Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SON ÜÇ GÜNE GİRDİK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 NİSAN  2017

Daha önce yazdık. AKP ve saray iktidarı meydanlarda getirdikleri anayasa değişikliğini savunamadıkları, sadece oraya buraya sataşarak sonuç alacaklarını umdukları için Kılıçdaroğlu ile beyhude bir tartışmanın içine girdiler. Yok, Kılıçdaroğlu 15 Temmuz gecesi kaçacakmış da, kaçma kanıtı olarak Fethullahçılarla bilmem kaç dakika konuşma yapmışmış da. Sabah gazetesi ise kanıt diye diye 'İşte Darbecilerle Pazarlığın Kanıtı' diye ilk sayfasına başlık atmış ve sözüm ona Kılıçdaroğlu'nun korumasını darbecilerle pazarlık yapıyor olarak göstermiş.

Bütün bu iftira kampanyalarına CHP Genel Başkanı CNN'de açıkça yanıt verdi. Kılıçdaroğlu bu konuda Fethullahçıların üst yöneticilerini bırakın herhangi biri ile bile bir konuşmam varsa karşıma çıksınlar, kanıtlasınlar siyasetten ayrılacağım diyerek kesin noktayı koyan bir açıklama yaptı.

Madem tartışma bu minval üzerinden götürülüyor. Şimdi bizler de Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım ve tüm öteki bakanlara söylüyoruz siz o gece neredeydiniz? Mecliste CHP'nin çağrısı üzerine toplanan milletvekillerine karşın, nasıl olur da sizler böyle bir karalama kampanyası ile sonuç alabileceğinizi düşünürsünüz? Recep Tayyip Erdoğan değil miydi Kılıçdaroğlu'nu arayıp teşekkür eden, darbe sonrasında saraya çağırıp memnuniyetini belirten? Peki, şimdi sizlere ne oldu da işin özü açısından yapılması gereken tartışmaları başka yönlere çekip aklınızca böyle sonuç alacağınızı düşünüyorsunuz?

Sizlere açıkça söylüyoruz ki çuvallamış vaziyettesiniz. Birinizin söylediğinin diğeriniz tersini söylüyorsunuz. Kiminiz Federasyondan söz ediyor, kiminiz halkın kendi devletini 16 Nisan sonrası kuracağından kiminiz ise daha önceki söylediklerini de inkar ederek yok böyle bir şey diyerek halkımıza yalanlarınızı yutturmaya çalışıyorsunuz.

Söylüyoruz, söyledik. Getirdiğiniz anayasa değişikliği ile birlikte eğer 'EVET' oyu çıkarsa Türkiye görülmemiş bir uçuruma yuvarlanmış olacak. Artık bu saatten sonra tek kişiye verilmiş olan egemenlik hakkı tüm yurttaşların tepesinde faşizmin kahredici bir kılıcı olarak sallanacak. Bu saatten sonra kimse ne özgürlüklerden, ne insan haklarından, ne çalışma hakkından söz ederek hak arayamayacaklar. Politika bir kişinin iradesi ile onun çizdiği sınırlar çerçevesinde yapılabilecek. Hatta farklı düşüncelerin hiçbirine politika yapma hakkı ve özgürlüğü tanınmayacak. Hepimizin yerine bir tek kişi düşünüp, bir tek kişi karar verecek. Adalet mekanizmasından tutun da devletin bütün kurum ve kuruluşları bir kişi nasıl düşünüyor ve davranmak istiyorsa ona göre dizayn edilip ona göre çalışabilecekler. Denetim olmayacak, hesap verme kapısı tamamıyla kapatılacak.

Hiç kimseye ne yaşam hakkı tanınacak ne de gelecek güvencesi verilecek. Bir kişi isterse herkesin her şeyine el koyduğu gibi isterse o kişinin sadece kendisinin değil bütün aile çevresinin bile geleceğini karartabilecek. Sözünü ettiğimiz denetimsiz ve güçlü irade aklına estiği zaman herhangi bir yurttaşın 30-40 yıllık emeğinin karşılığı emekli olmaya hak mı kazandı bu bile bir çift sözle ortadan kaldırılıverecek. Sizin anlayacağınız Türkiye tam anlamıyla bir cehennemi hayatı yaşayacak.

Her fırsatta seçimlerin olduğu bir yerde diktatörlük olurmuymuş diyorlar ya bizim sözünü ettiğimiz diktatörlüğün daniskası olacak. Çünkü bütün diktatörlük rejimlerinde de seçimler pekâlâ yapılmaktadır. Yani seçim yapılıyor diye diktatörlük yoktur denilmesi koskoca bir yalandır, yurttaşları kandırmaktan başka bir anlamı da yoktur. Şimdi bile yapılan seçimlere baktığımız zaman devletin bütün olanaklarını kullanarak seçim meydanlarında eşit yarışmayanlar utanmaz ve arlanmaz bir şekilde konuyu saptırma uğraşındadırlar.

Velhasılı iyice sıkışmış bulunuyorlar. Bakın Karatepe ne diyor; "birkaç sene uygularız, olmazsa yeniden parlamenter sisteme döneriz. Daha ne olacağını biz bile bilmiyoruz."

Yazıklar olsun bize ki sizin gibilere geçit verip iktidar olmanızı önleyemedik.

Şu konuşmalarınıza bakın bir, ipe sapa gelir yanı var mı? Ama bu kez durum değişti. Sizin anayasa değişikliğinize 'HAYIR' oylarımızla geçit vermeyeceğiz ve insanlığın binlerce yıl mücadelesi sonucunda kazandıkları haklarımızdan da bir adım geri adım atmayacağız.

16 Nisan sizin değil bizim güldüğümüz bir sonuçla bitecek ve siz ya sınırlarınıza çekileceksiniz, ya sınırlarınıza çekileceksiniz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA