Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP'NİN KAZANDIĞI TÜM SEÇİMLER ŞAİBELİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 NİSAN  2017

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan anayasa değişikliği halk oylamasında 'HAYIR' önde çıkmasına karşın sonuçlar değiştirildi ve 'EVET' çıktı denilerek halkın iradesi gasp edildi. Hileler öylesine aleni yapıldı ki bu kez AKP ve saray iktidarı devletin bütün kurumları yanında bile olsa yapılan hilelerin üstünü örtemedi. Bu yüzden de tartışmaya son noktayı koymak için Recep Tayyip Erdoğan seçim sonuçları ile ilgili "Atı alan Üsküdar'ı geçti" ve "Geçti Bor'un pazarı sür eşşeğini Niğde'ye' diyerek bizleri susturmaya kalkıştı. Ne var ki bu kez minareyi çalanlar kılıfını uyduramamışlar, minareler de ellerinde çıplak süngü gibi kalıvermiştir.

Ortaya saçılan öylesine çok hile söz konusu ki hangisini görüntüye getirip konuşsanız ortaya AKP ve saray iktidarının çuvalladığı çıkıyor. Bir düşünün AKP Urfa Milletvekili İbrahim Yıldız, oy kullanılan yeri 20 silahlı adamışla basıyor ve karşı çıkan AKP'li bir kadının bu yaptığınız kanunsuzdur demesine karşın sandığı fazladan mühürsüz oy atılarak seçmen sayısı 240 olan sandıktan 400'den fazla oy çıkıyor. Yine Urfa'nın bazı köylerinde silme evet oyu çıkarken açıktan açığa oy kullanmayanların yerine de evet oyu kullanılabiliyor. Daha benzer hilelerin ülkemizin pek çok yerinde yapıldığına dair görüntüler ortaya saçılmış durumda. Kullanılan mühürsüz zarf ve oy pusulası ise hile yapıldığının en önemli göstergesi, çünkü bu zarflar iptal edildiğinde bile halkoylamasının sonucu 'HAYIR' olarak kesinlikle değişiyor.

Daha seçmenlerin iradesini hiçe sayan kaymakam, vali ve öteki yöneticilerden söz bile etmiyoruz. Türkiye tarihinde görülmemiş bir utanmaz arlanmazlıkla birçok yerde kaymakam ve valilerin yurttaşları tehdit ettiklerine tanık oluyoruz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, her fırsatta milli iradeden söz eder ve kim halkın oyunu alırsa onun yapacaklarının hükmü geçeceğini bildiğiniz gibi hiç mi hiç dilinden düşürmezdi. Şimdi anlaşılmış oldu ki bugüne kadar AKP'nin kazandığı bütün seçimlerde milli irade bu şekilde tecelli ettirilmiş ve bu zihniyet tam 15 yıldır iktidar koltuğunda her dediğin yapan bir iktidar olarak oturmuştur.

Türkiye'de hiçbir döneminde bu iktidarın başvurduğu hile yöntemlerine başvurulmamış olduğu halde bu iktidar tarafından sürekli olarak geçmişte yapılan seçimlere atıf yapılarak iktidar kendi yaptığı hileleri perdelemek istemiştir.

Türkiye'nin sisteminin değiştirilmesi gibi can alıcı bir referandumda böylesine hile yöntemleri ile 94 yıllık cumhuriyeti ortadan kaldırma denemesine soyunanların başvurdukları hukuksuzluk bir yana halkın iradesini de hiçe saymaları nedeniyledir ki bunların bomba ellerinde patlamıştır. Şimdi %50 + 1 oy alan kazanmıştır yaklaşımı ile halkı pasifize edip sonuçların kabul edilmesine çalışılmaktadır. Oysa gerçekler dünyanın gözleri önünde oynanan oy hırsızlığından başka bir şey değildir. Bizlere AGİT'in gözlemcileri hakkında ileri geri konuşarak tıpkı seçim öncesi Batı düşmanlığı yapıldığı gibi üçkağıtçılık sergilenerek sonuçların geçerli sayılmasına yönelik tam bir bezirgan kafa ile sonuçlara katlanmamız istenmektedir ki kimse bizlerden bunu bekleyemez.

Tartışmalarda ileri sürülen bir önemli nokta da şudur. Bu konuyu bilinen üslubuyla dün Deniz Baykal'da "aman ha…amanha" diyerek CHP İstanbul İl Örgütü'de görüşlerini dile getirmiştir. Baykal'a göre maç daha bitmiş değildir. Maçın ikinci devresi 2019 tarihinde oynanacaktır. Referandum sonuçları da göstermiştir ki, bunlar 2019 yılında yapılacak olan seçimlerde yenileceklerdir. Bunu bilemeyiz, çünkü 7 Haziran 2015 seçimlerinde yenilen AKP nasıl olmuşsa olmuş 1 Kasım 2015 seçimlerinde hem de oy oranını %49'lara çıkararak kazanmıştır. Hem bu kez referandum AKP için de saray için de can alıcı niteliktedir. Durum bu olunca insan 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan seçim hilelerinin her anlamda kat kat fazlasının yapılacağı ve halkın iradesinin seçimlere yansımaması için her şeyin göze alınacağını gösteriyor ki bu tür düşünceler 'HAYIR' oyu veren hiçbir kesime ne moral veriyor ne de o günlerin iyilik getireceğine dair küçücük bir ışık…

Sanki hileyi 'HAYIR' oyu verenler yapmışlar gibi bir mahcubiyet içinde davranmak ve sonuçlarını sineye çekmek eşyanın tabiatına aykırıdır. Doğal olarak gerçekler bu merkezde seyrettiğine göre 2019 tarihi de demokrasi güçlerini sevindirecek gibi gözükmüyor.

Bu durumda bize önerilen şey hem iktidar hem de muhalefet cephesi tarafından sonuçlara katlanacağız'ın dışında bir anlam ifade etmiyor.

Görüldüğü kadarıyla yargıda iktidarın lehinde karar verecek şekilde hizaya sokulmuş, ortada yasa maddesini bile göremeyecek bir hale getirilmiş olduğuna göre bize öyle geliyor ki 2019 yılında da birileri çıkacak, "atı alan Üsküdarı geçti", Geçti Bor'un pazarı, sür eşşeğini Niğde'ye" diyecektir ki bu kez gerçekten de atı alan Üsküdar'ı geçmiş olacak, geçti Bor'un pazarı, sür eşşeğini Niğde'ye diyenlerin sözü öyle bir doğrulanacak ki dizlerimizi bile dövsek kâr etmeyecektir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA