Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KEYFE KEDER YORUMLAMA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 NİSAN  2017

Ortada yasalar dururken; yargıçlar o yasayı keyfe keder yorumlamaya tabi tutarak var olan iktidarın istediğini yerine getirir oldular. Bildiğiniz gibi bir zamanlar Recep Tayyip Erdoğan'la ülke gezisine çıkıp çay toplayanlar bu halleriyle de neye hizmet edeceklerini günü geldiğinde kanıtlamış oldular. Kabul edelim ki bu seçimlerin yargı denetiminde yapılması da içinde bir haksızlığa uğradığını düşünen yurttaşlar veya siyasi partiler adaleti nerede ve nasıl arayacaklardır?

Ortada duran yasaya karşın canının istediği gibi karar veren bir yargıcın da sonuçta adalet dağıtırken hakka ne davranıp davranmadığının ortaya çıkması için bir hak arama merci bulunmalıdır değil mi?

Geçmiş seçimlerde hileyi hurdayı çok iyi kotaran Fethullahçılar Allah için bugün onlarla yolunu ayırdıklarını söyleyen AKP ve saray iktidarına çok şey öğretmişler. Bildiğiniz gibi Fethullah 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği için ölülerinizi mezardan kaldırıp oy kullanmasını sağlayın demişti de bu deli saçması gibi görünen bu sözlere o zamanlar fazla itibar edilmeyip üzerinde durulmamıştı. Gerçekte ise bu çevreler o zaman ölüleri bile kaldırıp oy kullandırtmışlardı da bizlerin ruhu duymamıştı niyeyse. Şimdi aynı şeyi üstelik daha da bir organize olmuş AKP iktidarı 16 Nisan 2017 Halkoylamasında yaptı. Ölülere bile bu oylamada oy kullandırıldı. Oysa bizler bu son halkoylamasında yargı denetiminde yapıldığı ileri sürülen oylamanın neresinden tutsak elimizde kaldığını gördük. Hani deveye demişler ki neren eğri, deve yanıt vermiş nerem doğru ki diye. İşte bu halkoylamasında neresi doğru diye arıyoruz, tarıyoruz bir tek doğruya bile rastlamıyoruz. Sizin anlayacağınız halkoylaması organize işler örneğinde olduğu gibi içinde yargının da eylemli olarak yer aldığı organizeyle öyle bir film çevrilmiş ki demeyin gitsin.

Önlerinde yasa maddesi olmasına karşın çete organizasyonunun içinde yer alan YSK gözünü bile kırpmadan kararını vermiş ve 'EVET'in kazandığını ilan etmiştir. Zarfları mühürsüz, oy pusulaları mühürsüz, tercih yazması gereken mühürlerin bir kısmında 'evet' yazmakta, Oy kullanmayanların yerine kullanılan oyların haddi hesabı yok. Kimileri zorbalığa dayanarak seçmen sayısından daha fazla oyu sandığa atmış ama seçimlerin yargı gözetiminde ve denetiminde yapılacağı açıkça belirtilmiş olmasına karışın YSK organize işlerin ta göbeğinde kendisini bulmuştur. YSK öyle bir karara imza atıyor ki inanın bu kararın yaratacağı olumsuzluğu yüz yıl uğraşsak gideremeyiz. Bir oylama düşünün ki, 'HAYIR' çıkmazsa demokrasinin ve cumhuriyetin varlığını ortadan kaldırmayı hedeflemiş, bütün bunlara karşın yargıçlık koltuğunda oturan çay toplayıcıların umurunda bile değil. Verecekler kararı ve bir kişinin yani Recep Tayyip Erdoğan'ın hükümranlığını sağlayacaklar.

Erdoğan işi ne kadar da sıkı tutmuş değil mi? Anayasa değişikliğinin hemen hepsi 2019 Kasımından sonra uygulanacak ama halkoylaması resmi olarak açıklanır açıklanmaz Erdoğan gidip AKP'ye üye olacak, gerektiğinde de bir kongre ile AKP'nin Genel başkanlığını da üstlenebilecek niye? Ayrıca yüksek yargıya da atamalarda bulunacak. Yani sizin anlayacağınız Erdoğan ayağına dolaşacak ne var ne yok hepsini temizleyip 2019 veya daha erken yapılacak bir seçime eli rahat olarak gidecek. Sadece bu mu? Elbette değil, bu arada kendisine verilmemiş yetkileri kullana kullana bugünlere geldiği ve de kullanmaya devam edeceği için gelecekte önüne suç olarak çıkması olası ne varsa onları da bir bir ayıklıyor ki bir kaza ile ayağına taş değmesin…

Bazıları 'HAYIR' oylarının yüksek çıkmasına güvenerek ilginç açıklamalarda bulunuyorlar. Neymiş efendim şimdiden Recep Tayyip Erdoğan'ı alt edebilecek bir aday bulmalı ve yığınların karşısına çıkarmalıymışız. İyi de 'HAYIR' gibi daha geniş bir çevreyi ortak davranmaya ve 'HAYIR' bloğunda yer almaya razı eden şey acaba Erdoğan'ın karşısına çıkarılacak herhangi bir aday çevresinde 'HAYIR'cıları birleştirebilir mi? Yoksa o gün geldiğinde 'HAYIR' bloğunda yer alan armudun sapı, üzümün çöpü diyerek yolunu ayırırsa ne olur?

Hem önemli bir nokta daha var. Diyelim ki öyle ya da böyle seçimlere ulaştık, halkoylamasında bu hileleri gözümüzün içine baka baka gerçekleştirenler, o gün yargıyı da tam anlamıyla denetimleri altına alır, devletin her türlü gücünü ve baskı araçlarını sonuna kadar kullanırlarsa ki kullanabileceklerini bu halkoylamasında gördük, o zaman ne yapacağız, nasıl bir yol haritamız olacak? Halkoylaması sonuçlarını bile bu denli değiştirenlerle hangi minderde ve nasıl güreşe çıkılabilir ki sonuç demokrasi güçlerinin istediği yönde gelişebilsin.

Kazandığını savunamayan 'HAYIR' bloğu işlerin daha da zorlaştığı bir ortamda yargının ve AKP birlikte sarayın ikinci ve en önemli darbe girişimiyle nasıl başa çıkacaktır dersiniz?

Yoksa bize boyun eğmeyiz, kimseye teslim olmayız demek ve kelle koltukta dolaşıp efelenmemiz yeter mi?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA