role soyundu. Etkili olmadı da değil. Şimdi ise tam tersini söylüyor. Bu nedenle bizler de diyoruz ki; madem aldatılmamıştır, Fethullahçıların darbe girişimi dahil bütün yaptıklarının kendisi de fiilen içindedir. Şimdi kendisine yönelttiğimiz eleştirilere karşı tercih onundur. Ya aldatılmıştır, önceden söylediği gibi ya da aldatılmamıştır muhtarlar toplantısında dile getirdiği gibi.

Aldatmaya gelince; burada sayamayacağımız kadar çok toplumsal olay yaşamış bulunuyoruz. 16 Nisan günü getirilen anayasa değişikliği ile ilgili olarak AKP, Bahçeli'nin MHP'si ve bizzat kendisi 'EVET' kampanyası yürütmektedir. Anayasa değişikliğinin içeriği herkesçe çok bilindiği halde adeta gözümüze kül üfürülerek savunulması aldatmaya girmiyorsa söylenenler neyin nesidir acaba? Bizler diyoruz ki bir kişinin iradesiyle OHAL ilan edilecek, meclis feshedilecek sizlerse olur mu böyle bir şey kanıtlayın istifa ederim diyorsunuz? Eğer bizleri aldatmıyorsanız buyurun bu anayasa değişikliğinin içeriğinde yazılı olanlar nasıl bizim söylediğimiz gibi değilmiş kanıtlayın o zaman. Biz diyoruz ki yargı tam anlamıyla bir kişinin iradesi altına girecek dolayısıyla yargı bağımsızlığı diye ortada bir şey kalmayacak peki siz ne diyorsunuz? Olur mu öyle şeyin dışında buyurun söyleyin.

Şunun şurasında aldatmanın dik alası olan 15 yıllık iktidarınızda sayılamayacak kadar çok icraatlarınız oldu. Bütün bu gerçeklere karşın yine de "siyasi hayatımda aldanmadım da aldatmadım da" diyorsanız ne diyelim ki GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ O KADAR.

Recep Tayyip Erdoğan bir yeni tartışma daha başlattı. 15 Temmuz gecesi Kılıçdaroğlu havaalanından kaçıyordu diye. Gerçi bu konuda CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel gereken yanıtı verdi de, üzülerek söylemek isterim ki O zamanın bakanı Hayati Yazıcı'yı FOX TV'de İsmail Küçükkaya bu soruyu sorunca Hayati Yazıcı sadece bu soruya yanıt vermek yerine lafı dolaştırarak ondan bundan çuvaldaki undan söz etti. Salt bu gerçek bile kimlerin hangi sıfatla ortada dolaşıp halkı aldattıklarını göstermesi açısından yeter de artar bile. Özetle dik olmak lazım, yürekli olmak lazım, dürüst olmak lazım ve de en önemlisi insanın kendi geleceğini bir insanın ipoteği altına vermemesi lazım ama nerede bunlar nerede bizim söylediklerimiz.

İşte bu yüzden bunların getirdiği anayasa değişikliğine bir değil 80 milyon kez 'HAYIR' demek bir insanlık görevidir iyi biline…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA