Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SÜR EŞŞEĞİNİ NİĞDEYE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 NİSAN  2017

İnsan biraz nasıl konuşulur bilecek. Bildiğiniz gibi halkoylamasından önce 'EVET'çiler her yolu kullandılar. Devletin bütün olanaklarını ve paralarını 'EVET' çıkması için öyle savurgan bir şekilde harcadılar ki bütün bu yapılanlar karşısında bile olabildiğimizce kontrollü davranıp bizler işimize baktık.

Ancak oylama biter bitmez öyle bir şeyle karşılaştık ki yenilir yutulur şey değil. Mühürsüz zarf ve oy pusulası kullanılamayacağı yasa gereği olmasına karşın, YSK kalktı; "dışarıdan getirildiği kanıtlanmadığı sürece mühürsüz zarf ve oy pusulalarıyla kullanılan oylarda geçerli" dedi. Böyle bir istekte kim bulunmuş? AKP'nin YSK'daki temsilcisi. Peki, bu kişiye vahi mi inmiş ki durup dururken böyle bir istekle YSK'ya başvurmuş ve YSK'da yasa hükmüne karşın, AKP'nin temsilcisinin isteğini oybirliği ile kabul etmiş? Bu durum yapılan oylamayı baştan sona şaibeli hale getirmekle kalmamış AKP yetkililerinin bu hileye başvuracağını da açıkça ortaya çıkarmıştır.

YSK'nın hileli seçim sonuçlarını olur kabul etmesinin ardından YSK Başkanı kalkıp bir de gayri resmi bir açıklama ile 'EVET'in kazandığını ilan etti. Tabiki de yaşananlar nedeniyle pek çok kişi ve parti ayağa kalkıp eleştirilerde bulunduğu için Recep Tayyip Erdoğan'da bu itirazlara karşı yanıt verdi. Neymiş efendim; hiç kimse bizim işimize karışamazmış. Avrupa'ya neymiş bizdeki seçimler de karışıyormuş. Bizde öyle bir söz varmış, dermişiz ki "sür eşşeğini Niğde'ye. İsterseniz Niğdeli vatandaşlarımız versinmiş bu şekilde işimize karışanlara yanıtı.

Sayın Erdoğan'ın, bir de seçimlerin sonrasında söylediği "atı alan Üsküdar'ı geçti" sözü var. Gerçi kendisi Üsküdar'ı geçemedi ama hangi niyetle sonuçların resmen açıklanmamış olmasına ve de şaibeli konumda 2,5 milyon oy bulunmasına karşın böyle konuşabilmektedir hiç düşündünüz mü? Ülkenin başında bulunan birinin sözleri mi bu sözler diye bazıları hayret ediyor görünüyor. Amma velakin bizler bu sözlerin çok daha sunturlusunu 15 yıldır işitmekteyiz. Bu yüzden de söylenen sözlerin argo kaçması bir yana üzerinde durmaya bile değmez, ortada yangından mal kaçırma hesabı bir telaş var, işte asıl biz bu telaşla ilgileniyoruz.

Mühürsüz zarf ve oy pusulası ile oy kullanılması gerçekte AKP iktidarının marifetidir. Çünkü Doğu ve Güneydoğu'da oylama biter bitmez İçişleri Bakanlığı bir genelge yayınlamış ve sandık başlarında bulunan parti müşahitleri polis zoruyla dışarı çıkarılmıştır. Oysa oyların sayımı açık yapılır ve hile yapılıp yapılmadığını parti müşahitleri ve isterlerse yurttaşlar görmek isterler. Böyle bir yola başvurulma gereği duyulduğuna göre bu işin içinde bir Çapanoğlu'nun olmayacağı düşünülemez.

Asıl Çapanoğlu ise YSK'nın kararıyla ortaya çıkmıştır. Neymiş efendim; gelen bilgiler ışığında çok sayıda mühürsüz zarf ve oy pusulası ile oy kullanılmış, vatandaşın oylarının boşa gitmemesi için bu oylar geçerli sayılacakmış. Bu karar gerçekten de hem 94 yıl sonra değiştirilmek istenen cumhuriyete hem de oylarını kullanan özellikle de 'HAYIR' oyu kullanan yurttaşlara saygısızlığın daniskasıdır. Yani sözün özü yargı eliyle hem enkaz olarak görülen cumhuriyetin işi bitirilmiştir hem de yurttaşların iradesi hiçe sayılmıştır. Yasa hükmü olan zarf ve oy pusulası mühürsüzse oylar yasa gereği iptal edilmeli, bu oylar geçersiz sayılarak ya oylar yeniden tasnif edilip sayılmamalı ve sonuçlar Türkiye halkına açıklanmalı ya da bu referandum geçersiz ilan edilmelidir.

Yok, bütün bu gerçekler yok sayılır 'EVET' oyunun kazandığı doğrultuda bir karara varılırsa söylemek isteriz ki bizlerin nezdinde de böyle bir karar zaten yok hükmündedir. Zaten böyle bir anayasa değişikliğini getirmek bile cumhuriyet yasalarına göre suç olması gerekirken getirilmiş, üstüne üstlük bir de hile yapılarak "kazandık" denilerek ülkede tek adam yönetimine kapı aralanma yoluna gidilmiştir. Doğal olarak oylarını 'HAYIR' doğrultusunda kullanan bizlerin bütün bu olup bitenleri sineye çekeceğimizi düşünmek büyük bir yanılgı olacaktır. Oylamaya hile karıştırılmış olmasını bütün gücümüzle çalışacak ve sonuçlara yansımasını önleyeceğiz. Yoksa seçim yapmış olmanın bizim için hiç mi hiçbir değeri de gereği de kalmamış olacaktır.

Şimdi söylüyoruz.

Bizler Recep Tayyip Erdoğan'ın; "Atı alan Üsküdar'ı geçti", "Geçti Bor'un pazarı, sür eşşeğini Niğde'ye hesabından konuşmalarına boyun eğmeyecek kadar bu ülkenin onurlu yurttaşlarıyız o kadar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA