Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


COZUTANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 NİSAN  2017

Dün İstanbul'da yaşam durdu. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım Yenikapı'da miting yapacaklardı. Kamu ulaşım araçları mitinge gideceklerin hizmetindeydi. Belediye otobüsleri, motorlar, gemiler, trenler hizmete sokuldu. Salt miting kalabalık olsun diye bizlerin kesesinden akıl almaz paralar harcanarak miting alanına insanlar taşındı. Yeme, içme, taşıt bedavaydı anlayacağınız. Bir önemli noktada konuşmanın yapılacağı platformdu. Basının yazıp çizdiğine ve konuştuğuna göre hazırlanan platform tam 600 tonmuş. Ne derler; bunlar ülkeyi öyle bir hale getirmişler ki ülke adeta yağma Hasan'ın böreği olup çıkmış. Başına çöküşenlerde yiyip bitiriyorlar ülkeyi.

Bunların ortaya koydukları görüntü az geliyormuş gibi küçücük bir utanma arlanma duyulmadan getirdikleri 18 maddelik anayasa değişikliğine niçin 'EVET' denileceğini anlatacakları yerde işlerini güçlerini bırakmışlar Kılıçdaroğlu'na saldırıyorlar. Sanırsınız ki 18 maddenin 18'i de Kılıçdaroğlu'nu anlatıyor. Söyledikleri sözlerin dozuna gelince ayarsız sözcüğü ile anlatmamızın olanağı yok. Kurmuşlar 600 tonluk platformlarını oradan verip veriştiriyorlar.

Gerçi Kılıçdaroğlu'nu eleştirmek için böylesine devasa bir platforma hiç gerek yoktu ya nerede onlarda öyle bir yürek? Sade bir televizyon salonunda bu söylenecekler rahatlıkla söylenebilir, karşılıklı tartışılarak kim doğru söylüyor, kim söylemiyor halkta görürdü ya, bunlar böyle bir programdan kaçmak için sadece amiyane yanıtlar yetiştirmekle meşguller. Ne demişti Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun televizyon ekranlarında tartışalım önerisine? "Seninle neyi tartışacağız ya?"
Oysa televizyon ekranlarında tartışılamıyor ama bunlar meydanlarda canları nasıl isterse öyle konuşuyorlar. Kılıçdaroğlu'nun kişilik hakları da dahil, yalana bandırılmış sözlerle hakaret içeren sözler söyleyerek kendi yandaşlarının gözünde puan kazanmış oluyorlar. Bu ülkenin insanları sanmasınlar ki saldırı sadece Kılıçdaroğlu'nadır. Kılıçdaroğlu'nun şahsında bu saldırılar hepimize yapılmakta olup üslubu ve yaklaşımı bu denli şirazeden çıkmış olanların yarın ellerine 18 maddelik anayasa değişikliğinde yazılan yetkileri verirseniz bilmelisiniz ki hiçbirimizin yaşam hakkı bile olmayacaktır.

Yenikapı'da söylenen hakaret içerikli bütün sözleri bu bağlamda hepimiz süzgeçten geçirmeli ve bunları bütün gücümüzle 16 Nisan günü sandığa gömüp işini bitirmeliyiz. Böylelikle ülke parasıyla padişahlık düşleri görmek nasıl bir aymazlıkmış dost düşman herkes bir güzel anlamalı ki bir daha benzer yol ve yöntemlere başvurmaya kimse ama kimse yüreklenemesin. Bir daha kazanımlarımızı rafa kaldırmaya yeltenip kazanacaklarımızın önünü kesecek gücü kendisinde göremesin.

Bu arda Bahçeli'de aldı gemi azıya gidiyor. Antalya'da yaptığı mitingte o da tıpkı hizmet ettiği Erdoğan'ın ağzından konuşuyor. Vatan, millet sosuna batırılmış sözlerini elinde kalan az sayıda taraftarına yutturmak için esip gürlüyor.

Sizin anlayacağınız ülke dili bozukların sözleriyle zehirlendikçe zehirleniyor. Hani Yenikapı'da Erdoğan ve Binali Yıldırım verdi veriştirdi ya Kılıçdaroğlu'na Bahçeli onlardan aşağı kalacak değil ya onların ayak izlerinden yürüyerek küfür kültürünü daha da bir genişletmiş olarak karşımıza çıkıyor. Ha, bu arada bir de CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt'un söylediklerini çarpıtarak 'EVET'çileri gel denize dök dökebilirsen' diyerek efeleniyorlar. Bozkurt'un sözleri çok açıktır. Kurtuluş Savaşı döneminde emperyalistlerle işbirliği içinde olanlar da vardı, emperyalistlerle sonuna kadar savaşıp emperyalistleri denize dökenler de.

Hani merak ederseniz söyleyelim; Erdoğan'ın danışmanlarından birisi ki Yunan işgaline savunuyor. Dün işbirlikçiler vardı, bugün de varlar. Üstelik bunlar 'EVET' oylamasını gündeme getirenlerin içinde bol miktarda bulunuyor. Sizin anlayacağınız denize dökülecek olanlar tıpkı Kurtuluş Savaşı günlerinde olduğu gibi emperyalistler ve emperyalistlerle işbirliği yapanlardır. Bugün de değişen fazladan bir şey yoktur. Bu yüzden de birilerine teneke bağlanacaksa bu birileri kimdir çok açıktır Sayın Bahçeli. Sonuç olarak bugün Sevr'i yeniden masaya sürenlerle bu girişime alan açanlar kimlerse doğrudur bu ülkenin Bekası için denize dökülmelerinden başka bir yolda yoktur.

Bir de Erdoğan'ın televizyonda 'EVET', 'HAYIR tahminleri ile ilgili söyledikleri var. Muhterem diyor ki; "rakam vermeyeyim ama 'EVET' açık ara öndedir."

Şimdi bizde bir rakam vermeyelim ama 'HAYIR' oyları onca devlet olanağını kullanmanıza, devletin parasını babanızın malı gibi 'EVET' oyu çıkması için gerçekleştirdiğiniz mitinglere vb. şeylere harcamış olmanıza karşın yine de 'HAYIR' oyları en az 10 puan önde çıkacaktır.

Bilmem söylediklerimiz yeterince anlaşıldı mı?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA