Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AL SANA İCRAAT

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 NİSAN  2017

Üstüne ne vazifeyse Recep Tayyip Erdoğan, Trump'un Suriye'ye tehdit dolu sözlerini ele aldı ve "teşekkür ederim ama lafta kalmasın. İcraat lazım" dedi.

Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinden kısa bir süre sonra sanki Trump Erdoğan'ın söylediklerini duymuş gibi harekete geçti ve Suriye'nin bir hava üssüne 79 adet tomahawk füzesi fırlattı. Bu yazıyı yazdığım sırada üssünde ne kadar kayıp oldu Suriye'nin uçak ve mühimmat kaybı nedir bilmiyoruz.

Öncelikle belirtmek isteriz ki bütün dünya halklarının baş düşmanı emperyalist/kapitalist sistemdir. ABD emperyalist/kapitalist sistemi ise bütün emperyalist ülkelerin ağababası konumundadır. Eğer Suriye'ye yönelik böylesi bir füze saldırısı olduysa gerçekleşen olayı ama fakat gibi ikiyüzlü bir şekilde değerlendirmenin gereği de yoktur, bu tür yaklaşım doğru da değildir. Hani derler ya Perşembe'nin gelişi Çarşambadan bellidir diye, işte Suriye'ye yönelik saldırının da geleceği üç aşağı beş yukarı bilinmekteydi. Çünkü ABD yöneticilerinin ağzından sık sık Suriye'ye yönelik saldırgan sözler ediliyordu. Trump ise zaten ABD emperyalistlerinin bilerek, isteyerek iş başına getirdikleri delibozuk kontağın biridir. Dolayısıyla ABD yönetiminin bu denli radikal anlayış taşıması bölgemizde ve ülkemizde yaşanacak önemli olaylara kapı aralamaktadır.

Bilindiği gibi Suriye ülkesi için tehlike taşıyan İslami terör örgütlerine karşı savaş halindedir. İdlib kentine Suriye kuvvetleri hava saldırısı düzenlemişler, bu saldırının sonucunda da kimyasal gazla zehirlenen çok sayıda çocuk kadın yaşamını yitirmiştir. Kimyasal gaz kullanma olayı şaibelidir. Suriye'nin açıkladığına göre teröristler tarafından depolanan yerin bombalanması sonrasında böyle bir olay meydana gelmiştir. Emperyalist dünya ve onlarla işbirliği halinde olanların açıklamaları ise tam tersi noktadadır.

Her şeyden önce şurasını açıklamak isteriz ki Suriye kimyasal gaz kullanılmasının kendisi için ne gibi yaptırımlar doğuracağını bilecek denli tecrübeli bir devlet anlayışına sahiptir. Üstelik tam da terör grupları büyük ölçüde yenilgiye uğratılırken Suriye'nin bu yola başvurması akıl kârı değildir. Terör örgütleri sıkışmış konumda oldukları için böyle bir olaya denize düşenin yılana sarıldığı gibi sarılmaktadırlar. Daha da önemlisi terör unsurlarını her fırsatta Suriye'nin düşmanları hem kullanmakta hem de kendilerine bir konum kazandırdığı için bu tür olayları adeta fişekleşmektedirler. İdlib'de yaşanan kimyasal gaz kullanılması da İslami terör örgütlerinin biri ya da birileri tarafından fişeklenmesinden ibarettir. Suriye'nin açıklamalarının aksine kullanılan kimyasal maddenin kim ya da kimler tarafından gerçekleştirildiği araştırılmadan işgalci emperyalist güçler doğrudan harekete geçerek Suriye'yi uluslararası arenada ve Birleşmiş Milletlerde köşeye sıkıştırmak yolunu seçmişlerdir. Her zaman olduğu gibi yerine göre BM kararlarını tanıyan ABD, yerine göre tanımayarak harekete geçmiş ve Suriye'nin bir üssüne 79 adet Tomahawk füzesi fırlatmıştır.

Biz sosyalistlerin tavrı doğrudan ABD emperyalistlerinin mahkum edilmesi ve bölgeden tasını tarağını toplayarak bir an önce defolup gitmesidir. Dünyada ve bölgemizde ABD emperyalistlerine kimse ne böyle bir görev vermiştir ne de ABD'nin bu tavrını onaylamak olasıdır.

Recep Tayyip Erdoğan'ın tutumuna gelince; yaptığı açıklamalar talihsiz bir açıklama olup gelişmeler en çok da Türkiye'yi ilgilendirecek gelişmelerdir. Bu nedenle de izlenmesi gereken politika Suriye'nin kayıtsız koşulsun toprak bütünlüğünün ve sınır güvenliğinin sağlanması olması gerekirken bir kez daha Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından dile getirilen sözler emperyalistlerle Türkiye'yi işbirliğine sokup ülkemizin başına çorap örmekten ibarettir. Neymiş efendim; Türkiye. Suriye'ye karşı yapılacak herhangi bir hareket için göreve hazırmış. Bu sözlerin bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilmiş olması ülkemiz halkına bir kez daha göstermiştir ki böyle birine ya da herhangi birine anayasa değişikliği ile sınırı belirsiz yetkiler verilemez verilmemelidir de.

Görünen köy kılavuz istemez derler ya gerçekleşecek anayasa değişikliği ile Recep Tayyip Erdoğan'ın ülkenin başına ne büyük belalar açacağını açıkça göstermektedir. Amerika'da bile başkanlık koltuğuna oturan kişiyi firenliyecek onca kurum söz konusuyken Trump kolaylıkla en tehlikeli kararı alıyor ve uyguluyorsa yeni hazırlanan anayasa değişikliği mümkün değil ama eğer 'EVET' oyu alarak gerçekleşirse hiçbir firenin söz konusu olmadığı bizdeki "partili cumhurbaşkanı" modelinde Türkiye'nin içine düşürüleceği tehlikeyi tasavvur etmek bile olası değildir.

Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri ülkemiz açısından onur kırıcı sözlerdir. Onur kırıcı sözlerdir çünkü emperyalistlerin yedeğinde göreve hazır olunduğu dile getirilmiştir. Onur kırıcıdır, çünkü İdlib'de uzun zamandır cinayetler işleyen ve Suriye halkının büyük bir bölümünün bölgeden göç etmesini sağlayan İslami terör örgütleri burada yuvalanmıştır. Dolayısıyla Türkiye'nin İslami terör örgütleriyle hiçbir bağının olmaması gerekir. Daha da önemlisi Türkiye'nin çıkarı Suriye'nin toprak bütünlüğünden geçtiği halde Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının Türkiye'yi sürekli olarak gayya kuyusunun içine itmesi ne kabul edilebilir ne de böyle bir politikanın sonucunda Türkiye yarar görür.

Evet, Türkiye anayasa değişikliği için 9 gün sonra sandık başına gidecektir. Bölgemizde yaşanan olaylar ortadadır. Kerkük'te ve bölgenin tümünde ABD'nin girişimleri ne bölge halkı çıkarları açısından ne de Türkiye'nin çıkarları açısından savunulamaz, bölgede Amerika'ya bir rol verilmesi düşünülemez. Erdoğan'ın Trump'un söylediklerine uygun sözler söylemesi ise muhteremin dış politikada ne denli dar ve tehlikeli bir anlayışa sahip olduğunun açık işaretidir.

İşte bu yüzden 16 Nisan günü sandığa gidecek ve diktatörlük anayasasına geçit vermeyeceğimiz gibi ABD'nin bölgemizde cirit atmasına da izin vermeyeceğiz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA