Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HERKES BİZE DÜŞMAN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 NİSAN  2017

Bu büyük yalanı duya duya bugünlere geldik. İçerde değerlendirme yetisinden yoksun cahil cühela takımına bu tür zerzavatı yedirirsiniz, hiç kuşku yok ki kendinize göre de istediğiniz sonuçları alırsınız ama bu ne ülke yararına olur ne de uzun süreli bu politikayı sürdürenleri ayakta tutar. Kendini dindar sayanların bazılarıyla milliyetçiliği şovenliğe vardırmış olan bazı kesimler için başka inançlardan ve etnik kökenlerden olan yabancılara karşı kin ve nefret tohumu ekerek birilerini körkütük hale getirip bir metre önünü göremez hale getirdikten sonra kendi yurttaşlarınızı da artık hem düşman görür hem de onları haçlı ilan etmekten bile çekinmeyerek ülkeyi cart diye bir patiska gibi tam ortasından yırtarak ayırırsınız da yine de gelinen noktayı kavramamak ve gerçekleri görmemek için ayak diretirsiniz. Böyle kafasız politika izleyince de işler sarpa sarar ve doğu kurnazlığı ile bir o tarafa yatarak bir bu tarafa yatarak güya iyi politika yaptığınızı ve her tarafı bir koro şefi becerisiyle iyi kafaya alıp idare ettiğinizi sanırsınız ama gün gelir bu içi boş politikalar bumerang örneğinde olduğu gibi gelir sizi vursa iyidir de ne yazık ki ülkeyi vurur.

Trump kazandığında bizim sözde dini bütünlerimiz ve onların tepesindekiler kazandıklarını sanarak el ovuşturmaya başladılar. Bir an önce Trump'la görüşüp Ortadoğu'da çamura saplanan politikalarına bir ayar vereceklerini sanarak onca eleştirilerini unutup iş tutmaktan falan söz etmeye başladılar. Recep Tayyip Erdoğan'ı Trump'la görüştürmek için kimileri kolları sıvayıp yollara bile düştü. Sonuçta üst akıl şu bu unutuldu, Obama'ya eleştiriler yapan Erdoğan, Obama bizi kandırdı bile demekten kendini alamadı. Sizin anlayacağınız fireni patlak bir kamyonun nereye toslayacağı belli olmayacağı için bir bakıma oraya buraya toslamaya devam edildi.

Öyle ya; biz büyük devlettik, herkese kafa tutar herkesi de hizaya getirmesini bilirdik. Anayasa değişikliği öncesinde de ülkenin beka sorunu var deyip Bahçeli'yi bile engin politik manevralarının içine çekmekte zorlanmayan AKP ve saray, şimdilerde beka sorununu bertaraf etmek için Sincar'ı bombaladı. Oraya ne zayiat verildi ne verilmedi bilemiyoruz ama operasyonu karargâhtan yöneten askeri zevat 70 kadar PKK'lının öldürüldüğünü söyleyerek bir zafer müjdesi vermeye hazırlanıyordu ki ABD pat diye ortaya çıktı. Bize haber verdiydiniz vermediydiniz derken iş; izin alınıp alınmadığına geldi ve ABD üst düzey komutanları gidip bombalanan yeri kırmızı bültenle aranan ve başına 4 milyon ödül konulan bir PKK yöneticisiyle yerinde inceledi, arkasından da böylesi operasyonların sonuçlarının iyi olmayacağı yönünde bir açıklama patlatıldı.

Her neyse bizim konumuz bu değil, bu konuya da yeri gelmişken değinmek istedik. Asıl konumuz mevcut iktidarın Türkiye'nin başına içte ve dışta ördüğü çoraptır. Açıkça belirtmek isterim ki Türkiye artık bir hukuk devleti değildir.

Çünkü iktidar bir yandan yasal mevzuatı evrensel hukuk kurallarını hiçe sayarak değiştirirken bir yandan da en tepeden en aşağıya kadar yargıda görev alacakları da kendi düşünceleri doğrultusunda savcı ve yargıçlarla kontrol etmek istemektedir. Bu yüzden de atamalardan tutun da mesleğe yeni gireceklere kadar hiçbir özellik aranmamakta AKP'li olması yetmektedir de artmaktadır bile. Yazılı sınavlarda yüksek not alanlarsa sözlü sınavda elenerek bu iktidarın dışında kalanlara bu alan tamamıyla kapatılmış olmaktadır.

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş'ın ortaya çıkardığı yargıya alınan 900 yargıçtan 800'ünün AKP'li olması en çarpıcı örneklerden birisidir. Aynı anlayış diğer tüm devlet katındaki göreve alınışlarda da aynı şekilde olduğu için ülke tam bir felakete göz göre göre sürüklenmektedir. Sizin anlayacağınız bundan böyle çalışma yaşamımızda Ak yargıç, Ak savcı, Ak öğretmen, Ak doktor, Ak hemşire, Ak maliyeci, Ak Dışişleri mensupları, Ak polis, Ak asker ve diğer Ak bilmem neleri görecek kesinlikle kanımız donacaktır. Hani ülkenin bekası filan deniliyordu ya işte beka sorununa sebep en büyük uygulama da bu kafasız uygulamalar olacaktır. Her tarafı bir pıtrak gibi sarmış olan sözde dinci, yalancı ve hakkaniyet gözetmeyen kimseler adına mülakat dedikleri orta oyununda kazanan ve mesleğe girmeyi hak edenleri eleyerek korkunç bir cinayet işlemiş olacaklardır ki bundan daha büyük ne bir ayıp olabilir ne de adaletsizlik.

Ülkede demokrasi rafa kaldırılmıştır. Anayasamızda belirtilmiş olan eşit yurttaşlık hakkı bilinmelidir ki bu çevreler tarafından yanlış yorumlara sebep oluyor diye bir gün yok edilirse şaşırılmamalıdır. Ekonomi vurgun ve talan ekonomisidir, kim iktidarın dümenindeyse onlar Karunlaşırken çalışan yurttaşlara verilen ücretlerle neredeyse kuru ekmek bile alınamayacak düzeye gelinmiştir. Ülkemizde düşünce özgürlüğü yoktur, bugün gazetecilerin toplanıp toplanıp içeri atılması ve haklarında ağırlaştırılmış müebbet cezaları istenmesi bile işin nerelere vardırıldığının en görünen örnekleridir.

Kimse konuşamayacak, yazamayacak, düşüncelerini çeşitli araçlarla açıklama ve yayma özgürlüğünü kullanamayacak ama bir kişi hem partinin başında hem de cumhurbaşkanı koltuğunda oturacak. Yetkileri padişah yetkilerini bile sollamış olacak. Yargıyı o dizayn edecek, meclisin üstünde davranacak, KHK'larla ülke yönetip valisinden, milli eğitim müdüründen bilmem neye kadar o atayacak ve de denetimi ortadan kaldırılmış yetkiler kullanıp ülkenin varlığını istediği gibi harcama hakkına sahip olacak. Sonra da bunlar kalkacaklar yabancı düşmanlığı icat edip kendilerini Türkiye halkının gözünde pürü pak ve sevilen liderler olarak gösterecekler. Türkiye uluslararası bağlamda yalnızlaştıkça yalnızlaştığında ise dış düşman numarası çekip tepemize çullanarak alahey ve şaşa ile ülke yönetecekler öyle mi?

Öyleyse bizler de onların bu ülkeyi keyfi bir şekilde yönetmelerine izin vermeyeceğiz.

Vermeyeceğiz; çünkü son anayasa değişikliği oylaması bile baz alınsa unutulmasın ki yüzde elliye elliyiz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA