Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İZMİR MİTİNG

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 NİSAN  2017

Saray ve AKP iktidarının İzmir mitingi yapıldı. Miting için İstanbul'da olduğu gibi İzmir'de de devletin parasıyla her şey öyle bir şaşalı hale getirildi ki sanırsın İzmirliler 'EVET'çi olmuşlar. İzmir mitingi herkesin çok iyi bildiği gibi yığma bir mitingti. Çevre illerden insan getirilmesi konusunda ne masraftan kaçınıldı ne de mitinge gelenlerin kim oldukları dikkate alındı. Afganistan'dan gelenlerden Suriye sığınmacılarına kadar arabalara bindirilip bindirilip Gündoğdu meydanına yığıldı. Çünkü Saray ve AKP için İzmir mitingi önem taşıyordu. Denize dökülmek üzerinden başlatılan yalan yanlış tartışmayı sürdürmek için yeterli bir kalabalığa gereksinim duyuluyordu. O kalabalığın karşısına geçip başka türlü Ne Recep Tayyip Erdoğan ne de Binali Yıldırım çıkıp; "İşte İzmir" Haydi gel denize dök görelim" diyemezlerdi. İşte bu nedenle hiçbir masraftan kaçınılmadı. Hiçbir masraftan derken tabiki de mitingin giderleri AKP'nin ya da Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi kasalarından karşılanmadı. Bu mitingin gideri ne kadar olmuştur bilemiyoruz ama bu mitinge harcanan paraların bizim cebimizden çıktığını adımız gibi biliyoruz.

Bu sabah FOX TV'de İsmail Küçükkaya'nın Binali Yıldırım konuğuydu. Binali Yıldırım'la yapılan söyleşinin ancak bir bölümünü izleyebildim. Söyleşinin en dikkate alınacak kesimi hiç kuşkunuz olmasın Yıldırım'ın İzmir'le ilgili söylediği övücü sözlerdi ve konuşmasında İzmir'i ilkler şehri olarak değerlendirdi. Doğrudur, İzmir gerçekten de ilkler şehridir ancak İzmir'in bu ilkler şehri olmasında ne yazık ki saray ve AKP zihniyetinin zerre kadar ne payı vardır ne ağırlığı. Çünkü bu zihniyetin geçmişteki savunucuları Hasan Tahsin Yunanlılara ilk kurşunu sıkarken işgali kabul etmişler ve de orduları terhis edip silahsızlandırmakla kalmayıp tarihte eşi görülmemiş bir utanmazlıkla işgalcilerin işbirlikçisi olup çıkmışlardı.

Hem AKP ve sarayın İzmir'de gerçekleştirdiği mitingte övüneceği pek de bir şey yoktu aslında. Niye derseniz; miting meydanında şu kurban olduğum albayraklara bakın gibisinden seslenen Binali Yıldırım'ın aksine miting bitiminde atılan bayraklar nedeniyle yerler gelincik tarlası gibiydi. Bu yüzden de Binali Yıldırım'ın FOX'ta yapılan söyleşide Kurtuluş Savaşı'nın kahramanlarını sahiplenmesi ve İzmir Marşı için dile getirdiği sahiplenme sadece ve sadece çok iyi söylenen bir yalandan ibarettir. Eğer öyle olmasaydı. Yurtdışında 'EVET'çiler Osmanlı giysileri giyip oy sandıklarına oy vermeye gitmezlerdi de çağdaş Türkiye'nin şanına yakışır bir şekilde davranırlar ve gidip oylarını adam gibi kullanırlardı. Bu gerçek bile 'EVET' cephesi hakkında kim ne söylerse söylesin bize çok şey anlatmaya yetiyor da artıyor bile.

Bir de Sabah gazetesinde Engin Ardıç'ın değerlendirmesi var. Engin Ardıç'a göre anketçilerin aksine 'EVET' oyu açık ara öndeymiş. Bazı gazeteci geçinen kimseler var. Hep iktidarların himmetine nail olmuş kimselerdir. Engin Ardıç da bunlardan birisidir. Bu yüzden de görmüştür ki bu kez 'HAYIR' oyları epey öndedir çöplendiği kapıya hizmeti geçmesi için kalkıp onların moralini arttırıcı laflar etmiştir. Bu kadarla da kalmış değildir. 'EVET' çıkacak hem CHP'nin içi karışacak hem de Kılıçdaroğlu başkanlıktan gidecek diye kehanette bulunmuş.

Anlaşılıyor ki bugüne kadar komünizm düşmanlığından sicilli Engin Ardıç ülkemizde sosyal demokratlara da tahammül edemez hale gelmiş. Bu yüzden de sahiplerinin hoşuna gidecek yazılar döktürmeye devam ediyor.

Sonuç olarak gerçekler gün gibi ortadadır.

Devletin bütün olanaklarını arkasına alanlar 'HAYIR' duvarına çarpacaklar ve bir daha da bellerini zor doğrultacaklar, çağdışı rejim arayışlarına girmenin ne anlama geldiğini de kaçınılmaz olarak öğreneceklerdir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA